Evrenin bir yerleşim planı mı var?

Son yapılan gözlemlerde, çok uzaklarda bir grup galaksiyi birbirine bağlayan bir kozmik ağın görüntülendiği bilgisi medyada yer aldı. 12 milyar ışık yılı uzaklıkta olan bu galaksi kümesinin, ağlar aracılığıyla birbirine bağlandığı ilk kez görüntülenmiş oluyor

Evrenin bir yerleşim planı mı var?

Son yapılan gözlemlerde, çok uzaklarda bir grup galaksiyi birbirine bağlayan bir kozmik ağın görüntülendiği bilgisi medyada yer aldı. 12 milyar ışık yılı uzaklıkta olan bu galaksi kümesinin, ağlar aracılığıyla birbirine bağlandığı ilk kez görüntülenmiş oluyor

Evrenin bir yerleşim planı mı var?
16 Şubat 2020 - 11:00

Gökbilimciler son 50 yıl içinde gelişmiş teleskoplarla evreni tararken evren algımızı değiştirecek birçok şey keşfettiler.

Gördükleri önemliydi ama sonra anladılar ki, göremedikleri gördüklerinden çok daha fazla önemliydi!

Edwin Hubble, 1923 yılında uzak yıldızları incelerken onların bir başka yıldız kümesine ait olduğunu farketmişti.

O güne kadar yalnızca kendi galaksimiz olan Samanyolu'nu biliyorduk, başka bir galaksinin varlığından haberimiz yoktu. Sonraki yıllarda, ardı ardına yapılan gözlemler ile çok sayıda yeni galaksiler keşfedildi.

Bilim insanları için artık evrenin gizemli kapısı açılmıştır.

Fritz Zwicky, İsviçreli bir fizikçi ve astronom, 1935 yılında Coma Galaksi kümesini incelerken bir şeylerin ters olduğunu fark eder.

Yaptığı hesaplara göre, Coma Galaksi kümesini meydana getiren 1000 dolayındaki galaksi, mevcut görünür kütlesiyle, onları bir arada tutacak güçte bir kütlesel çekim üretemez. Üstelik bu galaksiler, bir merkez etrafında büyük hızlarla dönmektedir. Bu durumda, kümede bulunan galaksilerin koparak uzaya savrulması beklenir.

Ama savrulmazlar. Bulgular, kütlesel çekim sağlayan ama görünür olmayan bir maddenin varlığını işaret etmektedir ve Zwicky'ye göre o "karanlık" bir maddedir.

Aradan 40 yıl geçer.

Amerikalı astronom Vera Rubin ve meslektaşları, düzinelerce galaksiyi inceledikten sonra Zwicky'i haklı çıkaracak bulgulara ulaşırlar. Özellikle spiral yapılı galaksiler, karanlık ve yoğun bir yapının içine gömülü gibi durmaktadır.

Rubin ve ekibinin yaptığı hesaplara göre, galaksilerin bir arada olabilmesi için gerekli olan kütlenin yüze 84'ü görünmeyen karanlık maddeden oluşurken görünür olan bölüm ise toplamın yalnızca yüzde 16'sını oluşturmaktadır.

Vera Rubin kimdir derseniz, aşağıdaki ilk resimde onun ilk yıllarındaki çocuk heyecanını ve ikinci resimde de, onun son dönemlerdeki huzurlu halini görüyorsunuz.

 

Vera Rubin, kozmoloji tarihinde ardında iz bırakmış bir bilim insanı. 1948 yılında, Vassar Üniversitesi’nden fakültesinin tek kadın öğrencisi olarak mezun olur. Princeton Üniversitesi astronomi bölümüne yaptığı başvuru kadın olduğu gerekçesi ile kabul edilmez. Daha sonra Cornell Üniversitesi’nden kabul alır ve yüksek lisansını orada tamamlar.

O, erkek egemen yapının hakim olduğu bir zamanda ve erkek egemen bir bilim alanında, karanlık maddenin varlığını kanıtlayarak evreni bizler için aydınlatan öncülerden biridir. Bu olağanüstü bilim insanı, Nobel Ödülü'ne bir adım yaklaşmışken 2016'nın Aralık ayında yaşama veda eder. Biliyorsunuz Nobel Ödülü yalnızca hayatta olanlara verilmektedir.

Karanlık madde ağları

Vera Rubin, özellikle galaksilerin dönüş hızlarıyla ilgili yaptığı çalışmaları ile tanınır.

Galaksi içindeki yıldızların güçlü bir merkez etrafında döndüklerini söylemiştik. Bu merkez, Samanyolu galaksisisinde olduğu gibi çok güçlü çekim etkisine sahip bir karadelik olabilir. Böyle bir sistemde merkeze yakın konumdaki yıldızların daha hızlı, uzaktakilerin göreceli olarak daha az hızlı dönmesi beklenir.

Vera Rubin, tüm yıldızların, galaksi diskine yapışmış gibi aynı hızda dönmekte olduklarını farkeder; sanki bir şey onları çok kuvvetli bağlarla bağlayarak paketlemiş gibidir.

Gözlemler tekrarlandıkça bu durumun diğer galaksiler ve galaksi kümeleri için de geçerli olduğu görülür.

Bilim insanları bu gizemi anlamak için teleskopları ile erken evrene bakarlar.

İlginçtir, erken evrende galaksiler ve galaksi kümeleri rastgele değil, belli bir düzen içinde konumlanmıştır ve evren genişledikçe, aynı düzende konumlarını korumaktadırlar.

Gözlemler, ipuçları, hesaplar ve öngörüler, bir bilgisayar simulasyonuna dönüştürüldüğünde çarpıcı, süngerimsi bir evren dokusu ile karşılaşılır.

Vücudumuzu saran damar sistemi gibi, galaksiler ve galaksi kümeleri, görünür olmayan bu lifler ve ağlarla birbirine bağlıdırlar. Dahası, bazıları milyar ışık yılı uzunlukta kalın ağlar biçimini almıştır.

Bu evrenin kendi dokusudur ve sorumlusu da karanlık maddedir.

Bilgisayar simulasyonu ile elde edilen kozmik ağlar ve ağ kesişim noktalarındaki galaksi kümeleri

Galaksilerin oluşumu

Daha sonra kozmik ağların, galaksilerin oluşumuna dönük ipuçları barındırdığı anlaşılır.

Bilim insanları yeniden teleskopların başında geçerek bir kez daha erken evrene bakarlar. İşin sırrının orada gizli olduğunu bilmektedirler. Görünür olmasa da karanlık maddenin geride bıraktığı izler onları galaksilerin oluşumuna götürecektir. Öyle de olur.

Büyük Patlama sonrası karanlık madde, kuantum salınımları sonucu iplikçiklere dönüşüyor ve gazlar bu iplikçikler etrafında yoğunlaşıyor. Gaz ve toz zamanla sıkışarak, Büyük Patlama'dan 200 milyon yıl sonra, karanlık maddenin de katkısıyla ilk yıldızlar ortaya çıkıyor.

Evren genişlemeyi sürdürürken bu esnek yapılı lifler uzayarak ağlar şeklinde tüm evreni sarıyor. Ağların birleştiği noktalarda karanlık madde kümeleniyor ve ilk yıldızlar buralarda toplanarak ilk galaksileri oluşturuyor. Bunlar olurken Büyük Patlama'nın üzerinden 1 milyar yıl geçmiştir.

Ardından yakın galaksiler, bu kozmik ağlarla bağlanarak galaksi kümeleri ortaya çıkıyor.

Evrenin bir yerleşim planı mı var?

Bu kozmik ağlar evrenin bir tür otoyolları gibi.

Nasıl ki Dünya üzerinde şehirler ve onlara malzeme taşıyan yollar varsa, evrende de kozmik ağların kesiştiği merkezlerde kümelenmiş galaksiler bulunuyor. Bu kozmik otoyollar boyunca gaz ve toz malzeme taşınarak galaksilerin büyümesi sağlanıyor.

Kova yıldız kümesinde görüntülenen karanlık madde ağları

Bu ağları doğrudan görmek mümkün değil, kütlesel çekim etkisi dışında, arka plandaki parlak kaynaklardan gelen ışık izlenerek bu ağların varlığı anlaşılabiliyor.

Son yapılan gözlemlerde, çok uzaklarda bir grup galaksiyi birbirine bağlayan bir kozmik ağın görüntülendiği bilgisi medyada yer aldı. 12 milyar ışık yılı uzaklıkta olan bu galaksi kümesinin (Kova takımyıldızı), ağlar aracılığıyla birbirine bağlandığı ilk kez görüntülenmiş oluyor.

Bu kozmik ağların varlığı, galaksilerin oluşumu ile ilgili öngörüleri de doğrular nitelikte.

Daha yanıtlanması gereken çok soru var.

Görülüyor ki evrenin bir imar planı var; bunun tasarımcısı, uygulayıcısı ve yöneticisi ise karanlık madde!


Kaynakça:

https://www.theguardian.com/science/2019/oct/03/scientists-observe-mysterious-cosmic-web-directly-for-first-time

https://www.theguardian.com/science/2017/jan/01/vera-rubin-obituary

https://t24.com.tr/yazarlar/gunec-kiyak/evrenin-karanlik-yuzu-karanlik-madde,22162
Güneç Kıyak

T24 Haftalık Yazarı

Güneç Kıyak

[email protected]

Bu haber 276 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum