Hasan Cemal yazdı Erdoğan'a hakaretten Erdoğan darbesine!
Cuma günü sabah vakti. Çağlayan Adliyesi'nin önü tenha. Etrafa bakına bakına içeri giriyorum.
Güvenlik kontrolünden çıkarken gözüm birine takılıyor. Türk bayraklı bir fanila giymiş içine. Düğmeleri açık bembeyaz gömleğinin altında kıpkırmızı parlıyor tişörtü... Önünden geçiyorum. Dikkatle yüzüme bakıyor. Biraz ileride dikilip avukatım Fikret İlkiz’i bekliyorum. Büyük salon da tenha. Ay yıldız fanilalı adam markajımda. Arkasında, belinde bir şişlik de yok, elinde çantası da. Dikkatim üstünde. Dönüyor, bana doğru yürüyor. Düzgün bir Türkçeyle: “Sizin yazılarınızı bir zamanlar çok okurdum” diye başlıyor konuşmaya. Soruyorum: “Siz ne iş yapıyordunuz o zamanlar?” “Güneydoğu’da savaşıyordum.” Bakıyorum yüzüne: “Hangi yıllarda?.. “1993, 1994...” “Asker miydin?” sorumu hayır diye yanıtladıktan sonra başlıyor konuşmaya. Bazı isimler çıkıyor iki dudağının arasından:
Yazının devamı için tıklayın >>