Muharrem Bayraktar yazdı Fethullah'ın dini!
Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı. Fethullah Gülen’i kastederek, “Kitaplar yazıyormuş, eserler yazıyormuş, Diyanet İşleri Başkanı’na söyledim. Bunun kitaplarında dinimizle ilgili olmayan çok şeyler var. Bunları araştırın, Günah Galerisi adında bir kitap da siz yazın” dedi.
09 Ağustos 2016 - 10:26 - Güncelleme: 09 Ağustos 2016 - 10:33
Bu talimat üzerine Diyanet, anında durumdan vazife çıkardı ve son toplanan Din Şurası’nda aldığı kararı açıkladı:
“FETÖ’nün İslam’a ve Müslümanlara verdiği zararları, İslam’ın inanç ilkeleri, ibadet telakkisi ve ahlak düsturlarında yaptığı tahrifat ve tahribatı, İslam’ın temel kavramlarına dair çarpıtmaları tespit etmeli ve bu tespitler kamuoyu ile paylaşılmalıdır.”
E günaydın beyler!
Fethullah’ın, Vatikan’ın misyonerlik projesini olan Dinler arası diyalog misyonunu üstlenmesi sonrası bu projeye destek veren ve devlet eliyle yürütülmesi için kurum bünyesinde birimler oluşturan Diyanet, şimdi ise “Fethullah’ın dine yaptığı tahribatları araştıracak!”
Bu tahribatları beraber yapmadınız mı?
Adamlar diyalog diyerek papazlara, hahamlara iftar duası yaptırırken dönemin diyanet işleri başkanı da o masada değil miydi?
Müslüman kızları Hıristiyanlarla evlendirip Zaman gazetesine “bu bir devrim diye” manşet attırırken, sesini çıkarmayan Diyanet değil miydi?
Yahu adamlar Peygamberi inkâr ettiler, Tevhide kafa tuttular, Diyanet sesini çıkarmadı.
Tevhit ehli ile dalga geçercesine “Teslis’e inananlara da rahmet gözüyle bakılmasını” emredenler, “Hz. Muhammed’e inanmayanlar da cennetliktir” diyenler, kitap yazanlar bunlar değil miydi?
Allah ve Peygambere savaş açmışken sizi uyandırmaya çalıştık uyanmadınız, devlete karşı savaş açtıklarında uyandığınıza dair samimi olduğunuza nasıl inanalım?
Diyalogçu Prof. Suat Yıldırım’ın FETO’nun talimatıyla yazdığı Kuran Meali’nin her sayfasını İncil’den, Tevrat’tan alıntılarla süslemesini alkışlayan o günün Diyanet’i değil miydi?
FETO’nun liselerinden kiliselere akın akın gençler taşınken, Diyanet bu olup biteni geniş bir hoşgörü ile seyretmedi mi?
Diyanet gerçekten pişmanlık duyuyor ve “imani” bir adım atmak istiyorsa, Yeni Mesaj’ın 20 yıllık arşivini tarasın ve Fethullahçı örgütün dinimize vurduğu darbenin binlerce belgesini okusun, hicap duysun.
Ortaya bir günah galerisi çıkarılacaksa, bu galeride, bugüne kadar kendilerine yapılan uyarıları dinlemeyenlerin de isimlerinin ve sorumluluklarının olduğunun belirtilmesi gerekmiyor mu?
“FETÖ’nün İslam’a ve Müslümanlara verdiği zararları, İslam’ın inanç ilkeleri, ibadet telakkisi ve ahlak düsturlarında yaptığı tahrifat ve tahribatı, İslam’ın temel kavramlarına dair çarpıtmaları tespit etmeli ve bu tespitler kamuoyu ile paylaşılmalıdır.”
E günaydın beyler!
Fethullah’ın, Vatikan’ın misyonerlik projesini olan Dinler arası diyalog misyonunu üstlenmesi sonrası bu projeye destek veren ve devlet eliyle yürütülmesi için kurum bünyesinde birimler oluşturan Diyanet, şimdi ise “Fethullah’ın dine yaptığı tahribatları araştıracak!”
Bu tahribatları beraber yapmadınız mı?
Adamlar diyalog diyerek papazlara, hahamlara iftar duası yaptırırken dönemin diyanet işleri başkanı da o masada değil miydi?
Müslüman kızları Hıristiyanlarla evlendirip Zaman gazetesine “bu bir devrim diye” manşet attırırken, sesini çıkarmayan Diyanet değil miydi?
Yahu adamlar Peygamberi inkâr ettiler, Tevhide kafa tuttular, Diyanet sesini çıkarmadı.
Tevhit ehli ile dalga geçercesine “Teslis’e inananlara da rahmet gözüyle bakılmasını” emredenler, “Hz. Muhammed’e inanmayanlar da cennetliktir” diyenler, kitap yazanlar bunlar değil miydi?
Allah ve Peygambere savaş açmışken sizi uyandırmaya çalıştık uyanmadınız, devlete karşı savaş açtıklarında uyandığınıza dair samimi olduğunuza nasıl inanalım?
Diyalogçu Prof. Suat Yıldırım’ın FETO’nun talimatıyla yazdığı Kuran Meali’nin her sayfasını İncil’den, Tevrat’tan alıntılarla süslemesini alkışlayan o günün Diyanet’i değil miydi?
FETO’nun liselerinden kiliselere akın akın gençler taşınken, Diyanet bu olup biteni geniş bir hoşgörü ile seyretmedi mi?
Diyanet gerçekten pişmanlık duyuyor ve “imani” bir adım atmak istiyorsa, Yeni Mesaj’ın 20 yıllık arşivini tarasın ve Fethullahçı örgütün dinimize vurduğu darbenin binlerce belgesini okusun, hicap duysun.
Ortaya bir günah galerisi çıkarılacaksa, bu galeride, bugüne kadar kendilerine yapılan uyarıları dinlemeyenlerin de isimlerinin ve sorumluluklarının olduğunun belirtilmesi gerekmiyor mu?







YORUMLAR