Kul hakkı yiyenler bunu okumalı

Hiç çekinmeden kul hakkını yiyenlerin ve devletin imkanlarını korkusuzca talan edenlerin okuması dileği ile…

Kul hakkı yiyenler bunu okumalı

Hiç çekinmeden kul hakkını yiyenlerin ve devletin imkanlarını korkusuzca talan edenlerin okuması dileği ile…

Kul hakkı yiyenler bunu okumalı
14 Kasım 2019 - 10:10

Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam adlı kitabında anlatır:

Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal, Kurmay Yüzbaşı Müfit ile birlikte Şam’daki birliklerinde görevlidir.

İki arkadaşın bağlı oldukları birlikler, çalınmış malların geri alınması bahanesi ile bölgeyi talan etmektedirler.

Talancılar, Mustafa Kemal’den çekindikleri için Yüzbaşı Müfit’e onların paylarını da vermek istediklerini söylerler.

Kararsız kalan Yüzbaşı Müfit, durumu Mustafa Kemal’e anlatır ve ne yapmaları gerektiğini sorar.

Mustafa Kemal’in cevabı nettir; “Müfit, bu günün adamı mı olmak istiyorsun yoksa yarının adamı mı?”

 

Mustafa Kemal’in bu sorusu ile Yüzbaşı Müfit talandan kendi payına düşeni almaktan vazgeçer.

Mustafa Kemal, yarının adamı olabilmek, yani gelecekte gerçek bir lider olabilmek için ve ayrıca inancı gereği temiz kalmak gerektiğini bilmektedir.

Yine Şevket Süreyya Aydemir aynı kitabında anlatır:

Aradan yıllar geçer.

Mustafa Kemal, 7’nci Kolordu Komutanlığını devralmak için hareket etmeden bir gün önce, genç bir Alman subayı ile bir Türk kurmay subayı İstanbul’daki evine gelir.

Alman subay Mustafa Kemal’e Alman Komutan Falkenhayn’ın gönderdiklerini getirdiğini söyler.

Gelen, Mustafa Kemal’in şahsına gönderilmiş ufak sandıklar içindeki altındır.

KUL HAKKINI YİYENLERİN VE…

Mustafa Kemal, altınların yanlış yere gönderildiğini söyleyerek almayı ret eder ve bu altınların ordunun ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile levazım dairesine gönderilmesini emreder.

Böylece Mustafa Kemal yarının adamı olmaya bir az daha yaklaşmış olur.

Bu vesile ile yirmili yaşlarda yaşadığım ve bende izler bırakan bir olayı da kısaca sizinle paylaşmak istiyorum.

1962 Yılında subay oldum.

1963 Yılında Sarıkamış’taki ilk kıtama katıldım.

O tarihlerde tükenmez kalem henüz icat edilmemişti. Mevcut kalem tipleri, kurşun kalem, sabit kalem ve dolma kalem idi.

Resmi evrak dolma kalem ile imzalanırdı.

Birliğimizde Erkan adında bir yüzbaşı vardı. Allah rahmet eylesin Erkan yüzbaşı kul hakkına, devletin malının korunmasına çok dikkat ederdi.

Erkan yüzbaşı, cebinde iki dolma kalem taşırdı; dolma kalemlerinden birine devletin mürekkebini çeker ve resmi görevi ile ilgili yazışmalarda bu dolma kalemini kullanırdı.

Erkan yüzbaşı, diğer dolma kalemine kendi parası ile aldığı mürekkebi çeker ve şahsi mektuplarını bu kalemle yazardı.

Erkan yüzbaşının bu davranışı, biz genç subayları derinden etkilemiş ve bize ömür boyu rehberlik etmişti.

Bazı nedenlerle Erkan yüzbaşı yarının adamı olamadı ama, gönüllerimizin adamı olmuştu.

Hiç çekinmeden kul hakkını yiyenlerin ve devletin imkanlarını korkusuzca talan edenlerin okuması dileği ile…

SON SÖZ:

Kuranda açık bir ayet olmamasına rağmen, din adamaları, Allah’ın kul hakkı yiyenleri, hakkı yenilenlerle helalleşme olmadan af edemeyeceğini ifade ederler.

Nejat Eslen

Odatv.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum