Asya-Pasifik çağı başladı...

Geçen yazımızı şu saptamayla bitirmiştik: Atlantik yüzyılı bitti, Asya- Pasifik çağı başladı!

Asya-Pasifik çağı başladı...

Geçen yazımızı şu saptamayla bitirmiştik: Atlantik yüzyılı bitti, Asya- Pasifik çağı başladı!

Asya-Pasifik çağı başladı...
17 Haziran 2019 - 23:40

Türkiye’deki Amerikancılar kabul etmese de, ABD’liler bu gerçeği görüyor ve bu gerçeğe göre strateji oluşturmaya çalışıyor. Örneğin Daniel Wagner özetle şöyle diyor: “Washington, dünyaya liderlik eden gücünün düşüşte olduğu ve Çin’in yükselişinin kaçınılmaz olduğu gerçeğinden hareketle, asıl Çin stratejisini oluşturmalı” (National Interest, 15.06.2019). 
ABD hegemonyasının inişe geçtiğini, dünyaya liderlik etme yeteneğini kaybetmeye başladığını ve Washington’un çekim gücünün zayıflaması sonucunda merkezkaç etkisiyle nasıl yeni türden ilişkiler kurulduğuna birkaç örnek verelim:

Müttefikleri ABD’yi dinlemiyor 
ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi, 2020 mali yılı savunma bütçesine ilişkin yasa tasarısında, İsrail’i uyarıyor. Neden? Çünkü İsrail Hayfa Limanı’nı Çinli Shanghai International Port Group’a 2021 itibarıyla 25 yıllığına kiraladı! ABD, İsrail’in bu sözleşmeyi feshetmesini istiyor. 
ABD, İran’ı kuşatmak üzere bu ülkeyle yapmış olduğu nükleer anlaşmayı iptal ediyor, İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütü ilan ediyor ve uyguladığı sert ambargoya müttefiklerinin uyarısını istiyor. Sonuç? AB, ABD’nin çekildiği nükleer anlaşmayı destekliyor ve Almanya, Fransa ve İngiltere üçlüsü, İran’la ticareti sürdürebilmek ve ABD yaptırımlarını by-pass edebilmek için “ortak ödeme mekanizması” kuruyor. 
ABD, ekonomisindeki zayıflama nedeniyle müttefiki AB’ye ticari yaptırım uyguluyor. Hatta Trump AB’ye “NATO’ya olan borcunuzu ödeyin” baskısı yapıyor ve açık açık NATO’nun artık anlamsız olduğunu savunuyor. Fransa ve Almanya’nın buna yanıtı ise Avrupa ordusu kurma iradesini ilan etmek oluyor. 
ABD silah tekellerinin en büyük müşterisi olan Suudi Arabistan Kralı Selman,Moskova’ya gidip Kremlin’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le S-400 için ön anlaşma imzalıyor.

Çin-Rusya ortaklığı 
Kuşkusuz küresel liderliğin el değiştirmesi, bugünden yarına ve sorunsuz olmayacak! 
Yukarıda verdiğimiz örnekleri bardağın dolu tarafı sayarsak, elbette bardağın boş tarafı da vardır: ABD’nin siyaseten Çin ve Avrupa’yı da hedef aldığı İran kuşatmasından Doğu Akdeniz’e güç yığmasına, Güney Çin Denizi’nde donanma gücü dolaştırmasından arka bahçesi Latin Amerika’da hamleler yapmasına kadar bir dizi “taktik atağı” mevcuttur. Ancak tüm bunlar ABD’nin “stratejik savunmada” olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. 
Çünkü bardağın dolu tarafı, boş tarafından fazladır: 
ABD, Rusya’yı “boğazından” tutmak için Ukrayna’yı AB’ye ve NATO’ya alma hamlesi yaptı ama Moskova’ya Kırım’ı kaptırdı! 
ABD, bölgeyi ve Rusya’yı “karnından” tekmelemek için Suriye’yi bölme operasyonu başlattı ancak Rusya’nın Doğu Akdeniz’e inmesi gerçeğiyle karşılaştı! 
ABD, Malaka Boğazı’nı tutarak Çin- Ortadoğu yolunu denetimi altına almak istedi ancak Pekin yönetimi Çin-Pakistan koridoru inşa ederek Malaka Boğazı’nı by-pass etti. 
ABD stratejik düzlemde Çin’e karşı “daha geniş Batı” inşa etmek için Rusya’yı yanına çekmek istedi (NATO-Rusya Konseyi, AB-Rusya ilişkileri vs.) ancak tersine Çin-Rusya stratejik ortaklığı oluştu. ABD, Çin-Rusya stratejik ortaklığına karşı denge kurabilmek için Hindistan’ı yanına çekmeye çalıştı ama Pekin-Moskova ikilisi Pakistan’la birlikte Hindistan’ı da Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üye yaptı. 
Bunların küresel çapta ne denli önemli gelişmeler olduğu önümüzdeki dönemde kuşkusuz çok daha iyi anlaşılacaktır. Nitekim son Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi ile Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı o işareti vermiştir: Asya’nın neredeyse tamamı “daha güvenli ve daha müreffeh bölge” için “ortak vizyon” ilan etmiştir!

Yeni dönemin denklemi
Önümüzdeki sürecin pek çok ülke açısından temel iç sorunu artık şu denklem olacaktır: Amerikancı siyasal odaklar iktidarda kalabilmek için ya ABD’yemesafeli siyasetlere yönelecekler ya da iktidardan düşecekler! 
Ancak rüzgâr sertleşmektedir. Öyle ki, ABD’ye mesafe koymak bile yeni dönemde Amerikancıları iktidarda tutmaya yetmeyebilecektir!
Mehmet Ali Güller CUMHURİYET


Bu haber 220 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum