Kadındır... Bileği yetmezse yüreği vardır...

1996'da Asena'yı İçişleri Bakanı yaptılar...Emniyet Genel Müdürü Alaattin Yüksel'i görevden aldı, Genel Müdür "Alamazsınız" dedi...

Kadındır... Bileği yetmezse yüreği vardır...
07 Nisan 2016 - 08:55
 Bunu Kütahya'da duyunca, programını iptal edip gece vakti ihtiyaç molası vermeden yıldırım gibi Ankara'ya geldi...

Müsteşarı, birim başkanlarını, Genel Müdür yardımcılarını topladı, iki müfreze polis ile sabahın dördünde Emniyet Genel Müdürlüğü'nü bastı...

Herkes ihtilal oluyor sandı...

Odacı gazetecilere "Darbe dedik ama içlerinde bir tek olsun general yok" dedi...

"Kalkmam" diyen Genel Müdür'ün kapısını dağıttılar...

Kendi adayı yeni Genel Müdür'e "Otur, sakın kalkma" dedi...

O da oturdu, bir gün çişe bile gitmedi...

Görev değişikliği yapılmıştı...

*

Meral Akşener şimdi "Asena" olarak MHP Genel Başkanlığı'na aday...

Biraz deli...

Ona "Çelik topuklu efe" de diyorlar...

Sözünü esirgemeyen, zeki, hırslı, kavgacı... İçişleri Bakanlığı sırasında bize çok çektirmişti, ama ben kadınlardan yanayım...

Özellikle MHP gibi tümüyle erkek partisine bir kadının elinin değmesi çok iyi...

Başarabilirse, CHP'de olması gereken değişimi de zorlayabilir...

*

Kırması gereken iki kapı var...

Birincisi; Devlet Bahçeli...

Durum mahkemelik, AKP emrindeki yargı gücünü, iktidarına en büyük desteği veren Bahçeli'den yana kullanıyor...

İkincisi; malum kapı...

"Çelik topuklu Efe" dedi ki:

"25 bin kişi ile Saray'a yürürüm..."

*

Kadındır...

Yüreğinin bir yerinde illaki annelik saklıdır...

"Cumhuriyet devrimlerinden ve Atatürk sevdasından sapamayız" diyorsa doğru diyordur...

*

Babayiğit geçinen bıyıklı erkeklerin kaypaklıkları yüzünden harabeye döndü ülkemiz...

Bir yanımız kadın olsun...

Kadındır...

Bileği yetmezse yüreği vardır...

Bekir Coşkun Sözcü

 

 

*

 

Çelik yelek giymemekle övünen Başbakan

Gurur duyacağına kahrolmalı

Başbakan geçen hafta cuma günü Diyarbakır'daydı.. Polisler 'Çelik yelek giyseniz, böyle bir tedbir alsak' demişler, Başbakan reddetmiş..

Polis akademisi öğrencilerine hitap ederken bununla övünmüş..

(...) Bir ülkenin başbakanı ülkesinin bir kentine giderken polisler çelik yelek öneriyor, o ülkenin halini düşünün..

Terörün boyutunu düşünün..

O başbakan, reddettiği için gurur duyacağına, kahrolmalı..

Davutoğlu ilk defa Diyarbakır'a gitmiyor.. Bakan olarak da gitti, Başbakan olarak da..

Sorum şu..

Kendisine daha önceki gidişlerinde de çelik yelek teklif edildi mi?

Edilmediyse..

Şimdi gerek duyulmasının siyasi sorumlusu kim?

Mehmet Tezkan Milliyet

 

 

*

 

Hep bizim ahlâksızlığımızdan (!)

Muhafazakâr medyanın en ağırlıklı isimlerinden Hayrettin Karaman'a göre "ahlaksızlığın" nedeni özetle şuymuş:

Eskiden ahlakı sağlama görevini âlimler yüklenirmiş. Ancak şimdi ipin ucu "ötekilere" geçmiş. Medya, sanat, reklam, sivil toplum örgütleri hep bu "ötekilerin" elinde olduğu için, âlimlerin etkisi devede kulak kalmış.

Anladınız değil mi, "ötekiler" dediği AKP'ye oy vermeyen, seküler insanlar. Yani bizleriz...

Yahu insaf hocam...

Bu ülkede 13 yıldır dindarlar iktidarda... Medyanın yüzde 90'ı dindar iktidarın elinde. (...) Gezi'ye katıldı diye seküler sanatçılara dizilerde bile rol verdirilmeyip, neredeyse fırından ekmek verilmeyecek hale getirilmiş. Düğüne, nişana çağrılacak müzisyene bile dindar iktidar karar veriyor.

Bu arada Ensar Vakfı olayları falan patlıyor...

Diyeceğim ki... Şu gariban ötekileri bırakıp biraz da yeni zengin dindar "berikilere" baksanız... Belki ahlak düzelir....

Mehmet Y. Yılmaz Hürriyet

 

 

*

 

Darısı başımıza...

Dün "İzlanda Başbakanı'nın adı Panama Belgeleri'nde geçtiği için" binlerce kişi İzlanda da sokaklara döküldü, Başbakan'ın istifasını istedi. Hiçbir vatandaşa devlet güçlerinin şiddet gösterdiği görülmedi.

 Türkiye demokrasinin şartı olarak, siyasi tepkileri sabırla karşılayacak olgunluğa mutlaka gelmelidir!

Güngör Mengi Vatan

 

 

*

 

Paspas yasa...

AKP Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu, A Haber kanalında başkanlık sistemini savunurken şöyle diyor:

"Aslında şimdiki sistem bizim daha çok işimize yarar. Yasama bizim elimizde, yürütme bizim elimizde, yargı bizim elimizde..."

Yanında oturan anayasa profesörü Burhan Kuzu onu gülümseyerek onaylıyor.

Ensarioğlu'nun söyledikleri yanlış mı? Tamamen doğru.

Yasama ve yürütme bir yana... Yargı da AKP'ye bağlanmıştır.

Peki mevcut Anayasa böyle mi diyor?

Elbette hayır... Anayasa'ya göre yargı bağımsızdır.

Demek ki AKP Anayasa'yı takmamış, kendi çıkarı için kendine bağlamıştır.

(...) Demek ki AKP'nin sivil, demokrat ve özgürlükçü anayasa yapma vaadi hikâyedir.

(...) Yeni anayasa projesi tek adam yönetimine ve hukuksuzluğa kılıf arayışıdır.

Melih Aşık Milliyet

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum