Kandil NATO'ya seslendi: DEM ve Öcalan karşı çıktı
Terör örgütü PKK'nın Avrupa yapılanmasının uluslararası aktörlere çağrı yapması, Abdullah Öcalan'ın "çözüm Türkiye içinde olmalı" yönündeki mesajlarıyla çelişti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise NATO'yu eleştirerek Kürt meselesinde demokratik çözüm çağrısı yaptı.
Terör örgütü PKK’nın tasfiye ve silah bırakma sürecinin başlangıcında Abdullah Öcalan, sorunun Türkiye sınırları içinde çözülmesinden yana bir tavır aldı. 21 Nisan’da yapılan görüşmede Öcalan, bu sürece karşı gelenleri dış müdahaleler konusunda uyardı. ABD ve İsrail’in Kürtleri "bağımsız devlet" vaadiyle kendi çıkarlarına göre yönlendirmek istediğini iddia eden Öcalan, çözümün kesinlikle Türkiye içinde aranması gerektiğinin altını çizdi.
ÖRGÜTÜN AVRUPA KANADI TERS DÜŞTÜ
Ancak tüm bu çağrılara rağmen örgütün Avrupa kanadı Öcalan’ın sözünü dinlemedi ve "Terörsüz Türkiye" sürecine karşı uluslararası aktörleri devreye sokmak için harekete geçti.
Zübeyir Aydar ve Avrupa merkezli yapıların öne çıktığı süreçte, Öcalan’ın "dış güçlerden uzak durun" söylemlerine rağmen NATO, Avrupa kurumları ve çeşitli uluslararası kuruluşlara ardı ardına çağrılar yapıldı.
PKK'lı teröristlerin aileleri tarafından kurulan ve Avrupa'da faaliyet yürüten KOMAW adlı dernek, Türkiye'yi Avrupa mercilerine şikayet etti. Dernek, Avrupa ülkelerinin adalet ve dışişleri bakanlıkları başta olmak üzere, Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç gibi uluslararası organizasyonlara sürece dair dosyalar gönderdi.
Öcalan küplere binecek: PKK yine dümeni kırdı
BAKIRHAN’DAN NATO ELEŞTİRİSİ
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise partisinin bugünkü grup toplantısında NATO Zirvesi üzerinden iktidarın güvenlik politikalarını da eleştirdi. Bakırhan, zirvenin "halklara daha fazla özgürlük, demokrasi ve barış vadeden bir toplantı olmadığını" söyledi.
Bakırhan, NATO'nun "savunma ittifakı" olmaktan çıkarak "savaş ve hegemonya aygıtına dönüştüğünü" belirterek, "Bu zirve masaya daha fazla silah, daha fazla cephe, daha fazla gözyaşı getiriyor" ifadelerini kullandı.
Kürt meselesine de değinen Bakırhan, Türkiye'nin önündeki asıl yolun "savaş mimarisine eklemlenmek" olmadığını belirtti. Bakırhan, "Türkiye'nin önündeki asıl yol, Kürt meselesinde çerçeve yasayla barışı hukuka bağlamak, demokratik çözümü gecikmeden hayata geçirmektir" ifadelerini kullandı.
"Barış ve Demokratik Toplum sürecinin" ikinci yılına girmek üzere olduğunu söyleyen Bakırhan, bu süreçte önemli adımlar atıldığını belirterek, "Silahlar yakıldı, Meclis komisyonu kuruldu, komisyonun İmralı ziyareti gerçekleşti. Bunların hiçbirini küçümsemiyoruz. Tam aksine, bu adımların üzerine inşa etmek istiyoruz" dedi.
Meclis'e, iktidara, muhalefete ve siyasi partilere çağrı yapan Bakırhan, meselenin günlük hesaplara kurban edilemeyeceğini söyledi. Bakırhan, "Barış bekletilecek bir dosya değildir. İyi ve hayırlı işlerde acele etmek gerekir. Barış gibi hayati bir işte gecikmek, kötülüğe alan açmaktır" dedi.
ÖCALAN NE DEMİŞTİ
21 Nisan’daki görüşmede Öcalan, fesih ve silah bırakma sürecine karşı çıkanlara yönelik değerlendirmelerinde dış müdahale uyarısı yaptı. Öcalan, ABD ve İsrail’in Kürtleri “ayrı devlet” vaadiyle yönlendirmeye çalıştığını savunarak, çözümün Türkiye içinde aranması gerektiği mesajını verdi.
O dönem kamuoyuyla paylaşılan açıklamada Öcalan’ın en dikkat çeken vurgusu, Kürt meselesinin İsrail, ABD, İran ya da başka bölgesel aktörlerin stratejik hesaplarına bırakılmaması gerektiği oldu. Öcalan, “Stratejik üstünlüğü İsrail’e verelim mi” sözleriyle dış güçlerin sürece dahil olmasının Türkiye ve Kürtler açısından yeni çatışma riskleri yaratacağını ileri sürdü. Ancak buna rağmen PKK'nın bir kanadı Öcalan'ı dinlememekte ısrar ederek uluslararası aktörleri sürece dahil etmeye çalışmayı sürdürüyor.
Odatv.com







YORUMLAR