RILU: Işığın zamansız zarafeti

Avukatlıktan tasarımcılığa uzanan bir yolculuk... RILU’nun kurucusu Simay Akgün Çelik, zarafeti sade ama güçlü bir çizgide yeniden tanımlıyor.

RILU: Işığın zamansız zarafeti
25 Ekim 2025 - 13:28 - Güncelleme: 26 Ekim 2025 - 12:27

Kış sezonuna sofistike bir yorum getiren Türk lüks çanta markası RILU, za­mansız tasarımlarıyla şehirli ka­dının modern şıklığını yeniden tanımlıyor. Markanın kurucusu Simay Akgün Çelik ile hukuk ve yö­neticilikten modaya uzanan çok yönlü yolculuğunu ve RILU’nun doğuş hikâyesini konuştuk..

RILU’nun hikayesi nasıl baş­ladı? Moda dünyasına girişi­nizde sizi en çok motive eden şey neydi?

Avukatım ama aynı zamanda yöneticilik yapıyorum. Aslında RILU bir anda ortaya çıkan bir fi­kir değil; uzun süredir içimde ta­şıdığım bir hayalin olgunlaşmış hâli. Her zaman estetik, denge ve detay benim için çok önemli ol­muştur. Bir noktadan sonra bu es­tetik arayışını daha profesyonel bir şekilde ilerletmeye karar ver­dim. Modaya ve tasarıma her za­man büyük bir ilgi duydum. Renk­lerle oynamak, kendi tasarladığım aksesuarlar ve çantaları kullan­ma düşüncesi beni hep heyecan­landırırdı. Bir gün kendi tasarım­larımı insanların üzerinde görme fikri de beni daha da motive etti. Markayı kurarken amacım ge­lip geçici bir moda akımına değil, uzun ömürlü bir zarafet anlayışı­na hayat vermekti.

Tasarımcı kariyerinize nasıl adım attınız?

Sanata ve tasarıma her zaman ilgi duydum; hobi olarak yaptığım birçok şey de bu yönümü besledi. Gerek seramikle uğraşmak, gerek kendi kendime küçük çizimler yap­mak. Ancak bu ilgimin eğitimle pe­kişmesi gerektiğini düşündüm. Bu noktada Vakko Esmod’da çan­ta tasarımı eğitimine katıldım. O süreçten sonra bir şeyler çizmeyi hiç bırakmadım. Farklı detaylar­dan, formlardan ve duygulardan il­ham alarak yeni çizimler ortaya çı­karmak benim için hem güzel bir keşifti hem de iyi gelen bir süreç. Bu çizimlerin zamanla gerçeğe dö­nüşme hissi ise bambaşka bir heye­can yarattı.

Bir çanta tasarlamak için iz­lediğiniz adımlar neler? Tasa­rım sürecinizde en çok keyif al­dığınız aşama hangisi?

Gördüğüm herhangi bir obje, bir şehir ya da bir renk bende fark­lı çağrışımlar yaratabiliyor. Bazen bir binanın formu ya da küçük bir detay yeni bir fikrin başlangıcı ola­biliyor. Bu fikirleri marka danış­manımız Merve Menteş ile birlikte geliştiriyoruz. Ortaya çıkan tasa­rımlar üzerinde oynamalar yapı­yor, yeni formlar, dokular ve fikir­ler üretiyoruz. Her defasında fark­lı bir bakış açısı, tasarıma yeni bir katman ekliyor. Bir çizginin hac­me, bir fikrin ürüne dönüşmesi­ni izlemek beni her defasında bü­yülüyor. En çok keyif aldığım an, ilk prototipin ortaya çıktığı o an­dır, çünkü o noktada bir düşünce, artık elle tutulur bir ışığa dönüşür. Tasarım penceresinden baktığım­da, RILU’daki her çanta benim için bir duygunun, bir karakterin ve bir zarafetin yansıması. Her biri ken­di hikayesini, kendi ışığını taşıyor.

RILU: Işığın zamansız zarafeti - Resim : 1

Tasarımlarınızda ilham aldı­ğınız kaynaklar neler?

İlham benim için çok yönlü bir şey. Bazen bir şehir, bazen bir mi­mari detay, bazen de sadece bir an. Gözlemlemeyi çok seviyorum; günlük hayatta fark edilmeyen detaylar bana her zaman ilham veriyor. Aynı zamanda güçlü ka­dınlardan da çok ilham alıyorum. Kendine güvenen, zarif ama iddi­alı, sade ama asla sıradan olmayan kadınlardan. RILU’nun çizgisi de aslında tam olarak bu dengeyi an­latıyor: gücü zarafetle birleştiren bir duruş.

Günümüz moda trendlerini RILU’ya nasıl entegre ediyor­sunuz? Görmezden geldiğiniz trendler var mı?

RILU trendlerin peşinden koşan bir marka değil. Elbette çağın es­tetik dilini yakından takip ediyo­ruz, ama bunu hiçbir zaman birebir uygulamıyoruz. Bizim için önem­li olan, bir parçanın yıllar sonra da aynı zarafetle kullanılabiliyor ol­ması. Trendleri ilham kaynağı ola­rak görüyoruz ama asla onların içinde kaybolmuyoruz. Bir form, bir renk ya da bir detay trend olabi­lir; ama biz onu RILU’nun kendi di­liyle yeniden yorumlamayı tercih ediyoruz. Çünkü bizim için gerçek stil, geçici olanın ötesinde bir çizgi yakalayabilmek.

Sürdürülebilirlik günümüz modasının olmazsa olmazı ha­line geldi. RILU için önemin­den bahseder misiniz?

RILU’da sürdürülebilirlik bizim için sadece bir trend ya da zorun­luluk değil, bir anlayış biçimi. Biz “daha az ama daha iyi” üretmeye inanıyoruz. Koleksiyonlarımızda uzun ömürlü, kaliteli malzemeler kullanıyoruz ve her parçanın yıl­larca severek kullanılabilmesini önemsiyoruz. Zamansız tasarım anlayışımız da bu felsefenin bir parçası. Bir çantanın sadece bir se­zona değil, yıllara eşlik edebilmesi bizim için gerçek sürdürülebilirlik. Üretim sürecinde de etik ve bilinçli adımlar atmaya özen gösteriyoruz; her detayda doğaya, emeğe ve za­mana saygı duymak RILU’nun te­mel ilkelerinden biri.

RILU: Işığın zamansız zarafeti - Resim : 2

RILU’yu diğer çanta marka­larından farklı kılan nedir?

RILU’yu farklı kılan şey, sade­ce tasarım değil; his. Biz bir çan­ta markası olmanın ötesinde, bir duyguyu, bir yaşam biçimini tem­sil ediyoruz. RILU, ışığını içinden alan kadınların markası. Kendi­ne güvenen, sade ama iddialı, za­rif ama güçlü kadınların…Hedef kitlemiz; kaliteden ödün verme­den özgünlüğünü korumayı seven, zamansız parçaları tercih eden, detayların gücüne inanan kadın­lar. Modayı takip etmenin yanı sı­ra kendi çizgisini yaratan, tarzı­nı sessiz bir zarafetle ifade eden kadınlar RILU’nun ruhunu en iyi yansıtanlar.

İlk koleksiyo­nunuzun arkasın­daki zorlu bir anı­nızı paylaşır mısı­nız?

İlk koleksiyon, hem büyük bir he­yecan hem de doğal olarak birçok belir­sizlikle başladı. Her şeyin mükemmel ol­masını istiyordum, renklerden dikiş de­tayına kadar. Her tasa­rımın uygulanabilir olma­dığını fark ettiğimde, bu be­nim için küçük bir hayal kırıklığı olmuştu. Hayal ettiğin şeyleri ger­çeğe dönüştürmek ise başlı başı­na bir zanaat. Çünkü tasarım sade­ce bir fikir değil; emeğin, sabrın ve ustalığın buluştuğu bir süreç. Ve o süreçte, hayal ettiğinle ortaya çı­kanın bir noktada buluşabildiğini görmek gerçekten çok güzel bir his.

En sevdiğiniz RILU çantası hangisi ve neden?

Her modelin benim için ayrı bir yeri var ama sanırım Rhea ve Ely­sia en özel olanlar. Rhea, formuy­la gücü ve zarafeti bir arada taşı­yor; sade ama etkileyici bir duruşu var. Elysia ise daha romantik, daha yumuşak hatlara sahip, tasarlar­ken hep duygusal bir bağ hissettim. Bu iki model, RILU’nun hem güç­lü hem de narin tarafını çok güzel yansıtıyor.

RILU felsefesini tek cümley­le özetleseniz ne olurdu?

RILU, ışığın zamansız zarafetle buluştuğu an.

RILU: Işığın zamansız zarafeti - Resim : 3

Kendi gardırobunuzda çan­ta seçerken nelere dikkat eder­siniz?

Şıklık kadar rahatlık ve kulla­nışlı olması da benim için ön plan­da. Aynı gün farklı planlarım var­sa, hepsine uyum sağlayabilecek ve kıyafetimi kusursuz şekilde ta­mamlayacak bir çanta benim için idealdir. Çantanın formunun bile modumu değiştirip kı­yafetime farklı bir doku­nuş kattığına inanıyorum. Renk­lerde genellikle zamansız tonla­rı seviyorum, nötr renkler, toprak tonları, bazen de küçük bir sürpriz etkisi yaratacak canlı bir dokunuş. Bir çantanın kaliteli malzemeyle, incelikli bir işçilikle yapılmış ol­ması benim için en belirleyici kri­ter.

Moda dünyasında hayran olduğunuz bir tasarımcı veya marka var mı? Onların çalış­malarında sizi etkileyen yön­ler neler?

Dior’un zamansız çizgisine ve zarafet anlayışına her zaman hay­ran olmuşumdur. Marka, feminen­liği ve gücü son derece dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Detayla­ra gösterdiği özen, her koleksiyon­da hissedilen o incelikli estetik dili beni çok etkiliyor. Bu yaklaşım ba­na oldukça yakın. Ben de RILU’da aynı dengeyi kurmaya çalışıyorum: abartıdan uzak ama etkileyici, za­mansız ama modern bir çizgi. Be­nim için gerçek şıklık, tam da bu in­celikte saklı.
GULBİN ÖZBEY BOZTEPE

YORUMLAR

  • 0 Yorum