Soylu Topbaş'a dokundurtmuyor

Süleyman Soylu, Danıştay kararına rağmen Kadir Topbaş'ın İSPARK yolsuzluğuyla ilgili soruşturulmasına ikinci kez izin vermedi. HKP, Soylu'nun kararına itiraz etti.

Soylu Topbaş'a dokundurtmuyor

Süleyman Soylu, Danıştay kararına rağmen Kadir Topbaş'ın İSPARK yolsuzluğuyla ilgili soruşturulmasına ikinci kez izin vermedi. HKP, Soylu'nun kararına itiraz etti.

Soylu Topbaş'a dokundurtmuyor
10 Şubat 2020 - 20:18

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) 2017’den önce, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın İSPARK’dan gelen ücretlerin 90 milyon liralık bölümünde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da bu suç duyurusu hakkında Topbaş ile ilgili soruşturma yapılması için izin vermemişti. HKP ise Soylu’nun bu kararını Danıştay’a götürmüştü.

Danıştay bu konu hakkındaki itirazı kabul etmiş, İçişleri Bakanlığı’nın izin vermeme kararının kaldırılarak Kadir Topbaş için soruşturma yapılmasına oybirliği ile izin vermişti.

SOYLU İKİNCİ KEZ TOPBAŞ’IN SORUŞTURULMASINA İZİN VERMEDİ

Aradan zaman geçti. Dosya yeniden Süleyman Soylu’nun önüne geldi. Soylu ikinci kez, Kadir Topbaş hakkında soruşturma izni vermedi. “Soruşturma İzni Verilmemesi” kararında İSPARK’ın 2016 ve 2017 yılı faaliyetlerinin bağımsız denetçi tarafından denetlendiği, ancak bu denetim raporlarına istinaden gerçekleştirilmiş herhangi bir iş ve işlem bulunmadığı ileri sürüldü.

Soruşturma İzni Verilmemesi kararı gerekçesi olarak, İSPARK çalışanlarının kamu görevlisi sayılmadıkları, bu nedenle eylemlerinin zimmet suçuna adlandırılamayacağı denildi.

 

HKP’DEN YENİ İTİRAZ

HKP ise, Soylu’nun bu kararına karşı yeni hamlede bulundu. Partinin avukatları, Soylu’nun kararını iptal edilmesi ve Topbaş’a soruşturma izni verilmesi için Danıştay 1. Daire Başkanlığına itirazda bulundu.

HKP adına verilen dilekçede, yolsuzlukla ilgili iddialar dillendirildi ve “yolsuzluğun boyutu 21 işçinin 819 milyon TL’yi güveni kötüye kullanarak kendi hesaplarına geçirdikleri kimine göre de 90 milyon TL’nin dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve diğer yöneticilerin bilgisi dahilinde zimmete geçirildiğinden bahsedilmektedir” ifadeleriyle İSPARK’ta yaşananların boyutuna dikkat çekti.

“SUÇUN ARAŞTIRILMASINI ENGELLEMEK ANLAMINA GELMEKTEDİR”

HKP dilekçesinde, şu ifadeleri kullandı:

“Soruşturma İzni Verilmemesi kararında atıf yapılan hukuksal görünümlü tek argüman –gerçekte hukuki olmadığı anlaşılan – İstanbul Valiliğinin 16.04.2018 tarihli ve 2018/21 sayılı ön araştırma raporudur. Rapor müşteki olmamıza rağmen tarafımıza gönderilmediğinden bilemiyoruz. Ancak yapılan atıfta raporun bir Vali yardımcısı ve bir defterdar tarafından hazırlandığı söylenmektedir. Oysa şikayet konusu yolsuzluk, GPS bağlantıları ayarları, El terminalleri ve bu terminal kayıtlarının yüklendiği bilgisayarlar üzerinde hukuka aykırı veri değişiklikleri yapılarak gerçekleştirilmiştir.

Bazı alt düzey çalışanların yargılandığı dosyalarda ve işbu dava konusu raporda da bu durum teyit edilmektedir. Bu durumda teknik/teknolojik uzmanlarca araştırma/inceleme yapılması gerektiği açıktır. Buna rağmen tümüyle yetersiz olduğu anlaşılan defterdarın incelemesiyle soruşturma izni vermemek, suçun gerçek araştırılmasını engellemek anlamına gelmektedir.”

“İÇİŞLERİ BAKANININ KENDİ İDARI TEAMÜLLERİYLE DE BAĞDAŞIR GÖRÜNMEMEKTEDİR”

Dilekçede ayrıca “Büyükşehir Belediye Başkanının belediye şirketlerini denetlemek görevinin bulunmadığını iddia etmek, abesle iştigaldir. Yüzlerce milyon liralık kamu parasını yöneten bir kamu iştirakinin, bağlı olduğu Büyükşehir Belediye Başkanınca denetlenmeyeceğini savunması, hukukla bağdaşmadığı gibi, İçişleri Bakanının kendi idari teamülleriyle de bağdaşır görünmemektedir” denildi

HKP’nin dilekçesinde ayrıca şu husus vurgulandı:

“İBB Başkanının ‘görev hacminden kaynaklanan iş yoğunluğu sebebiyle görevini ihmal etmiş sayılamayacağı’ gerekçesi de Hukuk Devletinde dinlenemez bir gerekçedir. Bu yoruma itibar edilmesi halinde, hiçbir Büyükşehir Belediye Başkanı, hiçbir Belediye yolsuzluğundan sorumlu olamaz. Tümüyle denetimsizlik ve hukuksal sorumsuzluk meşru görülür. Bu gerekçeyi kabul etmemiz mümkün değildir.

Tüm bu nedenlerle, İçişleri Bakanlığının İkinci Kez ve Danıştay önceki kararına rağmen, Danıştay kararını dolanarak verdikleri ‘Soruşturma İzni Verilmemesi’ kararı bozulmalı ve Kadir Topbaş hakkında savcılık soruşturması sürdürülmelidir.”

Konuyla ilgili HKP de yazılı bir açıklama yaptı. “Süleyman Soylu, Kadir Topbaş’i, Danıştay kararına rağmen koruyor, soruşturulmasını engelliyor” başlıklı açıklamada, Soylu’nun kararına tepki gösterildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“İSPARK AŞ’de ortaya çıkan ve alt düzey çalışanların yargılanmakta oldukları yolsuzluklarla ilgili, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmak hakkında İstanbul C. Başsavcılığına 2016/97457 Soruşturma Numarasıyla yapmış olduğumuz suç duyurusunda, Başsavcılık, İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni istemiş ancak Bakanlık ‘Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Kadir Topbaş’ın fail-fiil ilişkisi açısından doğrudan bir illiyet bağı kurulamadığı...’ndan bahisle hakkında, soruşturma izni vermemişti.

Bu karara karşı açtığımız davada Danıştay 1. Dairesi 2018/2012 E., 2018/2233 K. sayılı karar ile, şikayet konusunda öninceleme yapılmadan soruşturma izni verilmemesini hukuka aykırı bularak, iptal etmişti.

Danıştay’ın bu kararı üzerine İçişleri bakanlığı, sözde ön inceleme yaparak; gerçekte ise hiçbir öninceleme yapmayıp yine soruşturma izni vermemiştir. İzin vermeme karar imzası bizzat İçişleri bakanı Süleyman Soylu’ya aittir.”

“NE YAZIK Kİ BAKANLIK AÇIKÇA KADİR TOPBAŞ’I KORUMAKTADIR”

Kararın hukuki değil siyasi olduğunu belirten HKP açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Soruşturma İzni Verilmemesi kararında İspark AŞ 2016 ve 2017 yılı faaliyetlerinin bağımsız denetçi, tarafından denetlendiği söyleniyor. Ancak bu denetim raporlarına istinaden gerçekleştirilmiş herhangi bir iş ve işlem bulunmadığı söylenmektedir.

Bu tespit, zaten ortada etkili bir soruşturma ya da etkili bir denetim olmadığını göstermektedir. Önceki denetim raporları uyarınca işlem VE DAHİ ‘İŞ’ yapılmamış olması, bu kere soruşturma izni verilmemesinin değil, ancak soruşturma gerekliliğinin gerekçesi olabilirdi.”

“Ne yazık ki Bakanlık açıkça Kadir Topbaş’ı korumaktadır” denilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Burada açıkladığımız gerekçeler ve başkaca hukuki sebeplerle avukatlarımız, Süleyman Soylu’nun Danıştay kararına rağmen, bu kararı dolanarak verdiği ikince kez Soruşturma İzni Verilmemesi Kararına karşı yeniden Danıştaya başvurduk.

Partimiz, bu iktidarın ve avanelerinin her türden hukuksuzluğundan, yolsuzluğundan, vurgunundan hesap sormaya devam edecek. Kamu malını, kamuyu, halkı, memleketi canından çok sevenlerin partisi olan Halkın Kurtuluş Partisi, siyasi mücadelesinin yanı sıra, hukuki mücadelesini de aynı çizgide sürdürecek.”

Odatv.com

Bu haber 402 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum