Siyaset kulislerinde ne konuşuluyor?

Çekilen kılıçlar kıyasıya dövüşün habercisi mi? Surlarda delikler açılır mı? Bu işi muhalefetin ekmeğine yağ sürer mi?

Siyaset kulislerinde ne konuşuluyor?

Çekilen kılıçlar kıyasıya dövüşün habercisi mi? Surlarda delikler açılır mı? Bu işi muhalefetin ekmeğine yağ sürer mi?

Siyaset kulislerinde ne konuşuluyor?
12 Aralık 2019 - 10:01

Gittim, içlerine girdim, tanık oldum. Ankara kulisleri fokur, fokur.

Konuşulan tek konu; Erdoğan-Davutoğlu atışmasının nereye varacağı. Denilen şu: Şehir Üniversitesi’ne devredilen arazi de, Halk Bankası’nın verdiği kredi de buzdağının görünen yüzü. İki tarafında heybesi dolu.

Daha sağlam duran, eli daha kuvvetli olan taraf Davutoğlu ama 17 yıllık iktidar döneminde verilen araziler, tahsisler, krediler masaya yatırılırsa herkes yara alır diyorlar.

Çünkü işin içinde sadece Davutoğlu yok. Erdoğan sadece Davutoğlu’nu Halk Bankası’nı dolandırmaya kalkmakla suçlamadı. İşin içine Gül’ü de, Babacan’ı da, Şimşek’i de kattı.

Babacan yıllardır ekonominin başındaki isim.

Şimşek uzun yıllar maliye bakanlığı yapan siyasetçi. Devletin mali defterlerine hakimler.  

Merak edilen şu; eski defterler açılıp suçlama yarışı başlar mı?

Çekilen kılıçlar kıyasıya dövüşün habercisi mi? Surlarda delikler açılır mı? Bu işi muhalefetin ekmeğine yağ sürer mi?

AKP’liler kaygılı.

Erdoğan tarafından Davutoğlu’na gönderilen uzlaşma ekibinin eli boş dönmesi endişeleri arttırdı.

Meclis’te genel kurul bütçeyle meşgul ama kulislerin dili farklı.

Kulislerin aklı başka yerde.

Bundan sonra ne olacak, bu iş nereye varacak sorusu beyinleri zorluyor.

Tecrübeli bir siyasetçi Akit gazetesinde yazan Abdurrahman Dilipak’ın yazısına dikkat çekti.

Yazının giriş bölümü şöyle.

"Size bir fıkra anlatayım: Papaz bakmış kilisenin mahzeninden pahalı yıllanmış şaraplar her hafta bir-iki eksiliyor. Papaz zangoçtan şüphelenir. Çağırır zangocu durumu anlatır. Zangoç, 'Söylediklerinizin hiç birini duyamadım efendim. Buraya gelmiyor sesiniz' der. Papaz kızar; 'Ne demek sesin gelmiyor' diye çıkışır. 'Gelin efendim burada durun, ben sizin yerinize geçeyim göreceksiniz' der. Yer değiştirirler. Papaz zangoça 'Konuş bakalım' der. Zangoç, 'Efendim kilise girişindeki yardım sandığındaki paraların çalındığı söyleniyor, bu konuda ne dersiniz' der. Papaz, 'Hayret gerçekten buradan ses duyulmuyor' der.

Sarımsak yerseniz sarımsak yiyenin ağız kokusunu duymazsınız."

Gül ve Babacan cephesinin tartışmaya girmeme kararı soluk aldırsa da partileşme sürecinden sonra işin nereye evrileceğini kimse kestiremiyor.

2002 ruhunda bunlar olurken CHP de boş durmuyor. İktidarı zayıf karnından vurmaya çalışıyor. Cumhur İttifakı'nı çatlatmak için hamle üzerine hamle yapıyor.

CHP’lilere göre iktidarın yumuşak karnı tank palet fabrikası. Fabrikanın 25 yıl süreyle ihalesiz BMC/Katar ortaklığına verilmesini gündemden düşürmemeye çalışıyorlar.

Katar emirinin hediye ettiği uçak ile tank palet fabrikasının Katarlılara verilmesi arasında bağ kuruyorlar.

Bu da AKP’lileri öfkelendiriyor.

Dünkü bütçe görüşmelerinde tartışma çıkmasının sebebi buydu. CHP’lilerin "Türkiye 50 milyon dolara muhtaç mı ki, Türkiye 50 milyon dolarlık yatırım yapamayacak hâlde mi ki askerin en gözde fabrikasınıKatar’a verdiniz?" sözleri ortamı gerdikçe geriyor.

Belli ki bu konu bütçe görüşmelerinde dillerden düşmeyecek. Tartışmaların başat meselesi olacak. Hele hele savunma bütçesi ele alınırken... Çünkü CHP’liler Savunma Bakanı Akar’ı da suçluyor.

Akar da "Ne var bunda yabancı sermayenin gelmesini istemiyor musunuz?" dedikçe CHP’lilerin tansiyonu yükseliyor.

O tansiyon siyasete yansıyor.
 

Mehmet Tezkan

[email protected]

Bu haber 395 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum