Büyük transferler anayasaya aykırı mı

Asgari ücretle çalışanlar dahi %20’lik vergi dilimine girerken, yüksek ücretler elde eden futbolcuların %15 oranında vergilendirilmesi, konunun Anayasa ve vergilendirmede eşitlik ilkesi ile olan ilişkisi açısından değerlendirilmesini zorunlu kılıyor...

Büyük transferler anayasaya aykırı mı

Asgari ücretle çalışanlar dahi %20’lik vergi dilimine girerken, yüksek ücretler elde eden futbolcuların %15 oranında vergilendirilmesi, konunun Anayasa ve vergilendirmede eşitlik ilkesi ile olan ilişkisi açısından değerlendirilmesini zorunlu kılıyor...

Büyük transferler anayasaya aykırı mı
02 Eylül 2019 - 06:20

Süper Lig’de transfer sezonu 2 Eylül itibariyle sona eriyor. Transfer döneminin maliyet kısmı her zaman olduğu gibi futbolculara ve menajerlerine ödenen yüksek tutardaki ücretler üzerinden konuşuldu. Ancak, milyon Euro’luk ücretlerle transfer olan futbolcuların elde ettikleri gelirin hangi oranda vergiye tabi olduğu, futbolcuların vergilendirilmesinin eşitlik ilkesi ile olan ilişkisi ve Avrupa’nın büyük ligleri ile karşılaştırıldığında futbolcular için Türkiye’nin adeta vergi cenneti olması gibi hususlar futbol kamuoyunda değerlendirmeye alınan bir boyuta ulaşmadı. Drogba, Sneijder, Quaresma, Van Persie ve son olarak Falcao gibi büyük isimlerin Türkiye tercihlerinde ve bu isimlere ödenen yüksek ücretlerde haliyle vergi maliyetlerinin rolüne de pek değinilmedi. Bu nedenle; transfer maliyetlerinin önemli, ancak, hiç konuşulmayan bir kısmı olan futbolcuların vergilendirilmesi hususunun da bu tabloya dahil edilerek ele alınması gerekiyor.

FUTBOLCULARIN TÜRKİYE’DE VERGİLENDİRİLMESİ

Sporculara yapılan ödemeler, Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 61.maddesi kapsamında ücret geliri olarak vergilendirilmektedir. GVK m. 61/6’ya göre; “Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler” ücret olarak kabul edilmiştir. Futbolculara ödenen transfer ücreti, maç kazanma primi, imza parası, aylık ücret vb. adlar altında sağlanan menfaatler ücret ödemesi olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle futbolcuların vergilendirilmesi de ücret vergilendirmesine tabi olmaktadır.

Ancak, futbolcuların elde ettiği ücret gelirinin vergilendirilmesine genel uygulama açısından bakıldığında vergi oranları itibariyle önemli bir ayrıcalık tanınmıştır. Bu hususa değinmeden önce ücretli çalışanların vergilendirmesindeki vergi oranlarına bakalım.

GVK m. 103, bir yıl içinde elde edilen ücret gelirlerinin tabi olacağı vergi oranlarını düzenlemektedir. Artan oranlılık ilkesine göre, bir yıl içinde elde edilen gelir düzeyi arttıkça gelirin tabi olduğu vergi oranı da yükselmektedir. 2019 yılında ücret gelirlerinin tabi olacağı vergi oranları aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

Görüldüğü üzere, ücretli çalışanların tabi olacağı vergi dilimi, gelirleri oranında değişmekte ve elde edilen gelire göre %15, %20, %27 ve %35 oranların da vergiye tabi olmaktadır. Yıllık geliri 40.000 TL ile 148.000 TL arasında yer alan ücretliler %27’lik vergi dilimine tabi olurken, 148.000 TL üzerinde yıllık ücret geliri elde eden ücretli çalışanlar ise %35’lik vergi dilimine tabi olmaktadır.

 

Yukarıdaki tablodan hareketle, elde ettikleri yüksek gelirler nedeniyle Türkiye’deki profesyonel futbolcular için %35’lik vergi diliminin geçerli olacağını düşünebilirsiniz. Ancak, durum öyle değil ve futbolculara ve futbol kulüplerine sağlanan ayrıcalık da bu noktada ortaya çıkıyor.

