İhanet dolu bir aşk hikâyesi

İstanbul'da ne tarafa baksak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Binali Yıldırım'ın fotoğrafları eşliğinde şu cümlenin yazılı olduğu pankartları görüyoruz; 'İstanbul bizim için bir aşk hikâyesi.'

İhanet dolu bir aşk hikâyesi

İstanbul'da ne tarafa baksak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Binali Yıldırım'ın fotoğrafları eşliğinde şu cümlenin yazılı olduğu pankartları görüyoruz; 'İstanbul bizim için bir aşk hikâyesi.'

İhanet dolu bir aşk hikâyesi
08 Mart 2019 - 23:21

Yaklaşık 25 yıldır megakenti yöneten AK Parti'nin İstanbul'da yazdığı hikâyenin bir aşk hikâyesi olduğunu iddia etseler de bu hikâyenin her sahnesinde büyük ihanetlere tanık olduğumuzu, çoğu İstanbullu gibi ben de ifade edebilirim.
Bunu Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan da ifade etmedi mi? 'Biz İstanbul'a ihanet ettik' demedi mi?
Ekim 2017'deki bir konuşmasında Erdoğan, İstanbul'un kıymetinin bilinmediğini belirterek, "Biz bu şehre ihanet ettik, bundan ben de sorumluyum" ifadelerini kullanmıştı.
Bu itiraf ortadayken AKP ile İstanbul ilişkisine bir aşk hikâyesi değil, ihanetlerle dolu bir gerilim filmi demek daha doğru olmaz mı?
İstanbul'un siluetine ihanet edildi…
Eskiden baktığımızda şaheser camilerimizi gördüğümüz İstanbul'da şimdi artık bu ecdat yadigârı camilerimiz ucube gökdelenlerin gölgesinde kalmış durumda.
Kontrolsüz göçmen yığınağı da İstanbul'a bir ihanet…
Şubat ayında bir açıklama yapan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, "3-4 ay evvel İstanbul'a gittim, uzun zamandır ziyaret etmemiştim. Gözüme bir şey çarptı. İstanbul Arapça konuşmaya başlamış" ifadelerini kullanmıştı.
Türkiye'de bulunan yaklaşık 4 milyon Suriyelinin bir milyona yakını İstanbul'da bulunuyor. Bunlara diğer göçmenleri de eklediğinizde İstanbul'daki yabancı sayısı daha da artıyor. 
Kentin bazı bölgeleri başta Suriyeliler olmak üzere kontrolsüzce İstanbul'a yığılan yabancılar yüzünden kurtarılmış bölge haline geldi.
Bu ilçelerde adres sormak için Türkçe bilen birini bulmakta zorlanabiliyorsunuz.
Bu ve benzeri nedenlerden dolayı Ak Parti'nin İstanbul'da yazdığı hikaye bir aşk hikayesi değil, ihanet ve entrikalarla dolu bir gerilim filmidir.
İstanbul için gerçekten bir aşk hikâyesi yazılması için ilk atılması gereken adım, İstanbul'a ihanet ettiğini itiraf eden bu siyasi zihniyetin İstanbul'da 31 Mart'ta sandığa gömülmesi olmalı.
İstanbul'da kimin belediye başkanı olacağına bu güzel kentte yapılan ihanetlerin bedelini ödeyen İstanbullular karar verecektir. 
Sağcı olsun, solcu olsun her İstanbullu, kenti bu hale getirenlere gereken dersi vermeli ve ihanet etmeyecek kadrolara İstanbul emanetini teslim etmeli.
Bu noktada Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Selim Kotil, seçmenin önündeki en önemli seçenektir.
İçinden Selim Kotil'i çıkaran BTP kadroları, İstanbul'a asla ihanet etmeyecek yegâne kadrodur. Kotil'in diğer adayların ağzını açık bırakan orijinal projeleri de İstanbul'un tüm sorunlarını gerçekten çözebilecek projelerdir. 
BTP adayı Selim Kotil, İstanbul için bir fırsattır. 
İstanbul'a ihanet eden siyasilere ve ihanet edilirken ses çıkarmayan muhalefet partilerine iyi bir ders vermek için kolay kolay ele geçmez bir fırsattır.
Orhan Dede
[email protected]

Bu haber 611 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum