Gerilim hattı

Kartal’a bir şok da Erzurumspor’dan geldi. Maçın daha 33. saniyede Erzurum’un golüyle başlaması Beşiktaş için şanssızlıktı.

Gerilim hattı

Kartal’a bir şok da Erzurumspor’dan geldi. Maçın daha 33. saniyede Erzurum’un golüyle başlaması Beşiktaş için şanssızlıktı.

Gerilim hattı
23 Ocak 2020 - 10:07

Sonra karşılıklı gol yağmuru izledik. Aslında hiç de fena oynamıyordu Siyah-Beyazlılar. Kartal’ın bir golü de skandal ofsayt kararıyla VAR’dan döndü. Yine de skor 2-1 Beşiktaş’ın lehine geldiğinde ümitlendi Siyah-Beyazlılar. Ama ardından Beşiktaş’ın savunma hatalarını değerlendiren Erzurum’un golleri gelince Siyah-Beyazlılar için Türkiye Kupası defteri de kapanmış oldu.

Beşiktaş’ta herkes inanılmaz gerilmiş halde; taraftarı, futbolcusu ve hatta yönetimiyle. Özellikle Sivas mağlubiyetinin ardından daha bir arttı bu gerginlik. Tamam Sivas zaten ligin lideriydi ve sağlam bir takımdı. Ama Beşiktaş’ın bir türlü istenilen oyun düzeyine ulaşamaması, kazanmakta hep zorlanması, dahası kendisinden büyük işler beklenen oyuncuların istenenin çok uzağında kalması daha bir göze batıyor şimdi. Buna bir de transfer ile ücretlere getirilen limitler ve yabancı kontenjanı nedeniyle Beşiktaş yönetiminin takıma takviye yapmakta çok zorlanmasını ekleyelim. Üstelik Beşiktaş’ın yardım alacağı, sırtını dayayacağı hiçbir güçlü türlü çeşitli destekçisi de yok.

Buna karşın her ne kadar var olan tablonun sorumlusunun yeni yönetim olmadığı, eski yönetimin Beşiktaş’ı çıkılmaz bir yola soktuğu aşikar ise de taraftar işlerin bir an önce düzelmesini istiyor. Yani sabırsız ve mutsuz. Çünkü onlar taraftar. Tek istedikleri takımlarını güçlü görmek. Hiçbir menfaat gözetmeden en candan üzülen her zaman onlar değil mi zaten. Ne var ki bozulan işler bir iki ayda düzeltilemiyor. Biraz sabır göstermek şart. Ama Beşiktaş gibi büyük kulüpler her sezon olası en iyi sonucu almak ister. Var olan koşullarda en iyisini yapmak ister. Baştan havlu atmaz. Bu yüzden Beşiktaş için bu sezon da kaybedilmiş bir sezon olarak kabul edilemez.

Çözüm var

Evet, transfer için çaba harcanmalıdır ve en geç haziranda yeniden ve köklü bir yapılanmaya gidilmelidir. Ama diyelim ki bugün var olan kadroyla devam etmek zorunda kalındı. Yine çözüm üretmek mümkün. O da eldeki oyuncuları yerli yerinde ve en iyi şekilde kullanmak. Çünkü nokta transfer yapılamıyorsa eğer sırf yapmış olmak için transfer yapmak hiçbir işe yaramaz. Sadece yeni bir dert getirir o kadar.

Benim takımda üretkenliği artırmak için aklıma gelen -zaten iki buçuk yıldır sürekli söylediğim gibi- orta alanın yaratıcılığını yükseltmek. Top kullanma becerisini, moda deyimle geçiş oyunu becerisini yükseltmek. Takımın merkezini oraya çekmek. Yoksa iş kanatlardan şişirme toplara kalıyor ki, bu da işi tamamıyla şansa bırakmak demek. Bunun için de risk alıp Oğuzhan’ı mutlaka merkeze koymak gerek. Form durumu falan diyebilirsiniz belki ama inanın Oğuzhan’sız çözüm çok daha büyük risk. Geçmişte denenmiş, şampiyonluklar getirmiş bir çözüm bu üstelik. Ne ki pas alışverişi yapabilecek yani aldığı pası doğru dürüst bir başka arkadaşına aktarabilecek, akışkanlığı sürdürebilecek kanat oyuncuları da elzem. Mesela Adem Ljajic ve N’Koudou. Ve tabi Gökhan Gönül bu işi pekâlâ yapabilirler. Ayağı top yapan oyuncuları birlikte kullanmak şu noktada çok önemli bence. Yoksa bu haliyle Beşiktaş topla daha çok oynayan, daha çok şut atan, daha isabetli pas yapan fakat net pozisyon üretemeyen ve sonuca gidemeyen, giderek oyuncularının performansı düşen bir takım olmaya mahkûm gibi gözüküyor. Yani kısa vadeli çözüm olarak, Beşiktaş taraftarının kulübün getirildiği şu zor koşullarda takıma sahip çıkması, futbolcuların sakin olup kendilerine yapılan eleştirileri futbollarıyla cevaplamaları, teknik kadronun da cesaretle oyun anlayışında ve kadroda yeni çözümler araması gerek. Çünkü her zaman her zorlukta bile bir çözüm vardır.
Cumhuriyet Gülengül Altınsay

YORUMLAR

  • 0 Yorum