Gürkan Hacır yazdı.KITLIK

Ecevit’ler Londra günlerini anlatıyorlar. Rahşan Hanım ve Bülent Bey… Mülakatı yapan merhum gazeteci Mehmet Ali Birand.

Gürkan Hacır yazdı.KITLIK
26 Mart 2022 - 11:25

Rahşan Hanım söze giriyor, “Londra günlerimizde bildiğiniz açlık çektik. Kimi zaman yiyecek bir şey bulamadık. Çok zorlandık” diyor.

Allah rahmet eylesin. Birand büyük gazeteciydi ama iyi bir çevre ve aileden geldiği için tam yokluk nedir gözünde canlandıramıyordu.

O sevimli üslubuyla Ecevit’lere sordu.

“Açlık derken Rahşan Hanım… Herhalde çöpleri karıştırmıyordunuz canım”

★★★

Gerçekten kıtlık nasıl olur?

Yani küresel bir kıtlık yaşarsak nasıl açlık yaşarız. Hiç düşündünüz mü?

Birand’ın dediği gibi çöpleri mi karıştırıcaz?

Yoksa sevdiğimiz bazı ürünlerden mahrum mu kalıcaz sadece…

Ya da istediğimiz her şeyi dilediğimiz anda alamayacak mıyız?

Kapımıza dayandığı söylenen kıtlık nasıl olacak?

★★★

Önce Macron söyledi… Fransa Devlet Başkanı… Ardından Biden…

“Küresel kıtlık günleri geliyor hazır olun.”

İyi de ne yapalım?

Bulgur ve nohut mu stoklayalım… Yağ mı biriktirelim.

Un çuvalını mı omuzlayalım.

★★★

(Kıtlık konusunu önümüzdeki günlerde ayrıntılarıyla ele alacağım. Şimdilik bunu giriş sayın…)

İki önemli gelişme yaşandı.

Bir.

Malum pandemi yaşadık.

Tedarik zinciri bozuldu.

İki.

Ukrayna savaşı küresel ayrışmaya yol açtı. Ticaret ve tarım ürünleri sevkiyatı bozuldu.

Artık bir ülke bir başka ülkeye tarım ürünü ihraç ederken dost cephesinde mi düşman cephesinde mi ona bakacak.

★★★

Bakın biz en son et ihracatını yasakladık.

Yani yurt dışına et göndermeyeceğiz.

Birkaç istisnayla…

Yavru vatan Kıbrıs… Kardeş ülke Azerbaycan… Ve Kardeşin yavrusu Nahçıvan…

Bunların dışında et ihracatı yasak…

Bu durum bile ülkelerin nasıl kendi kabuğuna çekildiğinin göstergesi değil mi?

★★★

Bizim kuşağın bir öncesi…

Yani anne babalarımız… Ucundan veya göbeğinden 2. Dünya Savaşı’na yetişmiş nesildi.

Yetişemeyenler de hikayeleriyle büyümüşlerdi.

Baby Boomer kuşağı deniyor onlara…

Yani büyük savaştan sonra yaşanan çocuk patlamasında doğan nesil…

İşte o nesil hep kıtlık hikayeleriyle büyüdü.

Çay üzümle içildi. Ekmek karneyle alındı.

Hep bu hikayelerle büyüdüler…

O yüzden o kuşak son derece tutumlu ve yerli malı tutkunu olarak büyüdü.

Oysa Türkiye tam anlamıyla bir kıtlık yaşamadı. 2. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında yaşanan karneli ekmek ve yağ kuyrukları tedbir amaçlıydı. Savaş sırasında açlık yaşanmaması için alınan tedbirlerdi.

İsmet Paşa ve arkadaşları 2. Dünya Savaşı’ndan korudukları gibi etkilerinden de korumak için kısıntıya gitmişlerdi.

Ama tarih kitaplarında ihale hep Paşa’ya kaldı.

★★★

Peki sadece onun döneminde mi yaşandı bu sıkıntılar… Elbette hayır…

Mesela iktidarda Demokrat Parti var.

Yıl 1955… Şeker sıkıntısı baş gösterdi. Kişi başına 250 gr şeker kotası uygulandı.

1956’da kahve karneye bağlandı.

1957’de benzin bu sefer karneye bağlandı.

Kahve sıkıntısı ilerleyen yıllarda da bitmedi. Brezilya’dan 300 ton kahve getirildi. Kişi başına 12 gram kahve dağıtıldı.

Gazyağı sıkıntısı hiç bitmedi.

1958 yılının gazetelerine bakın ilaç bulunamadığını yazarlar.

Yani…

Biz hep yoklukla mücadele eden bir millet olduk.

★★★

Ama bize ilkokulda şu öğretilmişti.

“Türkiye kendi kendine yeten bir ülkedir.”

Bu bilgi belleklerimize öyle bir kazınmıştı ki…

Ya ne olursa olsun… Soğan ekmek yeriz… Bulgur yer pazen giyeriz ama aç açıkta kalmayız… Bu düşünce bize güven veriyordu.

Şimdi ise… İhtiyaçlarımız çok çeşitlendi.

Bırakın bizim karnımızın doymasını… Evlerimizdeki evcil dostlarımızın mamasını bulamasak panik olabiliriz.

Bu denli karmaşık ihtiyaç kaleminde tüketim maddesi yokluğu nasıl olur bilemedim.

Ama tarımımızın beli kırılmasaydı….

Dünya cenneti ülkemizde gene biz bize yeterdik…

Şimdi hiçbir ziraat mühendisimiz emin konuşamıyor…

Çünkü tarım arazilerimiz heba oldu.

Çiftçimiz perişan…

★★★

Uzun uzun tartışacağız bunu…

Çünkü kıtlık meselesi önemli…

★★★

Ha bu arada…

Buna değinmeden yazıyı bitirmeyeyim.

★★★

İsmet Paşa için…

Korkaktı, tarafsızlık ayağına 12 adayı kaybettirdi dediler…

Şimdi… Atlantik’le Avrasya arasında tek tarafsız ülke biz kaldık.

★★★

Gene Paşa için…

Camileri kapattı, Müslümanlara eziyet etti dediler…

Geçen hafta cami önünde başörtülü copladılar.

★★★

Geldi İsmet kesildi kısmet… Ekmeği bile karneyle yedi bu millet dediler…

Kıtlık geldi kapıya dayandı.

★★★

Yüce Rabbim, İnönü’yle sınıyor bu abileri…

Onu anladık…

Ama…

İnşallah ekmeği karneyle almayız…

Korkusuz.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum