Çete transferleri ve devletin "gücü"
Suç işleyeni, suç işlenen ortamlarda bulunanı, mağduru, yardımcısı hepsi birden yarım milyonu aşan çocuk söz konusu. Peki bütün bunlara karşı önerilen ne, “cezalar artsın…
” Peki bu kadarcık artış mı durduracak bu eylemleri, bu çeteleşmeyi? 1 Mayıs öncesinde toplu ev baskınları ile demokratik haklarını kullanacak insanları, öğrencileri gözaltına alan, tutuklayan bir devlet, nasıl oluyor da bu çetelerin liderlerini, yönlendirenleri etkisiz kılamıyor?
Çocuklar ölüyor, çocuklar öldürülüyor…
Hemen her gün önümüze elinde bıçakla dehşet saçan birilerinin görüntüleri geliyor.
Mafya dizileri, sosyal medyaya sızan saçma “kahramanlık” öyküleri, racon kültürü, zenginleşme hayalleri.
Politik yapısıyla bilinen mahallelerin dönüştürülmesiyle başlayan, yoksullaşma ve çete kültürünün yaygınlaşması ile devam eden suç örgütleri kabusu, kartelleşmeye doğru evriliyor.
İstanbul’un suç haritasında bugüne kadar bilinmeyen isimlerin, bilinmeyen örgütleri sıralanıyor.
Alışıldık suç örgütlerinden farkı, sonsuz bir insan kaynağına sahip olmaları.
* * *
Telegram başta olmak üzere online iletişimi mümkün kılan bazı uygulama ve kanallara girdiğinizde dehşet bir “davet” ortamı ile karşılaşıyorsunuz,
Uygun fiyata istenilen eylemin yapılabileceğini bildiren bu kanallara mesaj atıldığında, hemen yanıt veriliyor.
Anadolu’nun herhangi bir yerinde yaşayan bir çocuk, “kahraman” gibi gördüğü bu gruplara katılma isteğini bildirdiğinde, basit bir iki araştırmadan sonra davet alıyor.
Bu davetin sonucunda İstanbul ya da Ankara’da ağırlanıyor. Otel masrafı, yeme içme masrafı karşılanıyor.
Basit bazı eylemlerde transfer yoluyla getirilen bu çocuklar kullanılıyor.
Bu çocukların çetelerde kalıcı olup olmayacakları da sadakatlerine bağlı.
Cezaevine düşerse ailesine yardımcı olunan çocuk, sadakat gösterirse suç kariyerine aynı çetede devam edebiliyor.
Aksi takdirde ya yalnız kalıyor ya başka gruplara yanaşıyor.
Büyük kentlerdeki bazı mahallelerde kurulan irili ufaklı çeteler, taşeronlaşma yöntemi ile çalışıyor.
Büyük çeteler, taşeron çeteleri kendilerine bağlıyor. Birbiriyle anlaşamayan olursa çetelerden başka çetelere transferler yaşanıyor.
* * *
2023-2024 yıllarında, cumhuriyet başsavcılıklarında suça sürüklenen çocukların suçlarına ilişkin soruşturma evresinde gelen dosya ve suç sayıları dramatik.
2023’te 397 bin 450 dosya 452 bin 70 çocuk
2024’te 424 bin 911 dosya, 483 bin 16 çocuk
Bu çocukların işledikleri suçlar şöyle sıralanıyor:
- Malvarlığına karşı suçlar: 95 bin 982 dosya
- Vücut dokunulmazlığına karşı suçlar: 140 bin 715 dosya
- Hürriyete karşı suçlar: 66 bin 526 dosya
- Şerefe karşı suçlar: 54 bin 384 dosya
- Kamunun sağlığına karşı suçlar: 29 bin 402 dosya
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar: 19 bin 354 dosya
- Özel hayata ve gizliliğe karşı suçlar: 10 bin 596 dosya
Soruşturma evresindeki toplam dosya sayıları… Bunların tamamı elbette davaya dönüşmüyor ama adliyenin uğraştığı dosya sayısını göstermek açısından önemli.
2024: 665 bin 241
2023: 628 bin 809
Bu dosyalardaki çocuk sayıları:
2024: 322 bin 149
2023: 304 bin 56
* * *
Bakanlığın istatistiklerinde böyle bir veri yok ama toplama bakınca anlıyorsunuz ki suç işleyeni, suç işlenen ortamlarda bulunanı, mağduru, yardımcısı hepsi birden yarım milyonu aşan çocuk söz konusu.
Dosya sayıları, ismi adliye ekranlarına yansıyan çocuk sayıları, yıldan yıla yükselen rakamlar bize bunu anlatıyor.
* * *
Peki bütün bunlara karşı önerilen ne, “cezalar artsın…”
Örtülü aflarla katillerin salıverilmesine ses çıkarmayanlar, infaz hesabı nedir bilmeden gencecik avukatları da hedef göstererek aynı cümleleri sıralıyor.
Cezalar artsa fark edecek ceza miktarı 1-1,5 yıl…
İnfaz sistemini bu hale getirenlere sorun isterseniz.
Peki bu kadarcık artış mı durduracak bu eylemleri, bu çeteleşmeyi?
Elbette hayır.
Dostlar alışverişte görsün. Ne de olsa bu ülkede hamasetten kolayı yok.
İnfaza, ceza miktarlarına, suç ve ceza adaletine gelmeden önce şunu sormak da gerekmiyor mu?
Nasıl oluyor da bir ülkenin kentlerinde suç örgütleri böylesine rahat hareket edebiliyor?
1 Mayıs öncesinde toplu ev baskınları ile demokratik haklarını kullanacak insanları, öğrencileri gözaltına alan, tutuklayan bir devlet, nasıl oluyor da bu çetelerin liderlerini, yönlendirenleri etkisiz kılamıyor?
Bunları sorduğunuzda önünüze rakamlar konuluyor.
Konunun bu olmadığını, operasyon sayıları vs.’den söz edilmediği ortada…
Nasıl oluyor da bir ülkenin sokakları bu kadar tekinsiz hale gelebiliyor.
Gökçer Tahincioğlu | Yüzleşme
@gtahincioglu[email protected]







YORUMLAR