İdlib'de askeri harekatın başarı şansı ne

Rusya ile müzakereler devam ederken, İdlib’de Türkiye’nin desteklediği Suriye Milli Ordusu’nun bölgesel karşı taarruz başlattığı haberleri gelmektedir.

İdlib'de askeri harekatın başarı şansı ne

Rusya ile müzakereler devam ederken, İdlib’de Türkiye’nin desteklediği Suriye Milli Ordusu’nun bölgesel karşı taarruz başlattığı haberleri gelmektedir.

İdlib'de askeri harekatın başarı şansı ne
20 Şubat 2020 - 19:33

Hava sahasını kontrol eden Rusya’nın hava desteği ile Suriye ordusunun  uyguladığı taktiklerde ve hedef seçimlerinde Rus stratejik zekasının izleri görünmektedir.

Suriye ordusunun taarruzlarının, İdlib şehrinden Türkiye’ye ve Afrin’e uzanan yolların kontrol edilmesini hedeflediği anlaşılmaktadır. Bu hedeflerin Suriye ordusu tarafından ele geçirilmesi durumunda Türkiye, daha ciddi göç sorunları karşı karşıya kalabilecektir.

2 SEÇENEK VAR...

Türkiye’nin İdlib’in içinde gerçekleştirdiği askeri yığınağın öncelikli amacı, Rusya ve Suriye üzerinde caydırıcı (zorlayıcı) bir etki sağlayarak, Suriye birliklerinin Türk gözlem noktalarının gerisine çekilmelerini sağlamaktı. Devam eden müzakerelerde Rusya’nın tutumuna bakıldığında, Türkiye’nin bu amacının en azından şimdilik gerçekleşemediğini ifade etmek mümkündür.

Bu durumda geriye iki seçenek kalmaktadır:

 

Birincisi, Rusya ile uzlaşmaya vararak sorunu diplomasi masasında çözmek.

İkincisi, askeri güç kullanarak Suriye ordusunu Türk gözlem noktalarının gerisine itmek.

Öncelikle ikinci seçeneğe, askeri güç kullanarak Suriye ordusunun çekilmesini sağlamayı amaçlayan seçeneğe bakalım.

Askeri dilde bu tip askeri harekat, karşı taarruz olarak tanımlanır. Karşı taarruz icra etmenin ise şartları vardır. Bu şartların birincisi, öncelikle hasım tarafın taarruzlarının durdurulması ve en önemlisi, karşı taarruzun yapılacağı sahada hava üstünlüğünün sağlanmasıdır.

CİDDİ RİSKLER BULUNUYOR

Suriye’nin hava sahası Rusya tarafından kontrol edildiğine göre, Rusya izin vermediği veya kendi hava gücünü Suriye ordusunu desteklemek için kullandığı süreçte, İdlib’de, yani olası karşı taarruz bölgesinde hava sahasını kullanmak mümkün olamayacak, bu durum ise olası zayiatı artırabileceği gibi başarı şansını da azaltabilecektir.

Bir başka ifade ile, Türkiye’nin İdlib bölgesinde hava üstünlüğü sağlamadan karşı taarruz başlatmasının ciddi riskler taşıdığını söylememiz gerekmektedir ve hava sahasını kullanma imkanı, Rusya’nın inisiyatifine bağlıdır. Rusya’nın hava gücünü bölgedeki Türk askerlerine karşı kullanması ise sorunun boyutlarını büyütecektir.

İdlib askeri harekatı ile ilgili olarak yetkililer şu sorulara da cevaplar aramalıdır:

- Hava üstünlüğünü sağlamadan mevcut askeri güç ile seçilen askeri hedefler elde edilebilecek midir?

- Askeri hedefler elde edildiğinde, arzu edilen siyasi amaç sağlanacak mıdır? İdlib’de arzu edilen siyasi amaç nedir?

- Bu askeri harekatın riskleri ve bedeli nedir? Elde edilecek hasıla bu bedele değecek midir?

O halde İdlib’de en iyi çözüm, sorunun diplomasi masasında çözümlenmesidir.

O halde Türkiye İdlib’de, ABD’nin taleplerine göre değil, kendi çıkarlarının tanımladığı siyasi amaçlarına göre diplomasi masasında Rusya ile müzakere etmelidir.

Bunun için Türkiye öncelikle, İdlib ile ilgili olarak gerçekçi milli çıkarlarını ve siyasi amaçlarını tanımlamalıdır.

Bekli de o zaman Türkiye, milli ve gerçekçi siyasi amacını, askeri güç kullanmadan, diplomasi masasında gerçekleştirebileceğini görebilecektir.

SON SÖZ:

Televizyonlarda İdlib askeri harekatı ile ilgili olarak yorum yapan eski askerlerin, öncelikle askeri talimnamelerin karşı taarruz bölümü ile ilgili, kanla yazılmış maddelerini hatırlayarak konuşmaları, hamasetten uzak durmaları önem kazanmaktadır.

Nejat Eslen

Odatv.com

Bu haber 1146 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum