Spor yazarları Galatasaray-Beşiktaş maçını değerlendirdi
Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki kritik derbi maçı değerlendiren spor yazarları, çarpıcı tespitlerde bulundu.
09 Mayıs 2016 - 09:43 - Güncelleme: 09 Mayıs 2016 - 09:53
LKER YASİN - HÜRRİYET
Görüldü ki; kıran kırana, tarihi derbiye yakışan bir maç oldu. İlk 50 dakikada G.Saray, son bölümde de Beşiktaş oyunun hakimiydi. ‘En iyi netice, en iyi futbola tercih edilir’ der Hollandalı teknik adam Rinus Michels. Yüksek beklentilerin futbolcuları strese soktuğu ve onları baskı altına aldığı herkesin bildiği bir gerçek. Şampiyonluğa 3 adım kala kendi futbolunu oynamakta zorlanan Beşiktaş’ın stres kontrolünde ve gergin geçmeye namzet maçları yönetme kabiliyetinde olmadığını daha önce yazmıştım. Muslera en çok kurtarış yaptığı Sosa da en çok gol kaçırdığı maçı oynadıysa ne demeliyiz? Sneijder, Podolski, Sabri, Yasin performansında sezon boyu oynasaydı, bu takım liderin 27 puan gerisinde olmazdı.
HAKAN ÜNSAL - HÜRRİYET
Beşiktaş’ta, “Mahşerin 5 Atlı”sı Atiba-Oğuzhan-Quaresma-Olcay-Gomez ilk yarıda beklenenden uzaktı. Fakat bambaşka bir ikinci yarı başlangıcı yaptı bu oyuncular. Galatasaray defansının kendini toparlayamadığı 10 dakika içinde net pozisyonlar verildi. İkinci yarının ilk çeyreği Muslera ile Sosa arasında geçti. Muslera yine müthiş oynadı bu bölümde ve takımını hep yaptığı gibi oyunda tuttu. Ama bir yere kadar. 45 ile 76. dakika arası Beşiktaş’ın büyük baskısı ve girdiği birçok pozisyonun sonucunda klasikleşmiş Beşiktaş golü geldi. Beşiktaş, özellikle ikinci yarısında çok etkili oynadığı ve hak ettiği bir maçı kazandı.
ERMAN TOROĞLU - SABAH
Bu maç Beşiktaş için inanılmaz önemliydi. Bu Beşiktaş, Osmanlıspor'u anormal büyük sürprizler olmazsa Vodafone Arena'da yener. Ondan sonra Torku Konyaspor maçı... Şu anda ibre tamamen Beşiktaş'a döndü. Tabi bugün Fenerbahçe ne yapacak? Belki de bu gece Beşiktaş şampiyon olabilir. Şimdi sarı-lacivertli oyuncularda büyük baskı var. Galatasaray ve Fenerbahçe seyircisini anlayamıyorum. Birisi Donk'u ıslıklıyor, diğeri Diego'yu... Zaten Galatasaray fizik olarak güçsüz. Sen adamı ıslıklayınca o zaman Galatasaray, otomatik olarak 10 kişiye dönüyor. Böyle bir rezillik sporda olmaz. Sonra da "Ben takımımı seviyorum, taraftarım" diyorsun
AHMET ÇAKAR - SABAH
Dün geceki maçın kahramanı kim ne derse desin Tolga Zengin'di. Şimdi herkes 'buna nereden çıktı?' diyebilir. Cevabı çok basit: Maç sıkışmıştı, dakikalar ilerliyordu, 20 dakika kalmıştı ve maçın kırılma anı geldi. Emre Çolak, bir anda o kadar müsait yerden Beşiktaş kalecisi Tolga ile karşı karşıya kaldı ki işte oradaki bir saniye tüm Türkiye için belki de saatlere bedeldi. Galatasaray golü atsa, Beşiktaş çok şey kaybedecekti. Ama Tolga müthiş kurtardı. Lizbon maçından sonra ağır eleştirilen, gönderilmesi gündeme gelen Tolga, 1 saniyelik hareketiyle belki de şampiyonluğu getirdi
RÜŞTÜ REÇBER - HÜRRİYET
G.Saray takımında beklentilere cevap veren bir çok futbolcu vardı ama Muslera'yı ayırmak lazım. Gerçekten de maça iyi hazırlandığı zaman, ne kadar etkili bir performans ortaya koyduğunu dün de gördük. F.Bahçe maçında gole izin vermeyen Muslera'nın dünkü golde ise yapacağı hiçbir şey yok. Donk, Kasımpaşa'daki performansının ve özgüveninin G.Saray'da ne kadar geriye gittiğini, her ne kadar kaliteli futbolcu olsa da büyük takım futbolcusu olmanın zor olduğunu bizlere gösterdi.
UĞUR MELEKE - HÜRRİYET
Maçın ilk 70 dakikasında Galatasaray topa sahip olan, rakip yarı alanda çok daha fazla gözüken taraftı kesinlikle. Beşiktaş’sa kazandığı hemen her topla çabuk gelen, sayıca değil ama nitelik olarak daha fazla pozisyon üreten taraf. Şenol Güneş’in bu senaryoya 70 dakika boyunca razı gözükmesi şaşırtıcı, ama tecrübeli hocanın öyle güçlü bir kulübesi var ki, son yirmide de oyuna girseler maç kaderi değiştirebiliyorlar. Özellikle Cenk Tosun’un bu sezonun kaderine yaptığı etki inanılmaz. Son yıllarda Türk futbolunun gördüğü en iyi yedek. En soğukkanlı adam. Bu kritik katkılarıyla kupa kazanılırsa, kulbunu ilk tutan da o olmalı bence.
ATTİLA GÖKÇE - MİLLİYET
Dün dürüst bir maça tanık olduk. Ev sahibi Galatasaray’ın daha baskılı oynadığı, daha çok gol pozisyonuna girdiği, yüzde yüzlük fırsatları değerlendiremediği bir maçtı bu. Evet Beşiktaş da oraya şampiyon adayı, lider olarak gelmişti. Şampiyonluk mücadelesini yaparken fire vermek istemiyordu. Belki de sırf bu nedenle, daha disiplinli oynadılar. Ama psikolojik baskı altında zaman zaman bireysel katkıdan uzaklaştılar. Quaresma’nın, Olcay’ın hatta Gomez’in bu anlamda tutukluk yapması dikkati çekti. Ama günün en talihsiz adamı belki de Sosa idi. Özellikle ikinci yarıda öylesine üç fırsatı kaçırdı ki ne kendi inanabildi yaptıklarına, ne de biz!
KENAN BAŞARAN - HÜRRİYET
İlk yarı yüksek tempo yapan Galatasaray’ın da düşmesiyle, siyah beyazlılar sahaya daha iyi yayılarak ve topa hükmetmeye başlayarak, pozisyon üretmeye başladılar. Özellikle Oğuzhan, skoru kabullenmeyerek sorumluluk aldı. Gomez’in 3 puanı getiren golünün de mimarı zaten Oğuzhan’dı. Sosa, bildiğimiz Sosa olsaydı, Beşiktaş maçı çok daha erken kopartabilirdi. Yine de Beşiktaş, ikinci devre serinkanlı olmayı başararak, istediğini almasını bildi. Güneş’in Tosun ve Töre’yi sahaya birlikte sürmesi de doğru bir hamleydi. Beşiktaş, yıllar sonra deplasmanda bir derbi kazanarak, son iki maça 3 puan avantajını da koruyarak girmeyi başardı. Açıkçası Güneş ufuktan doğdu...
ERSUN YANAL - MİLLİYET
Yedek kulübesinden gelerek bu sezon takımına büyük katkı sağlayan Gökhan Töre ve Cenk Tosun oyuna girdikten sonra Beşiktaş hücumda çok daha etkili oldu ve golü de Gomez’le buldu. Beşiktaş’ta Atiba belkide sezonun en kötü pas yüzdesiyle oynadı. Yedek kulübesinde çok daha etkili, formda isimleri olan Beşiktaş bu özelliği sayesinde derbiyi kazanan taraf oldu. Büyük bölümü oldukça tempolu ve çekişmeli geçen derbide Galatasaray, istekli agresif bir oyun sergilese de hücum organizasyonlarında istediğini yapamadı.
OSMAN ŞENHER - MİLLİYET
Takımın kaptanı Selçuk İnan. Kaptan demek ne demek? Takımını hırslandıracak, derleyecek, toparlayacak... Bu takımın kaptanlığını o değil Sneijder yapıyor. O da sakatlıktan yeni çıktı, 73 dakika oynayabildi. Emre Çolak’ın oynadığı futbol sizi kandırmasın. Galatasaray’dan gönderilir miyim diye bir iki maçta gayret gösteriyor. Sinan Gümüş o kadar güzel kendisine gol pası verdi ki, Emre Tolga’yla karşı karşıya bu golü atamadı. Galatasaray’ın geleceğinde Emre Çolak’lara değil, Sinan Gümüş’lere ihtiyaç var.
SERHAT ULUEREN - VATAN
Muslera olmasa G.Saray fark yerdi. Sabri de iyi oynadı. Hakan Balta, Linnes, Denayer de kötü oynamadı ama gazı kaçmış, birbirlerinin arkasından kulis yapan, dedikodunun bol olduğu bir ortamda ne beklenebilir ki? Sezonun en iyi futbolunu dün de oynasa işte G.Saray bu. 2 haftadır Beşiktaş farklı kazanır, en az 3’lük yapar G.Saray’ı diyordum tutturamadım, özür dilerim. İnanın Beşiktaş’ın bu kadar korkak oynayacağını, Sosa’nın bu kadar kolay pozisyonları kaçıracağını, Quaresman, Olcay gibi isimlerin bu kadar kötü oynayacaklarını hesap etmemiştim.
GÜNTEKİN ONAY - VATAN
Beşiktaş, görünen o ki bu kadar agresif, istekli ve baskılı bir G.Saray beklemiyordu. İlk yarıda kendi standartlarının çok altında bir Beşiktaş izledik. Emre-Selçuk-Sneijder 3’lüsü ile iyi pas yapan G.Saray, Yasin ile de net bir pozisyon buldu. Tedirgin görünen Beşiktaş zaman zaman rakip ceza alanına etkili gelse de pozisyon zenginliği yaratamadı. Sosa, Gomez ve özellikle de Quaresma kalitelerinin çok altında göründüler. Beşiktaş’ta ilk yarının en iyi ismi hiç tartışmasız Tosic’di. Bu da siyah-beyazlıların 45 dakika boyunca yetersiz kaldığının bir göstergesi oldu.
GÜNTEKİN ONAY - VATAN
Beşiktaş, görünen o ki bu kadar agresif, istekli ve baskılı bir G.Saray beklemiyordu. İlk yarıda kendi standartlarının çok altında bir Beşiktaş izledik. Emre-Selçuk-Sneijder 3’lüsü ile iyi pas yapan G.Saray, Yasin ile de net bir pozisyon buldu. Tedirgin görünen Beşiktaş zaman zaman rakip ceza alanına etkili gelse de pozisyon zenginliği yaratamadı. Sosa, Gomez ve özellikle de Quaresma kalitelerinin çok altında göründüler. Beşiktaş’ta ilk yarının en iyi ismi hiç tartışmasız Tosic’di. Bu da siyah-beyazlıların 45 dakika boyunca yetersiz kaldığının bir göstergesi oldu.
Görüldü ki; kıran kırana, tarihi derbiye yakışan bir maç oldu. İlk 50 dakikada G.Saray, son bölümde de Beşiktaş oyunun hakimiydi. ‘En iyi netice, en iyi futbola tercih edilir’ der Hollandalı teknik adam Rinus Michels. Yüksek beklentilerin futbolcuları strese soktuğu ve onları baskı altına aldığı herkesin bildiği bir gerçek. Şampiyonluğa 3 adım kala kendi futbolunu oynamakta zorlanan Beşiktaş’ın stres kontrolünde ve gergin geçmeye namzet maçları yönetme kabiliyetinde olmadığını daha önce yazmıştım. Muslera en çok kurtarış yaptığı Sosa da en çok gol kaçırdığı maçı oynadıysa ne demeliyiz? Sneijder, Podolski, Sabri, Yasin performansında sezon boyu oynasaydı, bu takım liderin 27 puan gerisinde olmazdı.
HAKAN ÜNSAL - HÜRRİYET
Beşiktaş’ta, “Mahşerin 5 Atlı”sı Atiba-Oğuzhan-Quaresma-Olcay-Gomez ilk yarıda beklenenden uzaktı. Fakat bambaşka bir ikinci yarı başlangıcı yaptı bu oyuncular. Galatasaray defansının kendini toparlayamadığı 10 dakika içinde net pozisyonlar verildi. İkinci yarının ilk çeyreği Muslera ile Sosa arasında geçti. Muslera yine müthiş oynadı bu bölümde ve takımını hep yaptığı gibi oyunda tuttu. Ama bir yere kadar. 45 ile 76. dakika arası Beşiktaş’ın büyük baskısı ve girdiği birçok pozisyonun sonucunda klasikleşmiş Beşiktaş golü geldi. Beşiktaş, özellikle ikinci yarısında çok etkili oynadığı ve hak ettiği bir maçı kazandı.
ERMAN TOROĞLU - SABAH
Bu maç Beşiktaş için inanılmaz önemliydi. Bu Beşiktaş, Osmanlıspor'u anormal büyük sürprizler olmazsa Vodafone Arena'da yener. Ondan sonra Torku Konyaspor maçı... Şu anda ibre tamamen Beşiktaş'a döndü. Tabi bugün Fenerbahçe ne yapacak? Belki de bu gece Beşiktaş şampiyon olabilir. Şimdi sarı-lacivertli oyuncularda büyük baskı var. Galatasaray ve Fenerbahçe seyircisini anlayamıyorum. Birisi Donk'u ıslıklıyor, diğeri Diego'yu... Zaten Galatasaray fizik olarak güçsüz. Sen adamı ıslıklayınca o zaman Galatasaray, otomatik olarak 10 kişiye dönüyor. Böyle bir rezillik sporda olmaz. Sonra da "Ben takımımı seviyorum, taraftarım" diyorsun
AHMET ÇAKAR - SABAH
Dün geceki maçın kahramanı kim ne derse desin Tolga Zengin'di. Şimdi herkes 'buna nereden çıktı?' diyebilir. Cevabı çok basit: Maç sıkışmıştı, dakikalar ilerliyordu, 20 dakika kalmıştı ve maçın kırılma anı geldi. Emre Çolak, bir anda o kadar müsait yerden Beşiktaş kalecisi Tolga ile karşı karşıya kaldı ki işte oradaki bir saniye tüm Türkiye için belki de saatlere bedeldi. Galatasaray golü atsa, Beşiktaş çok şey kaybedecekti. Ama Tolga müthiş kurtardı. Lizbon maçından sonra ağır eleştirilen, gönderilmesi gündeme gelen Tolga, 1 saniyelik hareketiyle belki de şampiyonluğu getirdi
RÜŞTÜ REÇBER - HÜRRİYET
G.Saray takımında beklentilere cevap veren bir çok futbolcu vardı ama Muslera'yı ayırmak lazım. Gerçekten de maça iyi hazırlandığı zaman, ne kadar etkili bir performans ortaya koyduğunu dün de gördük. F.Bahçe maçında gole izin vermeyen Muslera'nın dünkü golde ise yapacağı hiçbir şey yok. Donk, Kasımpaşa'daki performansının ve özgüveninin G.Saray'da ne kadar geriye gittiğini, her ne kadar kaliteli futbolcu olsa da büyük takım futbolcusu olmanın zor olduğunu bizlere gösterdi.
UĞUR MELEKE - HÜRRİYET
Maçın ilk 70 dakikasında Galatasaray topa sahip olan, rakip yarı alanda çok daha fazla gözüken taraftı kesinlikle. Beşiktaş’sa kazandığı hemen her topla çabuk gelen, sayıca değil ama nitelik olarak daha fazla pozisyon üreten taraf. Şenol Güneş’in bu senaryoya 70 dakika boyunca razı gözükmesi şaşırtıcı, ama tecrübeli hocanın öyle güçlü bir kulübesi var ki, son yirmide de oyuna girseler maç kaderi değiştirebiliyorlar. Özellikle Cenk Tosun’un bu sezonun kaderine yaptığı etki inanılmaz. Son yıllarda Türk futbolunun gördüğü en iyi yedek. En soğukkanlı adam. Bu kritik katkılarıyla kupa kazanılırsa, kulbunu ilk tutan da o olmalı bence.
ATTİLA GÖKÇE - MİLLİYET
Dün dürüst bir maça tanık olduk. Ev sahibi Galatasaray’ın daha baskılı oynadığı, daha çok gol pozisyonuna girdiği, yüzde yüzlük fırsatları değerlendiremediği bir maçtı bu. Evet Beşiktaş da oraya şampiyon adayı, lider olarak gelmişti. Şampiyonluk mücadelesini yaparken fire vermek istemiyordu. Belki de sırf bu nedenle, daha disiplinli oynadılar. Ama psikolojik baskı altında zaman zaman bireysel katkıdan uzaklaştılar. Quaresma’nın, Olcay’ın hatta Gomez’in bu anlamda tutukluk yapması dikkati çekti. Ama günün en talihsiz adamı belki de Sosa idi. Özellikle ikinci yarıda öylesine üç fırsatı kaçırdı ki ne kendi inanabildi yaptıklarına, ne de biz!
KENAN BAŞARAN - HÜRRİYET
İlk yarı yüksek tempo yapan Galatasaray’ın da düşmesiyle, siyah beyazlılar sahaya daha iyi yayılarak ve topa hükmetmeye başlayarak, pozisyon üretmeye başladılar. Özellikle Oğuzhan, skoru kabullenmeyerek sorumluluk aldı. Gomez’in 3 puanı getiren golünün de mimarı zaten Oğuzhan’dı. Sosa, bildiğimiz Sosa olsaydı, Beşiktaş maçı çok daha erken kopartabilirdi. Yine de Beşiktaş, ikinci devre serinkanlı olmayı başararak, istediğini almasını bildi. Güneş’in Tosun ve Töre’yi sahaya birlikte sürmesi de doğru bir hamleydi. Beşiktaş, yıllar sonra deplasmanda bir derbi kazanarak, son iki maça 3 puan avantajını da koruyarak girmeyi başardı. Açıkçası Güneş ufuktan doğdu...
ERSUN YANAL - MİLLİYET
Yedek kulübesinden gelerek bu sezon takımına büyük katkı sağlayan Gökhan Töre ve Cenk Tosun oyuna girdikten sonra Beşiktaş hücumda çok daha etkili oldu ve golü de Gomez’le buldu. Beşiktaş’ta Atiba belkide sezonun en kötü pas yüzdesiyle oynadı. Yedek kulübesinde çok daha etkili, formda isimleri olan Beşiktaş bu özelliği sayesinde derbiyi kazanan taraf oldu. Büyük bölümü oldukça tempolu ve çekişmeli geçen derbide Galatasaray, istekli agresif bir oyun sergilese de hücum organizasyonlarında istediğini yapamadı.
OSMAN ŞENHER - MİLLİYET
Takımın kaptanı Selçuk İnan. Kaptan demek ne demek? Takımını hırslandıracak, derleyecek, toparlayacak... Bu takımın kaptanlığını o değil Sneijder yapıyor. O da sakatlıktan yeni çıktı, 73 dakika oynayabildi. Emre Çolak’ın oynadığı futbol sizi kandırmasın. Galatasaray’dan gönderilir miyim diye bir iki maçta gayret gösteriyor. Sinan Gümüş o kadar güzel kendisine gol pası verdi ki, Emre Tolga’yla karşı karşıya bu golü atamadı. Galatasaray’ın geleceğinde Emre Çolak’lara değil, Sinan Gümüş’lere ihtiyaç var.
SERHAT ULUEREN - VATAN
Muslera olmasa G.Saray fark yerdi. Sabri de iyi oynadı. Hakan Balta, Linnes, Denayer de kötü oynamadı ama gazı kaçmış, birbirlerinin arkasından kulis yapan, dedikodunun bol olduğu bir ortamda ne beklenebilir ki? Sezonun en iyi futbolunu dün de oynasa işte G.Saray bu. 2 haftadır Beşiktaş farklı kazanır, en az 3’lük yapar G.Saray’ı diyordum tutturamadım, özür dilerim. İnanın Beşiktaş’ın bu kadar korkak oynayacağını, Sosa’nın bu kadar kolay pozisyonları kaçıracağını, Quaresman, Olcay gibi isimlerin bu kadar kötü oynayacaklarını hesap etmemiştim.
GÜNTEKİN ONAY - VATAN
Beşiktaş, görünen o ki bu kadar agresif, istekli ve baskılı bir G.Saray beklemiyordu. İlk yarıda kendi standartlarının çok altında bir Beşiktaş izledik. Emre-Selçuk-Sneijder 3’lüsü ile iyi pas yapan G.Saray, Yasin ile de net bir pozisyon buldu. Tedirgin görünen Beşiktaş zaman zaman rakip ceza alanına etkili gelse de pozisyon zenginliği yaratamadı. Sosa, Gomez ve özellikle de Quaresma kalitelerinin çok altında göründüler. Beşiktaş’ta ilk yarının en iyi ismi hiç tartışmasız Tosic’di. Bu da siyah-beyazlıların 45 dakika boyunca yetersiz kaldığının bir göstergesi oldu.
GÜNTEKİN ONAY - VATAN
Beşiktaş, görünen o ki bu kadar agresif, istekli ve baskılı bir G.Saray beklemiyordu. İlk yarıda kendi standartlarının çok altında bir Beşiktaş izledik. Emre-Selçuk-Sneijder 3’lüsü ile iyi pas yapan G.Saray, Yasin ile de net bir pozisyon buldu. Tedirgin görünen Beşiktaş zaman zaman rakip ceza alanına etkili gelse de pozisyon zenginliği yaratamadı. Sosa, Gomez ve özellikle de Quaresma kalitelerinin çok altında göründüler. Beşiktaş’ta ilk yarının en iyi ismi hiç tartışmasız Tosic’di. Bu da siyah-beyazlıların 45 dakika boyunca yetersiz kaldığının bir göstergesi oldu.







YORUMLAR