AKP’nin ömrünü dört yıl uzatması artık zor

Açlıklarını gidermek için -PKK örneğinde olduğu gibi- bir dedikleri diğer dediklerini tutmadı; aldırmaz oldular! Her yolu mubah bildiler… Her türlü yalan…

AKP’nin ömrünü dört yıl uzatması artık zor

Açlıklarını gidermek için -PKK örneğinde olduğu gibi- bir dedikleri diğer dediklerini tutmadı; aldırmaz oldular! Her yolu mubah bildiler… Her türlü yalan…

AKP’nin ömrünü dört yıl uzatması artık zor
25 Haziran 2019 - 09:32

Mitoloji, efsaneler bilimi anlamına gelir…

Her zengin hikâyesinden çıkarılacak dersler vardır…

Örneğin…

23 Haziran seçim sonucunu değerlendirmek istediğimde aklıma ilk gelen isim şu oldu:

Doymak bilmez Kral Erysichthon

– Günümüz Atina Selanik arasında kalan- Teselya bölgesinin Kralı Erysichthon, sarayına geniş bir salon yaptırmak için Bereket Tanrıçası Demether'e adanmış ormandaki ulu ağaçlara göz koydu.

Krala bu ormanın tanrıçanın kutsal korusu olduğu, asırlık ağaçların altında orman perileri, kurtlar-kuşlar gibi pek çok canlının barındığı söylendi. Kral kimseyi dinlemedi. Adamlarıyla ormanın yolunu tuttu…

Eline baltayı alan Erysichthon, on beş kişinin gövdesini ancak sarabildiği, bulutların içinde kaybolan yüksekliğiyle ormanının en yaşlı kutsalı meşe ağaça yaklaştı…

Engel olmak isteyenler bunu canıyla ödedi; gözü dönmüş kralın baltasının kurbanı oldular…

Olan biten Bereket Tanrıçası Demether'e ulaştırıldı. “Bu açgözlü kralın suçu cezasız kalmayacak” dedi Tanrıça. Ve, Kafkasya İskitya'da yaşayan Açlık Tanrısı Limos'u görevlendirdi…

Limos, bir gece kral uykusundayken süzüldü yatağına; kanatlarını yavaşça açıp uzandı üzerine ve Erysichthon'un içine derin bir açlık nefesi bıraktı…

Uykusundan uyanan kral, hemen seslendi hizmetkârlarına, ‘'Derhal masayı kurun; havada, karada, denizde yiyecek ne varsa getirin…''

Yedi… Yedi… Yedi…

Doymak bilmedi. Ne yese; yediği daha da azdırdı açlığını…

Artık hiçbir şeyin doyuramadığı Kral Erysichthon sonunda başladı kendi kendini yemeye, parçalamaya…

Gittikçe eksilip yok oldu; kendi sonunu kendi getirdi…

UYARDIM DİNLETEMEDİM

31 Mart yerel seçiminden sonra…

Bu köşede iktidarı, sağduyuya çağıran yazılar kaleme aldım.

Dedim ki:

– “Batı'nın önyargısını yıktık. Dünyada ilk oldu: Siyasal İslamcı hareket/AKP, sandık sonuçlarına saygı gösterip, kavgasız-darbesiz koltuğunu kazananlara bıraktı…”

– “Barış kazansın” dedim… “Barışmasını öğrenmemiz lazım” dedim… “Öfke kızgınlık yerini soğukkanlılığa bıraksın” dedim…

Kaç yazı yazdım:

– “Sandığın mesajı net: ‘Ekonomik sıkıntım var, çözün' diyor… ‘Tüm partiler el ele verin, iktisadi krizi aşın' diyor…”

– “Birileri hâlâ şunun peşinde: İstanbul'u şu aldı… İstanbul'u bu aldı… İstanbul'u Ekrem İmamoğlu kazandı. Bitti. Siyaseti halkın gündeminden çıkarın artık; herkes işinin başına dönsün. Kimileri inatla kriz yaratmaya çabalıyor…”

– “Bu saatten sonra uyduruk komplolarla o koltuğu İmamoğlu'ndan geri almakülkede siyasal kriz çıkarır. Buna hiç gerek yok…”

– “Erdoğan, ya sandık sonuçlarını sağduyulu okuyup, doğmakta olan siyasal krize son verecek; ya da politik hırsına yenilecek… Lafla ‘dünya lideri' olunmaz. Erdoğan, iktidarının, demokrasiye bağlı olduğunu dünyaya gösterip güventazelemelidir. Umarım bu fırsatı tepmez…”

Maalesef tepti…

Nisan ilk haftasında neler yazdığımı açıp okuyunuz lütfen.

Dinletemedim…

6 Mayıs'ta YSK darbesi yaptılar.

Çünkü:

KAYBEDİŞ SEBEBİ

Bir gece uykularındayken…

Açlık Tanrısı Limos yataklarına gelip açlık nefesi verdi bunlara…

O geceden sonra, doymak bilmez oldular!

O geceden sonra, ne “yeseler” daha da ister oldular!

Halk bunları doyurmak için perişan oldu; anlamaz oldular!

Devlet tüm olanaklarını bunlara sunmaktan zayıf düştü; kavramaz oldular!

Açlıklarını gidermek için -PKK örneğinde olduğu gibi- bir dedikleri diğer dediklerini tutmadı; aldırmaz oldular!

Her yolu mubah bildiler…

Her türlü yalan…

Bitmez tükenmez iftira…

Yapılan komplolar, kumpaslar…

Vicdansızlık… Adaletsizlik… Vefasızlık…

Tüm bunların sebebi doymak bilmez “mideleri” oldu…

Kendilerini hiç kandırmasınlar; İstanbul seçimini yenilemelerinin tek sebebi bu “sonsuz açlıkları” oldu…

31 Mart'tan 23 Hazirana kadar yaptıkları akıl almaz hatalarla dolu seçim kampanyalarının sebebi de bu “aç gözlülükleri” oldu. “İşkembeleri” akıllarını esir aldı.

Sonuçta, zenginlikler bitti.

Ülke bitti… Millet bitti.

Kendilerini yemeye başladılar!

Tarih yazıyor ki:

“Açlık hastalığı” iyileşmiyor; “doyma hırsı” iktidarların sonunu getiriyor.

AKP iktidarının da ömrünü dört yıl uzatması artık zor görünüyor. Çünkü: Kendilerini yeme hırsları ve itibarıyla hızları daha da artacak.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

Odatv.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum