Deistlik bir ‘milli güvenlik’ sorunudur

Peygamberi ve dini devre dışı bırakan inanış, Deizm'dir. "Bir yaradan var ve aslolan, buna inanmaktır" felsefesi, yeni bir şey değil aslında. Ancak Müslüman ülkelere dayatılan bu inanç, ne hikmetse, Hıristiyan ülkelere dayatılmıyor.

Deistlik bir ‘milli güvenlik’ sorunudur

Peygamberi ve dini devre dışı bırakan inanış, Deizm'dir. "Bir yaradan var ve aslolan, buna inanmaktır" felsefesi, yeni bir şey değil aslında. Ancak Müslüman ülkelere dayatılan bu inanç, ne hikmetse, Hıristiyan ülkelere dayatılmıyor.

Deistlik bir ‘milli güvenlik’ sorunudur
07 Aralık 2019 - 10:00

Çünkü Müslüman'ın dininden ve Peygamberinden ayrılması gerekiyor. Türkiye'de son 20 yıldır "Nurcular" ne yazık ki hep "Deistliği" anlattılar. "Önemli olan inanmak!", "Yahudi ve Hristiyanlar da inanıyor!" gibi saçma sapan söylemlerle, önce "İslam'ın tek hak din" olma özelliğinin üstünü çizdiler.

Gülen'in başını çektiği "Dinlerarası Diyalog" masalı, "İbrahimi Dinler" veya "Üç büyük din" gibi söylemlerle,1998'de "Papa'ya verilen mektup"la alenileşti, halen Gülen'siz olarak proje yürüyor.

Ve ne yazık ki, iktidar bu işten çekilmiş değil. Medeniyetler İttifakı Eşbaşkanı, Sayın Erdoğan'dı. Bu görevi bıraktığına dair, şuana kadar bir şey duymadık. Bıraksa bile  Diyanet, "Diyalog"u sürdürüyor.

Alevilerin evlerine çarpı atıldığını seyreden Diyanet, Alevi Dedeleri ile bir "masa" kuracağına, Papaz ve Hahamlar'la toplantı yapmaya devam ediyor. Kısacası küresel proje olan "Dinlerarası Diyalog" ülkemizde tam gaz ilerliyor.

Kendi birliğimiz için, hem de Müslüman olan alevilerle diyalog, neden düşünülmez, bu da ayrı bir makale konusu...

"15 Temmuz" şokunun sonucu olarak dindara ve  dine karşı toplumda, müthiş bir alerji oluştu. Oluşan boşluğu bir el, Ateistlik ve Deistlik ile dolduruyor. Adeta İmam Hatip'e giden "Deist" düz liseye giden "Ateist" oluyor.

Çok acı ama gerçekler böyle...

Bir de iktidarın yanlış politikaları ve "dinlerini çok az bir menfeate satan" bazı "cemaat ve tarikatların", bu iktidar etrafında pervane olmaları, iktidar uğruna yanlışa "doğru" demeleri, batıla "hak" demeleri, hem alerjiyi artırdı, hem boşluğu...

"Yolsuzluk, hırsızlık değildir!" söylemleri, insanları "dinden-imandan" çıkardı.

Türkiye'de artık hiç kimse eskisi gibi değil. "Dinciler" ve "sahte dindarlar" sayesinde Türk milleti, İslam'dan koptu, kopuyor. Dinin siyasete "malzeme" yapılması, din duygularını alıp götürdü. Artık yandaş yazarlar bile "ne oluyoruz" demeye başladılar.

Deistlikten, ateistlikten dert yanar oldular.

Yeri gelmişken ifade edelim ki, "Aeist" ile "Ateist" arasında, iman noktasında hiç fark yoktur. Deist, peygambere ve dine inanmıyor, tanrıya inanıyor, Ateist ise hiç bir şeye inanmıyor. İkisi de imansızdır, İslam'sızdır, ölse namazı kılınmaz.

Gülengiller/Nurcular ne diyorlardı, önemli olan "inanmak"...

Sen bir yaratıcıya inan da, gerisi önemli değil! "Allah katında din İslam"mış filan takma, Papazlarla "dost ol" yeter ki! Varsın ayette, "Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyiniz" buyursun!

Yedikleri nane bu!

Türkiye, ABD ile yol yürüdükçe, FETÖ'den kurtulması hiç ama hiç mümkün değil. Kimse kendini kandırmasın! FETÖ demek ABD demek, CIA demek... Ve sanmayın ki, diğer Nurcular "Diyalogcu" değil. Hepsinin zihninde, "Yahudi ve Hıristiyanlar da cennete girer" inancı var. Çünkü bu inanç, Nursi ile hazmettirildi.

Amerikalı Tarihçi ve gazeteci yazar William Engdahi "Tanrıların Gazabı/Kaybolan Hegemonya" kitabında CIA ile FETÖ ikilisinin asla kopmayacağını söyler ve şöyle der:

" CIA taraından desteklenen Gülen Türkiye'deki okulları ve yurtları arayıcılığıyla ahtapot kollarını açarak Orta Asya'ya yayıldı. CIA VE NATO, Afganistan üzerinden Orta Asya'da eroin laboratuvarları kurmakla ve transit güzergahlar yaratmakla meşgüldü.... Her yerde okulları olan böylesine "dini" görünümlü bir hareket, eroin için mükemmel bir örtü görevi görüyordu."

Elin Amerikalısı bile olayı gördü de, bazıları halen görmedi. Tepemize onca bomba yağdı, yine de akıllanmadık. Bir Suat Yıldırım vardı, bir Mehmet Aydın vardı, neredeler bu isimler? İnsanımızı "diyalog"la uyuşturan, o meşhur Abant'çılar sessizliğe mi gömüldüler!

"Vahiy mi üstün, akıl mı!" oylaması yapan, o "içimizdeki beyinsizler" neredeler şimdi? Vahyi sıfırla çarptığını sanan o akılsızlar, evlatlarımız şimdi "deist" olurken, neredeler?

İktidarın mı, başka güçlerin mi kanatları altındalar!

İcmal Derneği'nin Türkiye genelinde "kaybolan değerlerimiz" konulu panelleri devam ediyor. Ta 90'lardan beri, "Milli ve Dini Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler"i İcmal olarak, anlatmaya ve bertaraf etmeye çalışıyoruz.

Üstadımız Prof. Dr. Haydar Baş'ın "İslam, Türk'ün milli dinidir" tespitine, ikaz ve irşadına, her zamankinden daha muhtacız. Evlatlarımız elimizden çıkıyor. Gençlik büyük tehlike altında. İnsanımız, değerlerinden koparıldı.

Bu bir "milli güvenlik" sorunudur. Coğrafyanda büyük tehditlerle karşı karşıya iken, deist veya ateist olmuş gençlerle sen, ülke koruyamazsın. Çünkü "şehitlik ve gazilik"  inancı, Türk'ü yenilmez kılan, iki silahtır. Ve sen, bu silahları kaybetmek üzeresin!

 Şehitlik inancına ilk bombayı, Sait Nursi bırakmıştı, Hıristiyan Anazak'lara "şehit" diyerek, unutma. Bir şey daha diyeyim son olsun;

Gençlerimiz "ateist"  ve "deist" olurken, sevinen gafiller görüyorum. Bir de bazırları "vatan-millet" edebiyatı yapar, sözde "ulusalcı" takılırlar. İnançsız bir nesille, neyi, nasıl koruyacaklarsa...
Yusuf Karaca
yusufkaraca @ yenimesaj.com.tr

Bu haber 503 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum