O mağarada yaşananları yaşayandan dinledim

Rehine kurtarma operasyonları kolay değil. Bölücü terör örgütü PKK’nın kaçırdığı asker ve polislerimiz, örgütün güneş görmeyen cezaevi olarak kullandığı mağarada tam altı yıl tutuldu.

O mağarada yaşananları yaşayandan dinledim
11 Temmuz 2025 - 12:25

 Pençe-Kilit Harekat Bölgesinde Gara’da 10 Şubat 2021’de kurtarma operasyonu düzenlendi. Ancak hainler, 12 polisimiz ve askerimizin kafalarına kurşun sıkıp şehit etti. O gün Gara’da yaşananları “Cehennemi Yaşadım” kitabımda yazdım. Olaydan bir yıl sonra Avaşin bölgesinde teröristlerle girişilen çatışmada Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt şehit edildi. Teröristlerin önemli bir bölümü etkisiz hale getirildi ama şehidimizin naaşına o günden bu yana ulaşılamadı.

Aradan üç yıl daha geçti. Şehit Bozkurt’un naaşı bu kez terör örgütünün bir dönem hastane olarak kullandığı 852 rakımlı tepedeki mağarada aranmaya başlandı. Oysa aynı mağara kahraman askerimizin operasyonları sonucu PKK’lılar tarafından boşaltılmıştı. Orada arama yapılmış, mağara kullanılmaz hale getirilmiş, giriş-çıkışı kapatılmıştı. Güvenlik güçlerine, şehit Üsteğmenin naaşının daha önce aranan mağarada olduğu istihbaratı ulaştı. Nitekim, arama tarama sırasında istihbaratçı olduğu bakanlık tarafından açıklanan bir subay bulunduğu da belirtildi. Yapılan ihbar nedeniyle mağarada şehidimiz aranacaktı. Asker, şehidini unutmaz, aradan iki-üç yıl geçse de cesedini aramayı, ondan geriye kalanlara ulaşmaya çalışır. Bu da askerimizin ayrı bir hasletidir. Silah arkadaşlığı da bunu gerektirir.  

PKK İTİRAFÇISI KADIN

Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliği, dün yeniden açıklama yapma gereği duydu. Açıklamadaki en çarpıcı bölüm, “12 askerimizin şehit olduğu bu olay istisnai, öngörülemez ve olağandışı bir durum olarak gelişmiş, istenmeyen ve hepimizi derinden yaralayan bir şekilde sonuçlanmıştır” cümlesiydi.

 O istisnai, öngörülemeyen, olağandışı olayın ne olduğunu araştırdım. Bir askerin devre arkadaşına anlattıklarından, edindiğim bilgileri aktarıyorum:   

“PKK’lı bir kadın terörist itirafçı olarak bu birliğe teslim oluyor. Şehit üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un cesedinin de mağarada olduğu bilgisi de alınıyor. 2024 yılına kadar bu mağaraya giriş çıkış oluyormuş. 2024 yılında, askerimiz mağaraya müdahale ediyor ve hastane olarak kullanılan mağaradan teröristler çekiliyor.

5 AYRI KAÇIŞ KAPISI

PKK’lılar, bu mağaraya kaçış kapıları açmış. 5 ayrı kapı olduğu ilk operasyon sonucu belirlenmişti. Operasyon sırasında da beş ayrı kapı kullanılarak teröristlerin bir kısmı kaçmayı başardı ama önemli bir bölümü de öldürülmüştü. Hastane olarak kullanılan mağara tahliye edildi, kapılar belirlenip girişleri kapatıldı. Yani burası kullanılmaz hale getirildi. Terörist kadının şehit Üsteğmen Bozkurt’un cesedinin bu mağarada olduğunu söylemesi üzerine her türlü hazırlık yapıldı. Hatta, mağaraya giriş-çıkış olmasın diye hemen yakınına yürüme mesafesi 5 dakika uzaklıkta olan üs bölgesi oluşturuldu.

Kadın teröristin ihbarından sonra sürekli gözetim altında tutulan mağarada, 2022’de şehit düşen ve naaşına o günden bu yana ulaşılamayan teğmenin cesedinin bulunabileceği umuduyla, kapatılan mağara kapılarından birisi patlatıldı ve oradan giriş yapıldı. Mağarada arama-tarama yapılmaya başlandı. Arama tarama operasyonu 2 gün sürdü. Ancak, teğmenin naaşı da, suç unsuru olabilecek bir malzeme de bulunmadı.

GİREN, BİR TÜRLÜ ÇIKAMIYOR

Üçüncü gün aramalara devam edildi. Bu kez arama bölgesinde ranzalar, yatak, yorgan, tıbbi malzemeler bulundu. Hepsi yerindeymiş. Oradan demir kapıyla kapatılmış bir bölüm bulundu. Kapıyı, tüm zorlamalara rağmen açmak mümkün olmadı. Açılması için kapının girişine patlayıcı madde yerleştirildi. Patlama sonucu demir kapı kırıldı. İçeriye, maskeleri de olan ve biraz sonra şehit düşeceği aklımızdan bile geçmeyen arkadaşlarımız iki tim halinde girdi. İçeriye girmelerinden sonra timlerde haber alınamıyor.

Kapıda bekleyen subay, içeriye bakması için bir uzman çavuşu gönderdi. O Uzman çavuştan da haber alamayınca ikinci uzman çavuş içeriye giriyor. İçeri karanlık olduğu için ne olduğunu başta anlamıyor. Ayağı kendisinden önce giren arkadaşının cesedine çarpıyor. Hemen oradan ayrılıyor. Boğazında yanma başlıyor. Nefes nefese üsteğmenin yanına gidiyor. Arkadaşının yerde yattığını belirtiyor. Askerlerden girenler oradan bir daha çıkamıyor.

Üsteğmen, bazı makamları arıyor, durumu bildiriyor. İstisnai, öngörülemez ve olağandışı bir durum yaşanıyor. Bu sırada Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığından, Zonguldak kömür madeni işletmeleri tahlisiye ekibinden destek isteniyor. Bu işler çok hızlı bir biçimde yapılıyordu.

10 DAKİKA KALIYORLAR

AFAD ve tahlisiye ekipleri maskeleriyle, özel kıyafetleriyle içeriye girmelerine rağmen, içeride en fazla 10 dakika kalabiliyorlardı. .Ancak yarım saat dinlendikten sonra kendilerine gelebiliyorlardı. Bu şekilde yaklaşık 4 saat süren çalışma sonucu içeriden önce dört şehit çıkarıldı. Cesetler çok zor koşullarda çıkarılıyordu. Bazıları henüz vefat etmemişti. Onlardan kendilerinden geçmiş vaziyette kurtarılan arkadaşlarımız oldu. Çıkarılanların ağzından burnundan kan akıyordu.   

Daha sonra devam eden araştırmalarda, girilen yerin tıbbi malzeme deposu olduğu anlaşıldı. Burada ilaçlar, serumlar, değişik kimyasal ürünler, tıbbi malzemelerle dolu olduğu anlaşıldı. Sonuç olarak tıbbi malzeme odasında askerlerimiz şehit oldu. Sağ olarak kurtarılanlardan bazıları da hastanede vefat etti.”

Milli Savunma Bakanlığı da konuya ilişkin açıklamayı geç de olsa yaptı. Keşke, Bakanlık ilk günden itibaren kapsamlı bir açıklama yapmış olsaydı. Bu konu burada kapanmaz. Açıklama üzerine milletvekillerinin de yönelteceği sorular olacağını tahmin ediyorum.

Şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz.


Saygı ÖztürkSaygı Öztürk

YORUMLAR

  • 0 Yorum