FUTBOLCULARIN TÜRKİYE’DE TABİ OLDUĞU VERGİ ORANI

Futbolcuların hangi oranda vergiye tabi olacağı GVK geçici m. 72’de belirlenmiştir. İlgili madde hükmü şu şekildedir;

31/12/2019 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden aşağıdaki oranlarda gelir vergisi tevkifatı yapılır.

a) Lig usulüne tabi spor dallarında;

1) En üst ligdekiler için % 15,

2) En üst altı ligdekiler için % 10,

3) Diğer liglerdekiler için %  5,”(1)

Bu madde hükmüne göre; Süper Ligde oynayan futbolcular %15, 1. ligde oynayan futbolcular %10 ve diğer liglerde oynayan futbolcular ise %5 oranında vergiye tabi olmaktadır.Futbolculara yapılan ödemelerde kesilen verginin ödenmesinden sorumlu olan taraf, stopajı yapan futbolcuların kulüpleridir.Vergi sorumlusu olan kulüpler, futbolcularına yaptıkları ödemeler için %15 oranında vergi tevkifatı yaparak beyan etmektedir.

GVK m. 103’deki ücret gelirlerine uygulanacak vergi dilimleri ile GVK geçici m. 72 hükmüne birlikte bakıldığında, örneğin yıllık100.000 TL olan ücret geliri elde eden bir kişi %27’lik vergi dilimine tabi olurken, 1 milyon Euro kazanan bir futbolcu %15 oranında vergiye tabi olmaktadır. Asgari ücretle çalışanlar dahi %20’lik vergi dilimine girerken, yüksek ücretler elde eden futbolcuların %15 oranında vergilendirilmesi, konunun Anayasa ve vergilendirmede eşitlik ilkesi ile olan ilişkisi açısından değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.

FUTBOLCULARIN VERGİLENDİRİLMESİNİN ANAYASANIN EŞİTLİK İLKESİ BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Anayasa m. 10’a göre; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”

Anayasa Mahkemesi (AYM) ise vermiş olduğu bir kararda eşitlik ilkesini şu şekilde tanımlamıştır; “Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.” (2)

AYM bu kararında, eşitlik ilkesini, herkesin her açından aynı kurallara bağlı olacağı şeklinde yorumlamamakta, ancak; aynı durumda bulunan kişilere aynı kuralların uygulanması gerekeceğini, aksi durumun ayrımcılık tanınmasını sağlamak olacağı ve bu nedenle de yasa karşısında eşitlik ilkesinin ihlal edileceğini vurgulamaktadır.

VERGİLENDİRMEDE EŞİTLİK İLKESİNİN KRİTERİ: MALİ GÜÇ

Aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanacağı anayasa ilkesinin vergi hukukundaki görünümü, vergilendirmede eşitlik ilkesidir. Bu husus, eşit durumda olanların eşit şekilde vergilendirilmesini içerir. Kimlerin aynı ya da farklı durumda olduğunu belirleyen temel kriter ise, Anayasa m.73’te kendisine yer bulan “mali güç” kavramıdır. Mali güce göre vergilendirme“kişilerin ekonomik ve kişisel durumlarının dikkate alınarak vergilendirilmeleridir.”(3) Mali gücü aynı olanlar aynı şekilde, mali gücü farklı olanlar farklı şekilde vergilendirilir. Nitekim Anayasa m. 73/1’de bu husus, “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.” şeklinde belirtilmiştir.

GVK m.103’de yer verilen artan oranlı vergi tarifeleri Anayasanın 73. maddesi açısından değerlendirildiğinde, mali gücü yüksek olanın yüksek oranda vergi verdiği, mali gücü düşük olanın ise düşük vergi verdiği bir vergilemeyi öngörmektedir. Ancak; elde ettiği gelirler dolayısıyla GVK m. 103 çerçevesinde vergilendirilmesi gereken Süper Lig futbolcularının, geliri ne olursa olsun GVK geçici m. 72 ile %15 gibi en düşük vergi oranı üzerinden vergilendirilmesi,“eşit durumda olanlara eşit kuralların uygulanması” prensibine aykırılık teşkil etmektedir. Bu durumun vergi hukukuna yansıması ise, Anayasa m.73/1’de ifadesini bulan verginin mali güçle orantılı olması ilkesine aykırılık teşkil etmesidir.

DİĞER AVRUPA LİGLERİNDE FUTBOLCULARIN TABİ OLDUĞU VERGİ ORANLARI

İspanya, İngiltere, İtalya ve Almanya gibi ülkelerde de artan oranlı bir gelir tarifesi uygulanmakta, ancak; futbolcuların vergileri Türkiye’deki gibi artan oranlı sistem dışında bırakılmamaktadır.

5 büyük ligden birisi olan İspanya La Liga’da, futbolcuların tabi olacağı en düşük gelir vergisi oranı %19, en yüksek vergi oranı ise %45’dir. İspanya’da 60.000 Euro üzerinde gelir elde eden futbolcular %45 oranında vergiye tabi olmaktadır.

Almanya Bundesliga’da oynayan ve evli olmayıp 265.327 Euro’dan fazla gelir elde eden futbolcular ile evli olup 530.653 Euro’dan fazla gelir elde eden futbolcular%45’lik gelir vergisi oranına tabi olmaktadır.

İngiltere Premier Lig’de 150.000 GBP üzerinde gelir elde eden futbolcular için ödenecek vergi oranı ise %45 olurken, İtalya Serie A’da 75.000 Euro üzerinde gelir elde eden futbolcular için ise %43’lük gelir vergisi oranı uygulanmaktadır.(4)

Görüldüğü üzere; futbolcuların Türkiye’de tabi oldukları vergi oranının vergilemede eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacak şekilde düşük tutulması, kariyerinde son dönemlerine gelmiş olan futbolcuların yüksek ücretlerle Türkiye’ye getirilmesinde önemli rol oynayabilmektedir. Zira, Türkiye’de bu futbolculara verilen ücretlerin büyük liglerdeki kulüplere maliyeti Türkiye’dekinden çok daha fazla olmaktadır.

Bu tablo, 33 yaşındaki Falcao’yu transfer etmek isteyen İspanyol, Alman ya da İngiliz kulüplerinin, Falcao’ya verecekleri ücretin dışında bir o kadar da vergi ve diğer kesintilerden oluşan maliyete katlanması gerektiğini göstermektedir. Avrupa kulüplerinin, kariyerinin sonundaki futbolcular için bu maliyetlere katlanmayı tercih etmemesi, bu futbolcuların son demlerinde yüksek ücretlerle Türkiye’ye getirilmesinde çok önemli bir etken olmaktadır. Türkiye’de futbolcular, %15 oranında değil de ücret geliri elde eden diğer kişiler gibi artan oranlı vergilendirmeye tabi olsaydı, Falcao’nun Türkiye’ye transferinin imkan dahilinde olmayacağı görülebilmektedir.

Bu açıdan bakıldığında, bu isimlerin Türkiye’ye getirilmesi futbol seyri açısından pozitif bir etki yaratsa da konunun kulüplerin mali yapısına olan etkisi aynı pozitif etkiye işaret etmemektedir. Zira, futbolcuların Türkiye’de %15 oranında vergiye tabi tutulması futbol sektörüne sağlanan bir avantaj olarak düşünülse de kulüplerin sürekli zarar etmesi, borçlarını yapılandırma zorunluluğu, Finansal Fair Play kurallarına takılması, milli takımlar ve kulüpler düzeyinde başarısızlık gibi sonuçlarla birlikte düşünüldüğünde, vergilendirmede eşitlik ilkesine aykırı olan bu durumun futbol sektörüne olumlu etkide bulunmadığı görülebilmektedir. Tam tersine, futbolcuların %15 oranında vergilendirilmesinin kulüplerin yüksek ücretlerle kontrolsüz harcamalar yapmasını teşvik eden bir durum yarattığı söylenebilir.

Futbolcuların 31.12.2019’da süresi sona erecek olan %15 oranında vergilendirilmesine yönelik uygulamanın, yeni bir kanunla süresinin yeniden uzatılıp uzatılmayacağı ise bu yılsonunda netleşmiş olacak.

Taylan Karslı

Odatv.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum