Prof. Dr. Aziz Çelik: Asgari ücret siyasi bir mekanizmaya dönüştürüldü
Seçim sonrasında artan döviz kurları karşısında günden güne alım gücü düşen asgari ücret için ara zam görüşmeleri başladı.Konuyla ilgili olarak konuşan Prof. Dr. Aziz Çelik, asgari ücretin hükümet tarafından siyasi bir mekanizmaya dönüştürüldüğünü ifade etti.
13 Haziran 2023 - 11:54
Milyonlarca çalışanı ve ailelerini ilgilendiren asgari ücretin yeniden düzenlenmesi ile ilgili görüşmeler başladı. İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını gerçekleştirdi. Komisyonda henüz bir miktar telaffuz edilmedi ancak kamuoyundaki yeni asgari ücret beklentisini 500 dolar civarında.
Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Aziz Çelik, Türkiye’nin gelecek dönem ekonomi politikası ve belirlenecek yeni asgari ücret ile ilgili Elips Haber’e değerlendirmelerde bulundu. Sümeyye Aksu’nun “Asgari ücrette AB ülkelerinin gerisindeyiz” başlıklı haberine göre, Çelik, Türkiye’de asgari ücretin ortalama ücret haline geldiğini ve telaffuz edilen 500 dolarlık asgari ücretin Türkiye şartlarında çok düşük olduğunu söyledi. Çelik ayrıca asgari ücretin hükümet tarafından siyasi bir mekanizmaya dönüştürüldüğünü ifade etti.
Asgari ücretin Türkiye’de ortalama ücret haline geldiğini ifade eden Çelik, Türkiye'de ücretli çalışanların yaklaşık yüzde 50’sinin asgari ücret ya da asgari ücrete yakın bir ücret aldığını belirterek bu ücret politikasının değişmesi gerektiğini söyledi. “Bu kadar geniş bir asgari ücret kapsamı söz konusu olmaz, bu o zaman bunun ortalama ücret olarak düşünülmesi lazım” diyen Çelik, “Dolayısıyla 500 dolar civarında bir ortalama ücret Türkiye açısından kabul edilebilir bir düzey değil. Bu pek çok nitelikliçalışan ücretinin çok düşük olmasına yol açıyor. Öncelikle bunu saptamak lazım. Yani hangi ücreti konuşuyoruz? Bu belli değil. Teknik olarak asgari ücret deniyor fakat fiilen ortalama ücreti konuşuyoruz. Önemli sorunlardan birisi bu” diye konuştu.
“Kamuoyunun asgari ücret beklentisi 500 dolar”
500 dolar vaadinin bir önceki hükümet döneminde dile getirildiğini anlatan Çelik, kamuoyunda da bu yönde bir beklenti oluştuğunu söyledi. “Dolayısıyla önümüzdeki Temmuz'da asgari ücretin net 500 dolar civarına çıkarılması konusunda yüksek bir beklenti var” diyen Çelik, “Ben yerel seçimler nedeniyle bunun karşılanmasının zor olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar Şimşek asgari ücret artışıyla ücret artışları konusunda sıkı maliye politikasını savunan, sıkı para politikasını savunan bir bakan ve siyasetçiyse de önümüzdeki yerel seçimler nedeniyle Cumhurbaşkanı'nın bu noktada Şimşek'e rağmen bu adımı atabileceğini ya da Şimşek'in ikna edilebileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Türkiye Avrupa’daki en düşük asgari ücrete sahip”
Cumhurbaşkanlığı seçimi ve yeni Maliye Bakanının belirlenmesinin ardından yaşanan son kur sıçramasıyla birlikte, Türkiye'deki asgari ücretin Avrupa Birliği ülkelerindeki ortalama asgari ücretin altında kaldığını ifade eden Çelik, “Bulgaristan'da 399 avroluk bir brüt asgari ücret var. Türkiye bunun biraz üzerindeydi. Şu anda Türkiye'de brüt 395 avro civarında bir asgari ücret var. Dolayısıyla Türkiye’deki asgari ücreti Avrupa Birliği ile karşılaştığımızda Türkiye en düşük asgari ücrete sahip ülke durumunda. Bu da tabii Türkiye'de iş gücü maliyetlerinin Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırıldığında ciddi biçimde düştüğü anlamına geliyor. Bu da işgücü maliyetlerinin zayıflaması ve düşmesi anlamına gelir” diye konuştu.
“Asgari ücret siyasi mekanizmaya dönüştürülüyor”
Asgari ücreti ortalama ücret haline getirilmesinin bilinçli bir politika olduğunu ifade eden Çelik, ayrıca şunları söyledi: “Türkiye ve izlenen ücret politikası en düşük düzeyde eşitlik sağlamak, dipte eşitlik sağlamak gibi tuhaf bir şeye dayalı. Bunun nedeninin de ben biraz siyasal olduğunu düşünüyorum. Yani bu politika sonucunda hükümetin düşük ücretlere sahip olanların ücretlerini kendisinin arttırdığını görüyoruz. Ve çok geniş bir kitlenin ücretini kendisinin belirlediğini söylemiş oluyor. Dolayısıyla bunlardan da seçimlerde destek alacağını umuyor ve alıyor nitekim. Bu jet politikasının böyle bir siyasal tarafı olduğunu düşünüyorum. Yani sosyal yardım alanlarının sayısının çoğalması aslında iyi bir şey değil. Toplumda sosyal yardıma bağımlı olanların sayısının artması anlamına gelir. Sosyal yardım bir bağımlılık yaratıyor. Aynı şekilde düşük ücretli yani asgari ücret yaygınlaştırılıyor ve asgari ücreti hükümet belirliyor yaklaşımıyla da bu bir siyasal mekanizmaya dönüştürülüyor.”
Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Aziz Çelik, Türkiye’nin gelecek dönem ekonomi politikası ve belirlenecek yeni asgari ücret ile ilgili Elips Haber’e değerlendirmelerde bulundu. Sümeyye Aksu’nun “Asgari ücrette AB ülkelerinin gerisindeyiz” başlıklı haberine göre, Çelik, Türkiye’de asgari ücretin ortalama ücret haline geldiğini ve telaffuz edilen 500 dolarlık asgari ücretin Türkiye şartlarında çok düşük olduğunu söyledi. Çelik ayrıca asgari ücretin hükümet tarafından siyasi bir mekanizmaya dönüştürüldüğünü ifade etti.
Asgari ücretin Türkiye’de ortalama ücret haline geldiğini ifade eden Çelik, Türkiye'de ücretli çalışanların yaklaşık yüzde 50’sinin asgari ücret ya da asgari ücrete yakın bir ücret aldığını belirterek bu ücret politikasının değişmesi gerektiğini söyledi. “Bu kadar geniş bir asgari ücret kapsamı söz konusu olmaz, bu o zaman bunun ortalama ücret olarak düşünülmesi lazım” diyen Çelik, “Dolayısıyla 500 dolar civarında bir ortalama ücret Türkiye açısından kabul edilebilir bir düzey değil. Bu pek çok nitelikliçalışan ücretinin çok düşük olmasına yol açıyor. Öncelikle bunu saptamak lazım. Yani hangi ücreti konuşuyoruz? Bu belli değil. Teknik olarak asgari ücret deniyor fakat fiilen ortalama ücreti konuşuyoruz. Önemli sorunlardan birisi bu” diye konuştu.
“Kamuoyunun asgari ücret beklentisi 500 dolar”
500 dolar vaadinin bir önceki hükümet döneminde dile getirildiğini anlatan Çelik, kamuoyunda da bu yönde bir beklenti oluştuğunu söyledi. “Dolayısıyla önümüzdeki Temmuz'da asgari ücretin net 500 dolar civarına çıkarılması konusunda yüksek bir beklenti var” diyen Çelik, “Ben yerel seçimler nedeniyle bunun karşılanmasının zor olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar Şimşek asgari ücret artışıyla ücret artışları konusunda sıkı maliye politikasını savunan, sıkı para politikasını savunan bir bakan ve siyasetçiyse de önümüzdeki yerel seçimler nedeniyle Cumhurbaşkanı'nın bu noktada Şimşek'e rağmen bu adımı atabileceğini ya da Şimşek'in ikna edilebileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Türkiye Avrupa’daki en düşük asgari ücrete sahip”
Cumhurbaşkanlığı seçimi ve yeni Maliye Bakanının belirlenmesinin ardından yaşanan son kur sıçramasıyla birlikte, Türkiye'deki asgari ücretin Avrupa Birliği ülkelerindeki ortalama asgari ücretin altında kaldığını ifade eden Çelik, “Bulgaristan'da 399 avroluk bir brüt asgari ücret var. Türkiye bunun biraz üzerindeydi. Şu anda Türkiye'de brüt 395 avro civarında bir asgari ücret var. Dolayısıyla Türkiye’deki asgari ücreti Avrupa Birliği ile karşılaştığımızda Türkiye en düşük asgari ücrete sahip ülke durumunda. Bu da tabii Türkiye'de iş gücü maliyetlerinin Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırıldığında ciddi biçimde düştüğü anlamına geliyor. Bu da işgücü maliyetlerinin zayıflaması ve düşmesi anlamına gelir” diye konuştu.
“Asgari ücret siyasi mekanizmaya dönüştürülüyor”
Asgari ücreti ortalama ücret haline getirilmesinin bilinçli bir politika olduğunu ifade eden Çelik, ayrıca şunları söyledi: “Türkiye ve izlenen ücret politikası en düşük düzeyde eşitlik sağlamak, dipte eşitlik sağlamak gibi tuhaf bir şeye dayalı. Bunun nedeninin de ben biraz siyasal olduğunu düşünüyorum. Yani bu politika sonucunda hükümetin düşük ücretlere sahip olanların ücretlerini kendisinin arttırdığını görüyoruz. Ve çok geniş bir kitlenin ücretini kendisinin belirlediğini söylemiş oluyor. Dolayısıyla bunlardan da seçimlerde destek alacağını umuyor ve alıyor nitekim. Bu jet politikasının böyle bir siyasal tarafı olduğunu düşünüyorum. Yani sosyal yardım alanlarının sayısının çoğalması aslında iyi bir şey değil. Toplumda sosyal yardıma bağımlı olanların sayısının artması anlamına gelir. Sosyal yardım bir bağımlılık yaratıyor. Aynı şekilde düşük ücretli yani asgari ücret yaygınlaştırılıyor ve asgari ücreti hükümet belirliyor yaklaşımıyla da bu bir siyasal mekanizmaya dönüştürülüyor.”







YORUMLAR