Skandalın adı "müjde" oldu
Tepede şatafat, lüks, her türlü harcamadan en küçük bir tasarruf yok ama, "çalışan emekli" diye yarattıkları kitleden ikramiye kaçırma var
"İsrael at war."
Uluslararası televizyonların savaş haberlerini verirken, ekranda gün boyu kullandıkları etiket bu.
Yani:
"İsrail savaşta."
O etiket aslında verdikleri haberlerin ruhuna uygun. Hamas'ın saldırısını İsrail Başbakanı Netanyahu saçmalığa varan abartıyla defalarca tekrar ediyor:
"İsrail'in İkinci Dünya Savaşı'ndan beri gördüğü en büyük soykırımdır."
Eğer "soykırım" denilecekse, kendi yaptığı "soykırımın" üstünü örtercesine.
TV'lerde ardından "Hamas'ın vahşeti" başlığı ile Hamas'ın esir aldığı İsraillilerin aileleriyle yine gün boyu yayınlanan röportajlar geliyor. Kadınların gözyaşları röportajlarda ana motif.
Dün Alman, Amerikan ve İngiliz gazetelerine bakıyorum, yabancı televizyonları izliyorum. Hepsi ortak karar vermiş gibi:
"1-İsrail Gazze'yi işgal edecek ve bir daha çıkmayacak.
2-Hamas'ın arkasında İran ve bazı terör örgütleri var.
3-Batılı ülkeler kayıtsız şartsız İsrail'e destek veriyor."
En çok gördüğüm ve okuduğum yorumlar arasında bir de, Netanyahu'nun "sıkıyönetim hükümeti kurmak" istediğine ilişkin görüşler yer alıyor. Netanyahu'nun içerde elini güçlendirmeye başladığına ilişkin işaretler bunlar.
Batı medyasında on haberden ancak belki biri Filistin halkı ve Filistin devleti ile ilgili. Gerisi İsrail lehine haberlerle dolu.
Batı medyası sanki olmuş İsrail medyası!..
Tam skandal.
5 bin lira
Sıra şimdi bizim medyadaki skandalda.
Tayyip Erdoğan emeklilere verilecek yardımla ilgili konuşuyor:
"Emeklilerimizi rahatlatacak yeni bir karar aldık. Emeklilerimize bir defaya mahsus olmak üzere, 5 bin lira ödeme yapmayı kararlaştırdık.
Hem emekli olup, hem fiilen çalışmaya devam eden emeklilerimizi bu düzenlemenin dışında bırakıyoruz.
Bu ödemeler Kasım ayının ilk haftasında emeklilerimizin hesaplarına yatırılacaktır."
5 bin lira!.. Sadaka niyetine!.. Dişe dokunsa bari!..

Yüzde 100 ve yüzde 400
Şeker ve Kurban bayramlarında emeklilere ilk ikramiye 2018 yılında veriliyor, 1.000 lira.
Aradan üç yıl geçiyor, 2021 yılında ikramiye 1.100 liraya yükseliyor.
İlk ikramiyeden beş yıl sonra 2023'te, yani bu yıl seçim de olduğu için bayramlarda ikramiye 2.000 lira oluyor.
Seçimden önce Erdoğan övünüyor:
"Emekli ikramiyelerine yüzde 100 zam yaptık."
Beş yılda yüzde 100 zam!..
Beş yılda, sadece gıda fiyatlarındaki artış, üstelik TÜİK verileriyle yüzde 400!..
Hayat pahalılığına ulaştırma, sağlık, eğitim ve kira artışlarını da ekleyin!..
Yüzde 100 zam bu enflasyonla alım gücünü, reel ikramiyeyi sıfırın da altına düşürüyor ve hiçbir şey ifade etmiyor.
OVP'de emeklilik
Toplumda büyük geçim sıkıntısı çekenler arasında emekliler var, asgari ücretin de altında aylık alan milyonlarca emekli var.
Orta Vadeli Program'da (OVP) emeklilik için başka alarm zilleri çalıyor. Üç yönlü:
1-Sosyal güvenlik sisteminin özelleştirilmesinden söz ediliyor. Yani, "sosyal devleti" tehdit edebilecek, Anayasaya aykırı bir düzenleme.
2-Emekli olmayı uzatacak uygulamalara yönelme.
3-Doksan yıllık kazanılmış en temel hak olan kıdem tazminatına el uzatmaya çalışma.
OVP'deki bu maddeler AKP'nin "emeklileri ne kadar sevdiğini" göstermeye yetiyor!..
Danıştay'dan döner
Şimdi o "sevgi" biraz daha ileri gidiyor!..
Kasım'da verilmesi öngörülen 5 bin liralık "sadakada" bile emekliler arasında ayrıma gidiliyor:
"Çalışan ve çalışmayan emekliler."
Çalışan emekliye 5 bin lira yok.
Emekli olduğu halde, çalışmak zorunda kalıyorsa, geçinemediği için çalışıyor, keyfinden değil.
Birileri nasıl olsa başvurur ve bu karar Danıştay'dan döner.
Emekliler daha on beş gün önce, 24 Eylül günü İstanbul'da iktidarı protesto eden miting düzenliyor ve geçinemediklerini bir kez daha dile getiriyor.
Hem 5 bin lira, hem bu ayrım nedeniyle önümüzdeki pazar günü yeniden miting yapacaklarını ilan ediyorlar.
Ayıp be ayıp
5 bin lira!..
Bir defaya mahsus.
O da, her emekliye değil, çalışan emekliye yok!..
Dünyada tek bir örneği bulunmayan bir ayrım.
Yandaş medya bunu bile dün zil takarak, davul çalarak yayınlıyor:
"Emekliye Müjde!.."
Tepede şatafat, lüks, her türlü harcamadan en küçük bir tasarruf yok ama, "çalışan emekli" diye yarattıkları kitleden ikramiye kaçırma var.
Ayıp be!..







YORUMLAR