Savaşlar yasaklanmalı, başka yolu yok!

2023 son 30 yılda dünyadaki çatışmaların sayısı bakımından rekor kırmış. Her yer savaş kıvılcımlarıyla dolu. Peki, ne yapmalı?

Savaşlar yasaklanmalı, başka yolu yok!
04 Ocak 2024 - 09:03 - Güncelleme: 05 Ocak 2024 - 09:53

 

Yeni bir yıl başladı ama en fiyakalı yeni yıl dileklerinin sahipleri bile fazla umutlu değil. Bu yıl da çok kriz yaşanacak, çok kan akacak, savaşlar devam etmekle kalmayacak belki de daha fazla artacak.

Geçen yıl dünya, çoktan beri görmediğimiz kadar fazla savaşa sahne oldu.

Bloomberg’in Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) verilerini temel alarak aktardığına göre, 2023 son 30 yılda dünyadaki çatışmaların sayısı bakımından rekor kırmış: Bir yıl içinde kayıtlara geçen bölgesel çatışma sayısının 183 olduğu vurgulanıyor. IISS yetkilileri, bir yıl içinde çatışmalarda ölenlerin sayısının yüzde 14, saptanan kitlesel şiddet vakası sayısının ise yüzde 28 arttığını bildirmiş.

IISS’den savaş uyarıları

Dünyanın neredeyse her yerinde savaş alevleri, alev olmasa da kıvılcımları var: Avrupa’da, Amerika’da, Asya’da, Afrika’da…

Ortadoğu’da barışın yolu görünmüyor bile. Eski Sovyet coğrafyasında da çok sayıda tehlikeli anlaşmazlık var. Mesela, Moldova’da. Balkanlar da gergin. Örneğin, Kosova’da. Afrika’da zaten kan hiç durmuyor. Bugün birçok insanın “ne var ki?” diyeceği Brezilya ve Meksika gibi bazı ülkeler de IISS’nin “aman dikkat!” dediği coğrafyalar…

Özellikle Venezüella son zamanlarda çok tehlikeli bir aşamaya geldi.

Tayvan’da silahlar patlarsa dünyanın iki devi olan ABD ve Çin karşı karşıya gelebilir ki, “Allah göstermesin!”

Kore Yarımadası da fazlasıyla gergin…

Başlıca savaş alanları

* Bir yıl önce şu sıralarda en çok sözünü ettiğimiz savaş, Rusya ile Ukrayna arasında 24 Şubat 2022’de başlayan savaştı.

* Bu günlerde 7 Ekim 2023’te Gazze’de patlak veren savaş öne çıkmış görünüyor. Yani İsrail ile Filistin arasındaki.

* Azerbaycan ile Ermenistan arasında on yıllar boyunca süren savaş sonuçlanmış gibi ama barış anlaşması bir türlü imzalanmıyor; bu durum kötümserlere “acaba devamı gelir mi?” dedirtiyor.

* Suriye’de 2011’de başlayan savaş devam ediyor.

* Afrika’nın çeşitli bölgelerindekiler de. Mesela, Libya’da...

* Sudan’da…

* Nijerya’da…

* Nijer’de… Bu liste böyle uzayıp gidiyor...

“Somali, Yemen, Kongo, Myanmar, Etiyopya, Afganistan ve başka ülkeleri niye eklemedin?” derseniz haksız olmazsınız.

Savaş başlayınca kolay bitmiyor

Etnik zeminde başlayıp terörü de içererek yayılan kanlı anlaşmazlıklar da az değil. Türkiye dâhil birkaç ülkedeki “Kürt sorunu” da bunun içinde.

Dünyadaki bölgesel savaşların bir kısmı çok ama çok uzun hikâye.

Mesela, Filistin-İsrail ve Myanmar’daki savaşların geçmişi 1948’e dayanıyor.

Afganistan 1978’e.

Somali 1991’e.

Afrika’daki birçok çatışma 20 yılı aşkındır sürüyor.

Yemen 2014’ten bu yana.

Rusya-Ukrayna da öyle…

Yani savaş bir kere başladığında kolay kolay bitmiyor.

Silah şirketlerinin devasa kârları

Önceki gün BirGün Gazetesi’nde Doğan Tılıç, savaşları ve savaşlardan kimlerin kazandığını yazdı. Okumayanlara tavsiye ederim.

Orada da belirtildiği gibi, savaştan birçok silah şirketi devasa kârlar elde ediyor. Burada yüz milyarlarca dolardan bahsediyoruz.

Elbette buna birçok devletin başına çöreklenmiş otoriter liderlerin insan hayatını hiçe sayan ve iktidarını kanla pekiştiren tarzlarını da eklemek gerek.

Vee… Tam burada Nâzım Hikmet’in o ünlü “Akrep gibisin kardeşim” şiirinin “koyun” benzetmesinden sonrasını hatırlamakta yarar var.

İnsanlar kendilerini, hayatlarını ve çocuklarını savunmuyor. Her şeye ve bu arada savaş dayatmalarına boyun eğiyorlar. Dahası, hiçbir çıkarları olmamasına rağmen gidip birileri uğruna savaşıyor, kendileri gibi sıradan insanları öldürüyorlar ya da onların elinden ölüyorlar.

Barışı gerçekten isteyen lider yok

Liderler! Ah o liderler!.. Birçok ülkede bayramlarla ve bayraklarla seçilen, yalanlarıyla ve yeteneksizlikleriyle ulusların yıllarını heba eden liderler…

Onlar savaşlara gerçek anlamda karşı çıkmıyor. Tersine, bakıyorlar ki bu konu, seçmen kitlesini hamur gibi yoğurmaya pek elverişli, milliyetçilikten ve savaş kışkırtmacılığından bir güzel yararlanıyorlar.

Bin bir zorlukla mücadele ettikten sonra uluslararası barış anlaşmaları yapılmasını sağlayan liderler ve güçlü siyasi ekipler yok şu sıralarda.

Mesela, birçoklarının küçümsediği “artist” Ronald Reagan ile “beceriksiz” Mihail Gorbaçov’un imzaladığı anlaşmaları hatırlayın. Dünya savaşı tehlikesini bertaraf etmek için harcanan çabaları…

Şimdi dünyada böyle liderler görünmüyor. Ama savaşların ateşli savunucularından geçilmiyor.

Gorbaçov bir defasında bir Rus gazetecinin sorusunu cevaplarken şöyle demişti:

“Savaşı yasaklamak lazım!”

“Nasıl yani?”

“Yani dünyada kimsenin savaşa başvurmaması için eldeki bütün imkânların kullanılmasını sağlamak ve hiç kimsenin, hiçbir koşulda savaş başlatamayacağı bir ortam yaratıp güvence altına almak lazım!”

Şimdi bunu hayal bile edemeyecek kadar “akıllı ve gerçekçi” olduğumuzu biliyorum.

Ama insanlığı kurtarmanın, bugün olmazsa yarın, o da olmazsa öbür gün çıkarak tüm evreni yakacak olan Üçüncü Dünya Savaşı’nı önlemek için başka yolumuz yok.

Evet, savaşlar yasaklanmalı! Başka yolu yok!


Hakan Aksay

@AksayHakan[email protected]

YORUMLAR

  • 0 Yorum