AK Parti sonrası İBB Spor İstanbul…
Ekrem İmamoğlu’nun mevcut başkanlığını yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) iştirak şirketi Spor İstanbul’da neler olduğu, bizim ilgi ve çalışma alnımıza giriyor.
Spor Bilim Uzmanı olarak spora verilen ‘zararı’, çalışan personel üzerinde oluşturulan psikolojik baskıyı gördükten sonra, yazmamak olmuyor. Kamuoyu ve İstanbullu gerçekleri bilmeli ki, Türkiye’nin en büyük spor şirketindeki ‘oyundan’ haberdar olsun. 2019 Belediye seçimleri sonrasında Spor İstanbul ile ilgili bu yazdığımız bu belki de on dört veya on beşinci yazı. Yapılan açıklamalar ve gelen haberlere göre, daha birçok yazı yazacağız. Gelen haberler, ‘laf olsun, torba dolsun’ türünden değil, spor adı altında insanlığı zedeleyici, akıl ve mantıkla bağdaşmayan türden. Mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ekibi İstanbullulara hizmet etmeyi kendilerine dert edinmek yerine daha şimdiden, deprem zamanı kayak, sel felaketinde tatil, kar yağdığında balık ziyafeti ile nam saldılar. Spor tesis yatırımları konusunda ise, Haliç üzerine kurduğu, geçici seyyar tenis kortunda da hakkını teslim etmek gerekiyor. İBB’ye bağlı diğer iştirak şirketlerinde olduğu gibi en düşündürücü durum ise, partililere yer açmak için mevcut çalışan personelin işten çıkarılması. Yolda kalan belediye otobüsleri, molozla kapatılan metro durakları, temel atmama ve musluk açma töreni. Buna benzer, Spor İstanbul ile ilgili bir tören düzenlense, dört mevsimde revaçta olan, işten çıkarma projesi olacağından emin olabilirsiniz…
2019 ÖNCESİ VE SONRASI SPOR İSTANBUL
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçildiği 1994 yılından sonra, her alanda olduğu gibi spor organizasyonu ve tesisleşme atağı gerçekleşmişti. Eski adıyla Spor A.Ş., yeni adıyla Spor İstanbul A.Ş.’de, 2019 yılındaki Büyükşehir Belediyesi seçimleri sonrasında, Millet İttifakının adayı Ekrem İmamoğlu, geride kalan üç yıla yakın bir zaman diliminde en bariz icraatı, çalışan personeli işten çıkarmak oldu. Gün geçmiyor ki spor emekçisi bir ismin sözleşmesi fesih edilmesin. Çıkarılan personele imzalatan fesih bildirimi, kopyala yapıştır türünden; ‘Şirketimizin gelişimine paralel olarak, yönetimde verimliliği artırmak, kurumsal performansı yükseltmek amacıyla yeni bir idari yapılanmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle iş akdiniz 4857 sayılı iş kanunun 17. Maddesi gereği tüm yasal haklarınızın tarafınıza ödenmesi suretiyle ……tarihi itibariyle feshedilmiştir.’ Spor İstanbul’un mevcut genel müdürü İzzet Renay Onur tarafından onaylanan sözleşme ‘fesih bildirim’lerinde dur durak yok. İlgili madde ne yazıyor; şirketin gelişmesi, iş verimliliğini artırma… Şirketin geliştiği de yok, buna bağlı verimliliği de. Sormak istiyoruz; ‘Kaç tane yeni tesis yaptınız veya kaç farklı organizasyon gerçekleştirdiniz?’ Sadece mesele, mevcut personele mağduriyet yaşatarak, yandaş elemanları işe almak…
NEREDE AKADEMİSYEN VE STKLAR?
Bırakın yeni proje veya organizasyon yapmalarını, işten attıkları personelin ‘projelerini’ devam etmekle övünüyorlar. Bu nasıl bir anlayış, bu nasıl bir vicdansızlık ki, bırakın rahatsız olmayı, iş akdi sonlandırılan personel mağduriyet yaşarken, bir de çıkıp projeyi, kendileri yapmış gibi sosyal medya da paylaşıyor, gerçeği bilenlerin gözünde rezil oluyorlar. Bir başka soru ise; ‘İşe alınanlar, işinden çıkarılanlar kadar liyakat ve ehliyetli mi?’ Bu soruya karşılığı, koca bir ‘HİÇ’. Tüm bunlar yaşanırken, nerede beden eğitimciler, akademisyenler, spor adamları, spor yazarları, sivil toplum kuruluşları. Hepsi sus-pus. Mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ekibinin (İzzet Renay Onur ve diğerleri) onayıyla, içlerinde spor yöneticisi, antrenör, beden eğitimci olan yüzlerce meslektaşınız işten atılarak, spor siyasete kurban ediliyor, sizin sesiniz çıkmıyor! Sessiz kalmakla, daha büyük felaketlere çanak tuttuğunuzun farkında mısınız?.
Ahmet Gülümseyen İletişim: [email protected]







YORUMLAR