Artık belgesi var tüm pezevenklerimize hayırlı olsun

Türkiye yıllarca konuştu o sözü. Civangate skandalı olarak tarihe geçen rüşvet davasından hatırlıyoruz.

Artık belgesi var tüm pezevenklerimize hayırlı olsun
30 Ekim 2016 - 19:16
Müteahhit Selim Edes, Emlakbank Genel Müdürü Engin Civan’a verdiği rüşvetin peşinde mahkeme salonuna düşmüş. Civan, rüşvetin belgesini sorunca Edes cevabı yapıştırıyor: “Rüşvetin belgesi mi olur pezevenk?”

Türkiye'nin kirli tarihine geçen ve trajikomik şekilde gülümseten bu soru yanıt buldu.

Evet, artık rüşvetin belgesi var.

Tüm pezevenklerimize hayırlı olsun!

Civangate skandalına benzeyen hikayemizi “teşbihte hata olmaz” diyerek anlatalım.

BEŞİKTAŞ'TA RÜŞVET SKANDALI

Birol Şahin isimli vatandaş, Beşiktaş Ortaköy’de tekel bayisi olmaya aday bir esnaftır. İşyeri açma ruhsatı almak için Beşiktaş Belediyesi Ruhsat Müdürlüğü’ne başvurur. Şahin, basit bir ruhsat işi için tam 4 ay oyalanır.

Birol Şahin, olayı anlamaya çalışırken geçen Haziran'da mesele açıklığa kavuşur.

CHP'li Murat Hazinedar'ın başkanı olduğu Beşiktaş Belediyesi'nde ruhsat işlerinden sorumlu başkan yardımcısı Mürvet Günday, 50 bin lira rüşvet verirse ruhsat işinin olacağını söyler.



RÜŞVET BELGEYE DÖNÜŞÜYOR

Birol Şahin, rüşveti ödese belki birazdan göreceğiniz belge de okuduğunuz bu haber de olmazdı…

Şahin rüşveti ödemez ve beklendiği gibi ruhsatını da alamaz. Bu nedenle TAPDK’dan (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) da satış belgesi alamaz. Dükkanını tuttuktan 7 ay sonra hala mal alıp satamayan Şahin’in canına tak eder. Olayı bağlı bulunduğu odaya bildirir.

İstanbul Tekel - Gazete Bayileri ve Kuru Kahveciler Esnaf Odası başvuruyu inceler. Birol Şahin'in haklı olduğuna kanaat getirilir. Olayı bir şikayete dönüştürür. Beşiktaş Belediye Başkanlığı Ruhsat Müdürlüğü’ne dilekçe yazan Oda Yönetimi bir an önce üyesine yasal hakkı olan ruhsatın rüşvetsiz verilmesini ister. Yoksa hukuki yollara başvurulacağı belirtilir.



Oda yönetimi, dilekçede Mürvet Günday tarafından istenen rüşvetten de açıkça bahseder. Böylece rüşvet talebi belgeli hale dönüşür.

Ancak…

Olayı ilginç hale getiren üç ayrıntı daha var.

RÜŞVETİ İSTEYEN KİM ÇIKTI

Biri rüşveti çağıran Günday’la ilgili…

Sahi kimdir bu belediyenin kritik birimlerinin başına jet hızıyla oturtulan Günday?

Odatv’yi okuyanlar bu soruyu hatırlayacaktır.

Mürvet Günday, bir zamanlar Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ın özel şirketinin muhasebecisinden başka biri değildi. Hazinedar’ın birçok şirket çalışanıyla birlikte belediyeye atandı. Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü, Destek Hizmetleri Müdürlüğü, Muhtarlık İşleri Müdürlüğü, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü gibi kritik (siz bunu “akçeli” diye de okuyabilirsiniz) birimler Günday’a bağlandı.

Gerisini Odatv’nin zeki okuyucularının hayal gücüne bırakalım.

Gelelim ikinci ve üçüncü ayrıntıya…

ODA BAŞKANI CHP'NİN TEPESİNDE

Burası “bunlar hep AKP oyunu” ya da “bizim adam çalıyor ama çalışıyor da” diyen muhalif cenahın rant dostlarını ilgilendiriyor.

Belgede şikayetçi olan isim Birol Şahin, CHP Beyoğlu İlçe Örgütü üyesi. Şahin'in boynunu büküp rüşvet vermek yerine direnmeyi seçmesi belki de CHP'li olmanın özgüveninden kaynaklanıyor. Kim bilir kaç esnaf "ne yapalım" diyerek elini cebine attı?

Ve belgedeki en kritik isimden söz edelim.

Yani Belediye'ye temsilcisi olduğu esnaf adına şikayet dilekçesi yazan ve rüşveti açığa çıkaran Oda Başkanı Ferihan Karasu'ya.

Karasu kim biliyor musunuz?

CHP Parti Meclisi Üyesi.

Göreve seçilerek gelmiş, CHP'nin tepesindeki yöneticilerden biri.

BELGEYİ VE OLAYI DOĞRULADI

Kendisini uzun süre SODEV (Sosyal Demokrasi Vakfı) yönetiminde yaptığı çalışmalardan tanıyorum.

Olayı teyid etmek için Karasu'yu aradım.

Karasu hem olayı, hem de altında imzası olduğu söz konusu belgeyi doğruladı.

Belli ki parti yöneticisi kimliği ile Oda yöneticisi kimliği arasında kalmıştı. Bir yanda partisinin belediyesi tarafından istenen rüşvet, öte yanda temsilcisi olduğu esnafın hakkı ve hukuku vardı. Karasu, bir vicdan muhasebesi sonunda haklının yanında yer almayı seçmiş, zor durumda kalma pahasına rüşveti belgelemişti.

Partisine zarar vermemek adına olayın ayrıntılarına girmek, basına açıklama yapmak istemedi.

Ancak kendisinin gereğini yaptığını söyledi. Söz konusu belgenin bir nüshasının kendisinde öteki nüshasının Beşiktaş Belediyesi'nde olduğunu hatırlattı. Dışarı sızdıranın kesinlikle kendisi olmadığının altını çizdi.

BU KEZ YANITI BİLİYORUZ

İşte Türkiye'de son dönemde akçeli işleriyle, işçi dövdürmesiyle, Cemaat'e verdiği destekle, dağıttığı ihalelerle, torpilli kadrolarıyla, yaptırdığı okula bile şaibe karıştırmasıyla skandallar krallığında zirveye oynayan bir belediye başkanının geldiği nokta.

Hazinedar'ı "damadı" gibi seven Kadir Topbaş ya da hakkındaki dosyayı aylarca sümenaltı eden Kemal Kılıçdaroğlu kurtarabilir mi bilmiyoruz.

Ama gözümüzün önüne Selim Edes'le Engin Civan'ın yıllar sonra karşı karşıya geldiği bir mahkeme salonu geliyor.

Sanık koltuğunda Civan'ın yerine sanki Hazinedar var.

Bir farkla...

Bu kez Edes'in sorduğu sorunun yanıtını biliyoruz.

Barış Terkoğlu

Odatv.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum