CNN Türk'ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm:

“ABD İran’ı bu gece mi vuracak? O gece bu gece mi?” Ekranda uzaktan savaş tellallığı, sahada ise sessizlik… Meksika’daki kartel kaosunda otelde mahsur kalan Cüneyt Özdemir’den “bir balkon görüntüsü” bile istenmezken, stüdyoda her gece “bu gece mi?” reytingi dönüyor.

CNN Türk'ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm:
26 Şubat 2026 - 11:03

Değerli okurlar,

Uzun zamandır susmayı tercih ettim; “değmez” dedim, “boş ver girme bu topa” dedim. Ama inanın artık tutamadım kendimi. CNN Türk, bir aydan uzun süredir özellikle akşam prime time saatlerinde ve günün pek çok diliminde her akşam aynı gerilimli nakaratı tekrarlıyor:

“ABD İran’ı bu gece mi vuracak?”

“O gece bu gece mi?”

“Savaş bu akşam mı başlayacak?”

CNN Türk, 'Maşallah' her akşam sanki dünyanın sonunun arefesiymiş gibi yayıncılık yapıyor.

Beklenen felaket hep erteleniyor…

Yine de her akşam, o aynı korku dalgası yeniden yükseliyor; uykuları kaçıran, nabzı hızlandıran bir sonsuz bekleyiş oyununa dönüşmüş durumda.

Kısacası: Bir aydır ekran başında “Bu gece mi?” diye sorup duruyorlar, cevap ise hâlâ “Hayır… ama belki yarın gece?”

CNN Türk’ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm: “ABD İran’ı bu gece mi vuracak? O gece bu gece mi?” - Resim : 1

Ve başlıklar her akşam aynı telaşla yenileniyor, aynı ‘kırmızı alarm’ yazıları dönüyor, aynı demirbaş konuklar aynı senaryoları evirip çeviriyor. “Bu gece mi?”, “Yarın sabah mı?”, “Hamaney sığınakta mı?”, “Füzeler yolda mı?”…

CNN Türk’ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm: “ABD İran’ı bu gece mi vuracak? O gece bu gece mi?” - Resim : 2

Değişen tek şey program isimleri ve sunucular…

Bu yayın tarzı, gazetecilikten çok sürekli bir gerilim pompalama makinesi gibi işliyor. İzleyiciyi her gece aynı endişe döngüsüne hapsediyor; yüreği ağzında, nefesi tutulmuş halde tutuyorlar. Somut bir gelişme olmadan saatlerce varsayım üzerine kurulu tartışmalar dönüyor: “ABD İran’ı vuracak mı?”, “Ne zaman vuracak?”, “Nasıl vuracak?”… Benzer sorular eşliğinde yitip giden saatler.

CNN Türk’ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm: “ABD İran’ı bu gece mi vuracak? O gece bu gece mi?” - Resim : 3

Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge’de iş biraz daha farklı bir boyuta evriliyor; ciddiyet iddiası altında bol bol goygoy yapılıyor. Konudan konuya atlanan sohbetler, tartışmanın derinliğinden ziyade ekranı doldurmak için uzatılan muhabbetler…

CNN Türk’ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm: “ABD İran’ı bu gece mi vuracak? O gece bu gece mi?” - Resim : 4

Şimdi şu başlıklara bir bakar mısınız lütfen;

Ateş Kimi Yutacak? ABD Mi, İran Mı? Trump, Düğmeye Bu Gece Mi Basacak?, ABD Bu Gece Yarısı Mı İran'a Saldıracak, Tahran'da Endişe Var Mı?, ABD-İran savaşırsa, kim sağ kalır?, İran'da ABD-Çin savaşı provası mı?, ABD İran'ı haftalarca vuracak mı?

CNN Türk ve Hürriyet ABD Temsilcisi Yunus Paksoy için atlan başlığa peki ne demeli? “Trump'ın ciğerini okuyan adam: Y. Paksoy”

Arkadaşlar, ciddi misiniz siz?

Bu neyin kafası? Kahveyi mi fazla kaçırdınız, yoksa reyting uğruna her şey mübah mı?

CNN Türk’ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm: “ABD İran’ı bu gece mi vuracak? O gece bu gece mi?” - Resim : 5

ABD temsilcisi konumundaki bir gazeteciyi “ciğer okuyan adam” diye etiketlemek tam bir tabloid ucuzluğu…

Memlekette hayat pahalılığı diye bir şey yokmuş gibi davranmak, emeklinin geçim derdini yok saymaketin, sütün, sebzenin, hele hele kiraların fahiş fiyatlarını görmezden gelmek... Bu nasıl bir zihniyet, nasıl bir körlük anlayabilmiş değilim. Milyonlarca insan market poşetini doldurmakta, faturaları ödemekte, ev kirasını karşılamakta çırpınırken, ekranlarda tek dert “ABD İran'ı bu gece mi vuracak?” sorusu olmuş. Bugün açlık sınırı 30 bin TL'yi aşmış, yoksulluk sınırı 100 bin TL'yi geçmiş, en düşük emekli aylığının 20 bin TL civarında kalması önemsiz bir detaymış gibi.

Değerli dostlar, Allah'tan zamanında bir evimiz olmuş, yoksa iki emekli maaşıyla geçinmek artık imkânsız bir hal almış durumda.

Bir yanda gerçek gündem hayatta kalma mücadelesi, diğer yanda yapay gündem hiç gelmeyen bir savaşın “acaba bu gece mi?” nakaratı.

CNN Türk’ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm: “ABD İran’ı bu gece mi vuracak? O gece bu gece mi?” - Resim : 6

Objektiflik iddiası, reyting gerçeği karşısında eriyip gidiyor. Bu döngü önceki gece Meksika'da Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) elebaşı El Mencho'nun öldürülmesiyle sekteye uğradı.

Ve tesadüf o ki; Kartellerin sokağa çıkma yasağı ilan ettiği, havalimanlarına giden yolların kapatıldığı, turistik bölgelerin bile barikat ve yangınlarla çevrildiği o kaos saatlerinde, yılların gazetecisi Cüneyt Özdemir tam da bir habercinin rüyası olan “haberin göbeğine” düşmüştü.

CNN Türk’ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm: “ABD İran’ı bu gece mi vuracak? O gece bu gece mi?” - Resim : 7

Otelde mahsur kalan, Özdemir, otel odasından bize oradaki olayları anlattı.

Otel odasının balkonundan ya da terasından bir görüntü vermeden! Düşündürücüydü…

Ahmet Hakan’ın neden “Cüneyt, bize biraz etrafı göster” diye sormadığını merak etmedim değil hani?

Oysa Hakan, sahadaki muhabirlerinden sıkça bu ve benzer isteklerde bulunmaktaydı. Neden Cüneyt Özdemir’den böyle bir istekte bulunmadı?

Gerçekten düşündürücü, hatta rahatsız edici bir durum.

Olayların tam göbeğinde, sahada olan bir gazetecinin üstelik Cüneyt Özdemir gibi deneyimli ve “görmeyi” alışkanlık haline getirmiş birinin yaşanan kaosu yerel televizyon kanallarından, izleyip yorumlamak zorunda kalması nasıl açıklanır? İnanın şaşırdım!

Özdemir, Meksika’daki olaylara ilişkin Hürriyet’te yayınlanan değerlendirme yazısını ise şu cümleyle bitiriyordu: “Bir ara otelden çıkıp şehre gidip çekim yapsam mı fikri aklıma düşüyor. Mavi’yle bakışıyoruz. ‘Hadi yatalım oğlum’ diyorum!”

Rahmetli Mehmet Ali Birand’ın “32. Gün” ekolünden yetişmiş, dünyanın en sıcak bölgelerinden yayın yapmış ve gerçeği gözler önüne sermiş bir isim olan Cüneyt Özdemir böylesi bir olayda oğluna dönüp “Hadi yatalım” diyor.

CNN Türk’ün savaş aşkı! Her akşam aynı alarm: “ABD İran’ı bu gece mi vuracak? O gece bu gece mi?” - Resim : 8

Yılların saha haberciliğinden kalan o tutkunun yerini ‘babalık içgüdüsünün’ alması mıdır, yoksa başka bir etken mi devreye girmiştir; doğrusu bilemedim.

Habercilik mirasıyla çelişen bir tezat… Her halükârda düşündürücü!

Ve son söz:

Habercilik, bazen tehlikenin tam ortasına atılmayı gerektirir; ama bazen de bir çocuğun gözlerine bakıp “hadi yatalım” diyerek geri çekilmek, mesleğin en dürüst sınırını çizmektir. NOKTA…

Ancak televizyon ekranlarında her gece “bu gece mi vuracak?” diye reyting kovalayan CNN Türk, o gerçek tehlikenin ortasında mahsur kalmış gazetecisinden neden bir balkon görüntüsü, bir sokak manzarası, bir anlık cesur kare bile koparamadı? İşte orada eleştiri başlar: Tehlike uzaktayken kahramanlık satmak kolay, tehlike kapıya dayanınca ise “ilk bilen siz olun” sloganı birdenbire sessizliğe gömülüyor.

‘Ekran Kedisi’ne ulaşmak için: [email protected]

YORUMLAR

  • 0 Yorum