Miting yapsan bu kadar koymazdı
Diren Türkiye Çıkmayın sokağa… İşe gitmeyin… Çocukları okula göndermeyin… Yaşamsal ihtiyaçlar dışında çarşı-pazara uğramayın… Perdeleri açmayın… Kepenkleri indirin…
21 Mart 2016 - 08:13
Otobüslere binmeyin…
Metroya yaklaşmayın…
Evinizden çıkmayın…
*
Bu da bir eylemdir…
Meydanlara çıkmanın tam tersi…
Bu da yürek ister…
Yaşam için "yaşama grev" hakkıdır…
*
Diktatör; eşkıyası ile baş başa kalsın…
Ülkeye doldurdukları çapulcular, serseriler ile baş başa… Meydanlarda, sokaklarda, caddelerde öldürecek insan bulamasınlar…
Dün sokaktaki görgü tanıklarından birisi "Korkumuzdan tuvalete bile gidemiyoruz" diyordu…
Tamam işte…
Gitme…
*
Amerika ile Almanya'nın Türkiye'deki bürolarını kapatmaları, okullarını tatile sokmaları, vatandaşlarını geri çağırmaları aynı şey…
Ölüm bize mi özgü?..
Bu adamların ne mal olduğunu göre göre, yalanlarını dinleye dinleye, hırsızlıklarını izleye izleye, çöken karanlığı bile bile oy verenler çıksınlar sokağa…
"Terör ile birlikte yaşamaya" alışsınlar…
*
Şu anda kentlerin caddeleri boş, çarşılar ıssız… Duraklarda kimse yok… Bulvarlar, korku içinde giden birkaç kişinin…
Türkiye evden çıkmayarak direnme hakkını fiilen uyguluyor aslında…
… Sözcü Numan Kurtulmuş "Eve kapanmayın"dedi… Diktatör ve adamları bu sessizlikten rahatsız oldular, turizmden sonra kent ekonomilerinin de çökmesi söz konusu…
Bu "sessiz ve bizsiz" eylemin etkisinin farkındalar…
Miting yapsan bu kadar koymazdı…
*
Meydanlara çıkarak başaramadık…
Belki evde oturarak bakmışsın başardık…
Diren Türkiye…
Bekir Coşkun Sözcü
*
Teyide muhtaç halimiz…
"ENDİŞE (bunaltı/angst/anksiyete) bizi cesarete yöneltir, çünkü diğer seçenek umutsuzluktur. Cesaret anksiyeteyi üstlenerek, umutsuzluğa direnir..."
Psikiyatrist Kemal Sayar'ın Psikeart dergisinin "Kaygı-Bunaltı-Anksiyete" temalı sayısından (Şubat 2014) bu satırları not almıştım dün sabah. Niyetim eşimde dostumda, yakın çevremde, elbette kendimde gördüğüm duyduğum, sosyal veya "konvansiyonel" medya yordamıyla toplumdaki derin etkilerini özellikle son bir haftadır izlediğim "endişeli halimiz" üzerine yazmaktı.
***
İstiklal Caddesi'nde canlı bombanın 4 masumu öldürdüğü, onlarcasını yaraladığı alçak saldırısından önceydi... İstanbul Valisi'nin Almanya'nın diplomatik misyonlarını ve Alman Lisesi'ni "terör saldırısı tehdidi" nedeniyle kapattığını duyurmasını "teyide muhtaç duyumlarla sansasyonel hareketler yapmak" diye eleştirmesinden sonraydı... "Teyide muhtaç" olmayan, ancak "detaylarını" bu yazıyı yazarken tam bilemediğimiz bir hain saldırı daha... Yanından geçerken ara sıra "bi küçük paket" kestane aldığım seyyar arkadaşın az ötesinde (o da yaralanmış, acil şifa dilerim) gerçekleşmiş saldırı. Kaymakamlığın orada, hemen yakınında, Atlas Pasajı'na az kala, önünden ömür boyu binlerce, belki on binlerce kez geçtiğim, geçtiğimiz o noktada...
***
(…) İstanbul'un tam kalbinde "teyide muhtaç" olmayacak halde 4 masumun daha canını aldı terör belası. Kaybettiklerimize rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara şifa diliyorum. Dergiden büyük yazar Bilge Karasu'nun bir cümlesini de not düşmüştüm not defterimin en üstüne: "Kaygı da korku gibi kendi memesinin oburudur..."
Kanat Atkaya Hürriyet
*
SağlıkBakanı açıklasın!
Terör olayları sonrasında "yaralı sayısı"
saatler geçtikçe nasıl artıyor?
Akif Kökçe Milliyet (Açık Pencere)
*
GÜNÜN SORUSU
Türkiye'yi yanlış politikalarıyla bu duruma getirenler yaptıkları hatalardan ders alıyor mu? Küçük hesaplar sonucu ölümcül hataların büyüdüğünü ve ülkenin bataklığa saplandığını şimdi olsun görebiliyorlar mı?
Melih Aşık Milliyet
*
TRT patlamayı duymadı
Taksim İstiklal Caddesi'nde bir bomba patladı. 'Fulin Arıkan ile Haber Tadında' programı canlı devam ediyor. Bir bilgi geldiğini söyledi Fulin Hanım. Saat 11.11 gibi. Programda 11.19 gibi muhabir Sena Kaya'ya canlı yayında bağlanıyor, ilk bilgiler geliyor. Programın sonunda bizlere "Aman TRT'den ayrılmayın, bilgiler gelecek" diyor Fulin Arıkan.
Sonra?
TRT Haber 'Hattı Müdafaa' programına geçiyor. O sırada haber kanalları normal akışlarını bırakmışlar; muhabirlerden haberler, görüntüler akmaya başlamış çoktan.
Alttan patlamayla ilgili bilgiler veriliyor ama!
Neyse bu program da haber saatine kadar sürdü.
Artık haber bülteni başlayınca mecburen patlama haberini verdi TRT Haber! Söylenecek fazla bir şey yok. TRT anında muhabirleri ve araçlarıyla canlı yayına çıkacak kapasitede herhalde! Geriye bilerek ve isteyerek geciktirme kalıyor!
Sina Koloğlu Milliyet
*
AKP'den besleniyor
Kim patlatırsa patlatsın, ister PKK ister IŞİD, patlatılan bütün bombalar, Türkiye'nin kör topal yürütmeye çalıştığı Demokratik Rejimi hedefliyor.
(…) Dikkat edilirse, Türkiye'deki bombalar son yıllarda artık iki kaynaktan geliyor:
Irkçı, etnikçi siyaset ve dinci, mezhepçi siyaset.
1980 öncesi terör, sol ve sağ ideolojik kökenliydi...
Sovyetler'in çöküşünden sonra başlayan Küresel dönemde siyasal mücadele sınıf odaklı olmaktan çıktı, ırk ve din odaklı savaşlara kaydı...
"Uygarlıklar Çatışması" adı altında Huntington'un işaret ettiği din ve ırk savaşları, bütün dünyayla birlikte Türkiye'yi de pençesine aldı.
(…) İster etnik kökenli olsun ister inanç kökenli, terör ve teröristler, çatışmadan, nefretten, düşmanlıktan, ötekileştirmekten beslenir...
Bu nedenle AKP iktidarının çeşitli kişi ve gruplara karşı yürüttüğü çatışma ve düşmanlaştırma eylem ve söylemleri, ne yazık ki terörün istediği ortamın yaratılmasında yardımcı olmaktadır...
Emre Kongar Cumhuriyet
*

Ercan Akyol Milliyet
Metroya yaklaşmayın…
Evinizden çıkmayın…
*
Bu da bir eylemdir…
Meydanlara çıkmanın tam tersi…
Bu da yürek ister…
Yaşam için "yaşama grev" hakkıdır…
*
Diktatör; eşkıyası ile baş başa kalsın…
Ülkeye doldurdukları çapulcular, serseriler ile baş başa… Meydanlarda, sokaklarda, caddelerde öldürecek insan bulamasınlar…
Dün sokaktaki görgü tanıklarından birisi "Korkumuzdan tuvalete bile gidemiyoruz" diyordu…
Tamam işte…
Gitme…
*
Amerika ile Almanya'nın Türkiye'deki bürolarını kapatmaları, okullarını tatile sokmaları, vatandaşlarını geri çağırmaları aynı şey…
Ölüm bize mi özgü?..
Bu adamların ne mal olduğunu göre göre, yalanlarını dinleye dinleye, hırsızlıklarını izleye izleye, çöken karanlığı bile bile oy verenler çıksınlar sokağa…
"Terör ile birlikte yaşamaya" alışsınlar…
*
Şu anda kentlerin caddeleri boş, çarşılar ıssız… Duraklarda kimse yok… Bulvarlar, korku içinde giden birkaç kişinin…
Türkiye evden çıkmayarak direnme hakkını fiilen uyguluyor aslında…
… Sözcü Numan Kurtulmuş "Eve kapanmayın"dedi… Diktatör ve adamları bu sessizlikten rahatsız oldular, turizmden sonra kent ekonomilerinin de çökmesi söz konusu…
Bu "sessiz ve bizsiz" eylemin etkisinin farkındalar…
Miting yapsan bu kadar koymazdı…
*
Meydanlara çıkarak başaramadık…
Belki evde oturarak bakmışsın başardık…
Diren Türkiye…
Bekir Coşkun Sözcü
*
Teyide muhtaç halimiz…
"ENDİŞE (bunaltı/angst/anksiyete) bizi cesarete yöneltir, çünkü diğer seçenek umutsuzluktur. Cesaret anksiyeteyi üstlenerek, umutsuzluğa direnir..."
Psikiyatrist Kemal Sayar'ın Psikeart dergisinin "Kaygı-Bunaltı-Anksiyete" temalı sayısından (Şubat 2014) bu satırları not almıştım dün sabah. Niyetim eşimde dostumda, yakın çevremde, elbette kendimde gördüğüm duyduğum, sosyal veya "konvansiyonel" medya yordamıyla toplumdaki derin etkilerini özellikle son bir haftadır izlediğim "endişeli halimiz" üzerine yazmaktı.
***
İstiklal Caddesi'nde canlı bombanın 4 masumu öldürdüğü, onlarcasını yaraladığı alçak saldırısından önceydi... İstanbul Valisi'nin Almanya'nın diplomatik misyonlarını ve Alman Lisesi'ni "terör saldırısı tehdidi" nedeniyle kapattığını duyurmasını "teyide muhtaç duyumlarla sansasyonel hareketler yapmak" diye eleştirmesinden sonraydı... "Teyide muhtaç" olmayan, ancak "detaylarını" bu yazıyı yazarken tam bilemediğimiz bir hain saldırı daha... Yanından geçerken ara sıra "bi küçük paket" kestane aldığım seyyar arkadaşın az ötesinde (o da yaralanmış, acil şifa dilerim) gerçekleşmiş saldırı. Kaymakamlığın orada, hemen yakınında, Atlas Pasajı'na az kala, önünden ömür boyu binlerce, belki on binlerce kez geçtiğim, geçtiğimiz o noktada...
***
(…) İstanbul'un tam kalbinde "teyide muhtaç" olmayacak halde 4 masumun daha canını aldı terör belası. Kaybettiklerimize rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara şifa diliyorum. Dergiden büyük yazar Bilge Karasu'nun bir cümlesini de not düşmüştüm not defterimin en üstüne: "Kaygı da korku gibi kendi memesinin oburudur..."
Kanat Atkaya Hürriyet
*
SağlıkBakanı açıklasın!
Terör olayları sonrasında "yaralı sayısı"
saatler geçtikçe nasıl artıyor?
Akif Kökçe Milliyet (Açık Pencere)
*
GÜNÜN SORUSU
Türkiye'yi yanlış politikalarıyla bu duruma getirenler yaptıkları hatalardan ders alıyor mu? Küçük hesaplar sonucu ölümcül hataların büyüdüğünü ve ülkenin bataklığa saplandığını şimdi olsun görebiliyorlar mı?
Melih Aşık Milliyet
*
TRT patlamayı duymadı
Taksim İstiklal Caddesi'nde bir bomba patladı. 'Fulin Arıkan ile Haber Tadında' programı canlı devam ediyor. Bir bilgi geldiğini söyledi Fulin Hanım. Saat 11.11 gibi. Programda 11.19 gibi muhabir Sena Kaya'ya canlı yayında bağlanıyor, ilk bilgiler geliyor. Programın sonunda bizlere "Aman TRT'den ayrılmayın, bilgiler gelecek" diyor Fulin Arıkan.
Sonra?
TRT Haber 'Hattı Müdafaa' programına geçiyor. O sırada haber kanalları normal akışlarını bırakmışlar; muhabirlerden haberler, görüntüler akmaya başlamış çoktan.
Alttan patlamayla ilgili bilgiler veriliyor ama!
Neyse bu program da haber saatine kadar sürdü.
Artık haber bülteni başlayınca mecburen patlama haberini verdi TRT Haber! Söylenecek fazla bir şey yok. TRT anında muhabirleri ve araçlarıyla canlı yayına çıkacak kapasitede herhalde! Geriye bilerek ve isteyerek geciktirme kalıyor!
Sina Koloğlu Milliyet
*
AKP'den besleniyor
Kim patlatırsa patlatsın, ister PKK ister IŞİD, patlatılan bütün bombalar, Türkiye'nin kör topal yürütmeye çalıştığı Demokratik Rejimi hedefliyor.
(…) Dikkat edilirse, Türkiye'deki bombalar son yıllarda artık iki kaynaktan geliyor:
Irkçı, etnikçi siyaset ve dinci, mezhepçi siyaset.
1980 öncesi terör, sol ve sağ ideolojik kökenliydi...
Sovyetler'in çöküşünden sonra başlayan Küresel dönemde siyasal mücadele sınıf odaklı olmaktan çıktı, ırk ve din odaklı savaşlara kaydı...
"Uygarlıklar Çatışması" adı altında Huntington'un işaret ettiği din ve ırk savaşları, bütün dünyayla birlikte Türkiye'yi de pençesine aldı.
(…) İster etnik kökenli olsun ister inanç kökenli, terör ve teröristler, çatışmadan, nefretten, düşmanlıktan, ötekileştirmekten beslenir...
Bu nedenle AKP iktidarının çeşitli kişi ve gruplara karşı yürüttüğü çatışma ve düşmanlaştırma eylem ve söylemleri, ne yazık ki terörün istediği ortamın yaratılmasında yardımcı olmaktadır...
Emre Kongar Cumhuriyet
*

Ercan Akyol Milliyet







YORUMLAR