Herkesin Anlatmak İstediği Bir Hakikati Vardır…
Merve özgüneş

Merve özgüneş

Sanat ve Hayat

Herkesin Anlatmak İstediği Bir Hakikati Vardır…

08 Aralık 2019 - 11:29


Hakikat Elbet Bir gün
  D22 tiyatronun oyunu, Berkay Ateş’in kaleme aldığı, kendisine 25.Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'nü kazandıran “Hakikat Elbet Bir gün” oyunuyla karşınızdayım. Oyunun yönetmen koltuğunda, Serkan Salihoğlu var. Oyuncu kadrosunda ise, Gizem Erdem, Seda Türkmen, Emir Çubukçu, Can Kulan ve Berkay Ateş yer alıyor. Geçen sezon sonu izleme fırsatı yakaladığım oyun hala aklımın bir köşesinde duruyor. İzlediğim en başarılı oyunlardan biri diyebilirim. Berkay Ateş’i ayrıca tebrik etmek gerek, oyun metni yazmak hiçte kolay bir iş değil. Aldığı ödülle de başarılı bir metin olduğu kanıtladı. Toplum içinde bir bireyin var olma mücadelesini toplumsal ve sosyolojik açıdan irdelerken, aynı zamanda kaybedilen insani değerleri fark ettirmekten de geri kalmıyor. Çok aşamalı ve derinlikli olan oyunu yazmak hiçte kolay değil benim için…
  Oyun, tüm oyuncuların bir ağızdan sürekli tekrarladığı cümlelerle başlıyor. Birbiriyle hiçbir bağlantısı olmayan,  kelimelerle oluşturulmuş anlamsız cümleler bunlar. Oyunun başında anlaşılamayan bu cümleler oyunun sonunda seyirciye kendini anlatıyor. Aslında oyunun akışı bu cümleler üzerine inşa edilmiş. Oyunun odak noktasında bir öğretmen ve onun öğrencisi. Mukadder Öğretmen, abaküsüyle sahnede yerini alıyor. Bir öğretmen düşünün bütün hayallerini, inancını, ideallerini kaybetmiş. Küçük çocuk için nasıl da önemli mukadder öğretmen. Fakat öğretmenimiz hakikatini yitirmiş, karanlıkta kalmış ve kendini ölümüne hazırlıyor. Bu olaya tanık olan küçük çocuk artık kendi hakikatini oluşturmak zorundadır. Mukadder öğretmenin hayallerinin, inancının ve ideallerin yeni taşıyıcısı, öğrencisidir artık. Bu küçük delikanlının hakikati ise aslında farklıdır. Onun hayal dünyasında balıklar, çiçekler, ağaçlar, güneş, yağmur damlaları ve kargalar var. Oyunda çok sık kullanılan semboller, oyun akışı içerisinde hep bir üst seviyeye tırmanıyor. Dönelim küçük delikanlıya… Seyirci bir çocuğun hayal dünyasından izler taşıyan, annesine yazdığı mektubu okuyor. Maalesef ki, küçük çocuğun kendi yaratığı hakikati de gözaltına alınır, ötekileştirilir ve aynı mukadder öğretmeni gibi bir yok oluşa doğru sürüklenir. Hukuk, Medya, Kolluk Kuvvetleri, akla gelebilecek her kurum, devletin hakikatini korumak üzere çocuğun hakikatinin üstüne örtmeye çalışır. Oyuncular sahne üzerinde giyinip soyunuyor, su içiyorlar, sıralarının gelmelerini beklerken adeta birer seyirci oluyorlar. Seyirci ve oyuncu arasındaki hiyerarşiyi yıkıp geçiyorlar. Oyuncuların her biri sahnede tek bir beden, hiçbir oyuncu bir diğerinin önüne geçmiyor. Her biri kendi hakikatini anlatıyor seyircisine.  
  “Hakikat Elbet Bir Gün”  oyunu içerisinde seyirciye anlatılmak istenen olaylarının ne yazık ki hiçte yabancısı değiliz. Oyun içinde kullanılan “ay çiçeği” metaforu ile seyirciye bir yandan umudun asla bitip tükenmeyeceğini söylerken bir yandan da seyircisini gerçeklerle yüzleştiriyor. Bu oyunu asla es geçmeyin derim. Niye bu kadar haftadır yazmadın o zaman diye sorarsanız. Bu oyunu nasıl anlatacağımı bir türlü bulamadığımdan, yazarken beni zorlayan bir oyun olduğunu yazımın başında da belirttiğimi hatırlatmak isterim. “Hakikat, Elbet Bir Gün” oyunu dikkatle izlenmesi ve üzerine düşünülmesi gereken başarılı bir oyun. Berkay Ateş’in kalemine sağlık. Emeği geçen, tüm ekibin emeğine ve yüreğine sağlık. Alkışları bol. Sahnelerinin uzun soluklu olması dileğiyle.
Sevgilerle,
Merve ÖZGÜNEŞ
OYUNCU
 

Bu yazı 594 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum