Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti’nin gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından yayımlanan metne göre, CHP Genel Merkezi’ndeki gelişmeleri ve demokrasi eksikliğini eleştirdi. Öcalan, "Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur" dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan heyet, yaklaşık 1,5 aylık aranın ardından yapılan bu görüşmeye dair yazılı bir basın açıklaması paylaştı.
ÖCALAN'DAN CHP GENEL MERKEZİ'NDEKİ OLAYLARA TEPKİ
Yapılan açıklamaya göre, görüşmede öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan polis baskını oldu. Terör örgütü elebaşı Öcalan, muhalefet partisinin binasına yönelik gerçekleştirilen müdahaleyi eleştirerek, yaşananların demokratik siyaset eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.
İMRALI HEYETİNİN KAMUOYU AÇIKLAMASININ TAM METNİ
Görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamanın tamamı şu şekildedir:
"Basına ve Kamuoyuna, 24 Mayıs 2026 tarihinde İmralı Heyeti olarak Abdullah Öcalan ve yanında kalmakta olan arkadaşlarıyla bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmede Öcalan’ın değerlendirmeleri özetle şöyleydi:
'Büyük bir öfkeyle yüklü toplumları büyük düşünce ve büyük etik değerler olmadan dönüştürmek mümkün değildir. Toplum; hayatın her düzeyinde etik, siyasal, hukuksal ve ekonomik açılardan büyük bir sıkışma yaşıyor. Bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz.
Orta Doğu konjonktürünün halen her şeye gebe olduğunu düşünüyorum. İran ve İsrail gibi devletler katılaşıyor ve daha da katılaşacak gibi görünüyor. Orta Doğu’da milliyetçilik ve ayrışmayı geliştirmek, mikro-milliyetçilikleri büyütmek zarar verir. Bölgedeki riskli gelişmeleri gözetecek ve önleyecek, kanlı hesaplaşmaları aşacak bir süreç çalışması yürütüyoruz.
Ve elbette tüm yapılanların yasal bir temele kavuşması önemlidir. Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur. Bütün aktörlerin bu tarihi sorumluluk anlayışla hareket edeceğine ve TBMM’nin de çalışmaları bu hassasiyetle yürüteceğine inanıyorum.
Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir. Yasal düzenleme bizi gerçek bir pozitif inşaya, demokrasi çarkının döndüğü bir sürece sokacaktır. Demokratikleşme hayati bir ihtiyaçtır ve sürecin başarısı bizi bu hedefe yakınlaştırır.
Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur.
Biz bu ülkede bunun zeminini geliştirmeye ve imkanlarını büyütmeye çalışıyoruz. İmralı’da çözüme doğru yasal adımlara giderken cumhuriyeti demokratik bir çıkışa, demokratik bir hukuka hazırlamayı çok önemsiyoruz. Bunu hem parti içi hem partiler arası demokrasi eksikliğini de gidermeye yönelik bir adım olarak görüyoruz. Tüm çabaların karşılığı, cumhuriyeti demokratik bir içeriğe ve kültüre kavuşturmak, bunları güvence altına alan sağlam bir hukuk sistemi kurmak olacaktır. Bu temelde herkesi Barış ve Demokratik Toplum Sürecine katkı sunmaya çağırıyorum.







YORUMLAR