Erdoğan'ın rüyası gerçek olurken

Erdoğan karşıtı muhalefeti birleştirebilecek bir CHP’nin olmaması, Erdoğan’ın bir dönem daha seçilmesi için önemli bir engelin ortadan kalkmış olması demek.

Erdoğan'ın rüyası gerçek olurken
27 Mayıs 2026 - 11:43

Zaten bu oyunun kurulmasının nedeni de açıktı: İç kavgalarıyla felç olmuş, miting yapamayan, aday belirleme konusunda sıkıntılar yaşayacak bir CHP isteniyordu!

Erdoğan’ın rüyası gerçek olurken
CHP Genel Merkezi'ne 24 Mayıs'ta yapılan polis müdahalesinin ardından binadaki Özgür Özel posteri indirildi

T24’ten Hasan Cemal ve Gökçer Tahincioğlu’na konuşan CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel“Artık iki CHP var. Atanmış CHP ve seçilmiş CHP” dedi.

 

Saray yargısının CHP’nin başına tayin ettiği Kemal Kılıçdaroğlu ise zamanında elleriyle seçtiği Parti Meclisi ile Disiplin Kurulu üyelerinin göreve başlatılması için İcra Dairesi’ne ricacı oldu.

Talebi ikiletilmedi: Böylece CHP’nin önemli iki organı da tıpkı genel başkanı gibi bir önceki kurultayı kaybeden ekip tarafından temsil edilecek.

Öyle görünüyor ki Özgür Özel gibi Kemal Kılıçdaroğlu da “partiyi bırakmama” konusunda kararlı.

Kılıçdaroğlu’nun partiyi hızla kurultaya götürerek bu kargaşayı bitireceğini düşünenlerin yanıldıklarını şimdiden söyleyebilirim.

Kılıçdaroğlu gidici değil; tam tersine partide kalıcı olmak için Saray’da tezgâhlanan yargı darbesinin içinde yer almakta tereddüt etmedi.

Onun için de normal şartlarda kaybedecekleri bir kurultayı toplamayacakları şimdiden söylenebilir.

Kurultay, il örgütleri değişip, delegeler “garantili isimlerden” belirlenene ve yeniden seçileceklerini garanti eden bir kurultay atmosferi oluşana kadar toplanmayacaktır.

Bunları söylerken tereddüt etmiyorum çünkü Kılıçdaroğlu ve hempaları, böyle düşünmüyor olsalardı, bu işin en başından siyasi intiharları anlamına gelecek bu darbenin içinde yer almazlardı.

Niyetleri partiyi bir kez daha kaybetmelerine neden olacak bir kurultayı toplamak değil.

Öte yandan Saray darbesiyle devrilen seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel de T24’e, “Partiyi bırakmayacağız. Bırakırsak, biz yokuz dersek yüzde 5, yüzde 3’ün altında oy alabilir bunlar. Baskın seçimden de kimse endişe etmesin, adayımızı gösterir yüzde 60 oyla seçiliriz. Ama biz gidersek CHP tarihi, logosu, markası sarayın atadığı bir yönetimin elinde kalır, nasıl bırakalım” diyor.

Özel ve ekibi, Kılıçdaroğlu’nu kurultayı bir an önce toplamaya zorlamaya çabalayacaklar ancak yukarıda saydığım nedenlerle bu pek mümkün görünmüyor.

Bu süreçte işin içine yine yargının girmesi de gerekebilir ki o yargının ne yönde karar vereceğini tahmin etmek de zor değil.

CHP’deki partiye sahip çıkma kavgasının seçime kadar sürmesi ise kuşkusuz ki Recep Tayyip Erdoğan’ın rüyalarını süslüyor olmalı.

Saray’ın, yargıyı da kullanarak bu oyunu kurmasının nedeni buydu zaten: İç kavgalarıyla felç olmuş, miting yapamayan, aday belirleme konusunda sıkıntılar yaşayacak bir CHP!

Erdoğan karşıtı muhalefeti birleştirebilecek bir CHP’nin olmaması, Erdoğan’ın bir dönem daha seçilmesi için önemli bir engelin ortadan kalkmış olması demek.

Onun için partiyi darbecilerden geri almak için atılacak her adımda bir yargı engelinin çıkacağını da şimdiden söyleyebilirim.

Bu tablo seçenekleri azaltıyor.

Birinci seçenek parti içinde kalıp Kılıçdaroğlu’nu zorlayarak kurultaya götürmek ki kolayca sonuç alınabilecek bir seçenek değil.

Erdoğan’ın seçime yeniden girebilmesini sağlamak için seçimin öne alınacağını da varsayarsak “parti içinde mücadele” için zaman hayli dar.

Bir diğer seçenek ise ayrılıp bir parti kurmak.

Yeni kurulacak bir partinin bu kadar kısa bir sürede sonuç alabilmesi, çok yüksek sayıda CHP’li milletvekili, belediye başkanı, il ve ilçe örgütünün bu yeni parti çatısı altına hızla girmesine bağlı.

CHP’nin seçilmiş yöneticilerinin örgüt üzerinde böyle bir güçleri var mıdır, bilmiyorum.

Şu andaki tablo, bu işten kârlı çıkacak tek kişinin Recep Tayyip Erdoğan olduğu.

Bunun önüne geçebilecek tek kişi Kemal Kılıçdaroğlu.

Kılıçdaroğlu gecikmeden kurultayı toplayıp, CHP’yi yeniden rayına sokmanın yolunu açmazsa Erdoğan’ın planlarının bozulması mümkün değil.

Kılıçdaroğlu bunu yapar mı derseniz, hiç ümitlenmeyin derim.

Normal olarak kazanabilecek adayları engelleyip Erdoğan’a bir beş yıl daha armağan ettikten sonra insan içine çıkmaması gereken bir adamın, büyük bir pişkinlikle işi buralara kadar vardırmasına bakın, tıynetinin değerini ölçersiniz.
 

Mehmet Y. Yılmaz

[email protected]


YORUMLAR

  • 0 Yorum