Her yer suç mahalli

Hatay'da tarım arazilerinin inşaata açılmasından imar yolsuzluklarına, devlet görevlilerin karıştığı ihale yolsuzluklarından koruma alanlarının tahribatına kadar pek çok konudaki haberleriyle belki de yüksek mevkidekilerin en sevmediği gazetecilerden Halit Basık. Enkaz altından çıkardığı aile üyelerini defnetti elleriyle. Çocuklarını ve eşini Ankara'ya yerleştirdikten sonra şimdi tekrar memleketine dönüyor, kaldığı yerden mesleğine devam etmek için

Her yer suç mahalli
19 Şubat 2023 - 10:28 - Güncelleme: 20 Şubat 2023 - 09:56

Kahramanmaraş merkezli depremde hayatını kaybeden basın sektörü çalışanı sayısı ben bu yazıyı hazırlarken yirmi dörde yükselmişti. Kendileri de depremzede olmalarına rağmen Diyarbakır'dan ivedilikle bölgeye ulaşan meslektaşlarımız olmasaydı pek çok şeyi gecikmeli öğrenecektik. Şu günlerde klişe bir cümle oldu ama, deprem bir kez daha bağımsız medyanın ne kadar gerekli olduğunu öğretti. Deprem sadece sevdiklerimizle bağlarımızı değil, enkaz altında kalan gazeteciler ve çıkardıkları gazetelerle birlikte hafızamızın da büyük bir bölümünü sildi süpürdü.

Belki de yeni sayıları bir daha çıkmayacak bu gazetelerin varsa internet sayfaları üzerinden 6 Şubat 2023 tarihinde geri giderek neler olduğunu öğrenebiliyoruz. Mesela bir kolunu enkaz altında bırakarak kurtulabilen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) İskenderun temsilcisi Akın Bodur'un Hatay Havaalanı Tartışması haberiyle, havaalanının altından geçen deprem fayından haberdar olmuştuk. Antik Kentin Üzerine Otel  haberiyle, yıllarca sürecek bir kazıyla gün yüzüne çıkartılabilecek Antik Antiokheia kentinin kalıntılarının olduğu SİT alanının nasıl on beş günde derecesi düşürülüp inşaata açıldığını öğrendik. Umarım Turizm Bakanı Mehmet Ersoy'un dün yaptığı, "Hatay ve Antakya için bir kültür yolu rotası oluşturacağız. Bu rotalar dahilindeki bütün tescilli yapıların tamamını ayağa kaldıracağız. Tamamen yıkılmış olanları kurtarabildiğimiz parçalarıyla birlikte rekonstrüksiyon şeklinde ayağa kaldıracağız. Burada yeni bir hikâye yazmamız gerekiyor. Bu hikâyenin kültür, gastronomi ve turizm ağırlıklı bir hikâye olması gerekiyor," açıklamasının sonucu da böyle olmaz.

Halit Saltık (solda) dönemin Hatay Valisi Ercan Topaca'ya SİT alanına yapılacak otelle ilgili bilgilerini paylaştığında kendisine, "Otel inşaatıyla ilgili bazı şeyler var, ne senin ne de benim gücüm yeter," dediğini söylüyor. Alana inşaat ruhsatı verilmesi üzerine Basık, konuyu yargıya yansıttı.

Onuncu Köy gazetesinin muhabirlik de yapan sahibi Halit Basık'ın haberlerinden, 2013 yılında tamamlanan 250 daireli Rönesans Rezidans'ın nasıl yolsuzluklarla zeytinlik alan üzerine yapıldığını öğrendik. Basık, yeğeni ve çocuğunu, kardeşinin eşini enkaz altından çıkartıp defnettikten sonra iki küçük kızı ve eşiyle birlikte şimdi Ankara'da. Kızlarını okula kaydettirdikten sonra yeniden Hatay'a, işinin başına dönmeyi planlıyor. "Yazılacak, mücadele edilecek çok şey var," diyor.

Basık, "SİT alanında kazı çalışmaları fırçalarla yapılması gerekirken, o alanda iş makinaları, kamyonlar çalıştı. Alanın bazı yerinde kazı bile yapılmadı. Antakya (Antiokheia) kentinin kalıntılarının olduğu alan 3. derece SİT`te kalırken, aynı bölgede otel inşaatının yapıldığı alana çok yakın noktada, 50-60 metre mesafede ve aynı ada içerisindeki birçok parsel ise 3. dereceden 1. dereceye yükseltildi," diyor.

Çoğu ulusal medyada yer bulamayan yerel medyanın haberlerine baktıkça, her şey ne kadar göz göre göre olmuş diyor insan. Yerle bir olan Hatay fotoğrafları, yazılan her yolsuzluk haberinin sonuna kadar doğru olduğunu ortaya koyuyor. 2009'dan bu yana yaptığı haberler nedeniyle hakkında altı yüzden fazla soruşturma açılmış Basık'ın, yüz elli de dava. Arazi yolsuzluğu üzerine yaptığı iki haberde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında verilen bir yıl dokuz ay ve yedi aylık hapis cezaları ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) yaptığı başvuru 2021'de sonuçlanmıştı. AYM, Basık'ın yaptığı iki ayrı haberde kullandığı ifadeler dolayısıyla hakaret suçundan hapis ile cezalandırılmasının Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri ile korunan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlali olduğuna ve başvurucunun yeniden yargılanarak kendisine tazminat ödenmesine hükmetmişti.

Görünen o ki, 2012'de Onuncu Köy'ün ofisine polis baskınıyla bilgisayarların hard disklerine el konması, 2018'de arabasının taranması, reklamlarının kesilmesi, ardı ardına açılan soruşturmalar Basık'ı hiç yıldırmamış. "Ben," diyor Basık, "yağmur nereye yağarsa tarlasını oraya taşıyanlardan değilim."

Bilim insanlarının uyarıları, yapılan haberler… Teorik olarak bilmenin bir sonuç doğurması gerekiyor ama ortaya çıkan tek sonuç, bilginin yerin yedi kat dibine gömülmesi.
 

T24 Haftalık Yazarı

Şengün Kılıç

[email protected]

YORUMLAR

  • 0 Yorum