Spor yazarları, Galatasaray - Young Boys karşılaşmasını değerlendirdi
Bu yönetim ve Okan Buruk 3 ayda takımı Avrupa Ligi'ne taşıdılar, eserleriyle övünebilirler! Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanş maçında İsviçre'nin Young Boys takımına 1-0 mağlup oldu ve toplam skorda 4-2 geride kalarak Şampiyonlar Ligi’ne veda etti
28 Ağustos 2024 - 09:00 - Güncelleme: 28 Ağustos 2024 - 09:58
Bu tür takımlara erken gol atamadığınız zaman yüreklenir, oyundan çalar ve tahrik eder. Rakip, maalesef bunu yapıp oyunu germeyi hedefledi. Zaten bu da bir taktik olarak seçtikleri bir yoldu ve bu sinir bozukluğuyla son bölüme giren sonuca gitmek isterken panikledi ister istemez. Ve Icardi ile gole çok yaklaşmışken dönen topta yenik duruma düştük ve Şampiyonlar Ligi’ne veda ettik. Bu veda tüm eleştirilere kulak tıkayan ve kadro planlamasını yanlış yapan yönetimin eseridir. (Tunç Kayacı | Fanatik)
Okan Buruk ikinci yarıya 2 değişiklikle başladı. Köhn’ün yerine Berkan, Ziyech’in yerine ise Jelert oyuna dahil oldu. Galatasaray bu devrede de oyunun hakimi olsa da ceza alanına girmeyi başaramadı. Temsilcimiz taraftarının desteğini arkasına alsa da uyku halini atlatamadı. İsviçre ekibi ise tamamen kapanırken, savunmada hata yapmadı. Son bölümde iki takım da değişikliklere gitti. Galatasaray ataklarını artırsa da sonucu değiştiremedi. 87’de ise Young Boys Virginius ile golü bulurken, Muslera kırmızı kart gördü. İki maçta da sahaya bir varlık koyamayan Galatasaray 1-0’lık yenilginin ardından Şampiyonlar Ligi’ne veda ederken, bu hezimeti hak etti. (Metin Karabaş | Fanatik)
Barış Alper, Ziyech'in yüzünden ilk 45 dakikada defalarca rakiple ikiye bir kaldı. Ne kadar yorulduğu vücut dilinden belli oluyordu. İkinci yarıda kanada geçse de ilk yarının yorgunluğu o kadar belli etti ki kendini bekleneni veremedi. Bir oyuncu değil elbette takım olarak kötüydü Galatasaray, ancak Ziyech kötü bile değildi. Hiç yoktu. Galatasaray yönetimi geçen sezonun sona erdiği günden beri yönetme konusunda çok büyük zaaflar gösteriyor. Bu maçın ardından çanlar daha yüksek sesle çalmaya başladı. (Burak Özdemir | Fanatik)
Sara’nın düşük temposu ve tercih hatalarına çok erken müdahale etmesi gerekirdi dolayısıyla Kerem Demirbay’la devreye başlaması en doğru tedavi yöntemi olabilirdi. Mertens de girdikten sonra Galatasaray idealine yaklaştı, baskısını artırdı. Ne var ki, İcardi’nin şutu rakipten sekip Young Boys hücumuna dönüştüğünde Galatasaray en büyük eksiği olan geri koşu sorunuyla yine yüzleşmek zorunda kaldı, Muslera topu ağlardan çıkarmakla kalmadı bir de kırmızıyla atıldı. Fenerbahçe’den sonra Galatasaray da Şampiyonlar Ligi’nden elendi. Bu eleniş Galatasaray’da bazı taşları yerinden oynatır mı bilinmez ama bütçede alan açılamayacağı için transferin sekteye uğrayacağı aşikar. (Serkan Akcan | Fanatik)
Young Boys’lular güçlü ve atletik. Ancak Galatasaraylılar da kaliteli. Böyle bir rakibe üstünlük kurmak için yerden oynamalı ve topu süratli dolaştırmalısınız. Galatasaray teknik ekibi ikinci yarıda üç doğru değişiklik yaptı. Israrla taç çizgisine yapışan Ziyech ve uzay boşluğuna 40 metrelik toplar atan Köhn çıktı. Kanatlar hareketlendi. (Uğur Meleke | Hürriyet)
Soyunma odası dönüşünde değişikliklerin etkisiyle sahaya yayılma açısından daha net bir kurgu vardı. İki bek kenara geldi sağa Jelert, sola Berkan’ı koydu İrfan Saraloğlu. Kaan Ayhan ile Nelsson’un da yerini değiştirip dörtlü içindeki dengeyi sağladı. Roller net olup zaaflar ortadan kalkınca, Galatasaray’ın toplu oyundaki etkinliği bir anda arttı. Young Boys duran toplardan, geçiş oyunlarından fırsatlar bulsa bile gidişat sarı kırmızlıların lehine döndü. İsviçrelilerin ilk maçın son bölümündeki fiziksel düşüşünü de hesaba katınca, son 20 dakikada turu çevirmek için şansımız vardı. Rakip oyuncuların tahrik etmesiyle başlayan, saha kenarının karıştığı 5 dakikalık süreç ise Galatasaray’a kontrolü kaybettirdi ve rakibe turu getirdi. Veda edilen Şampiyonlar Ligi, kuşkusuz sarı kırmızılılar adına onarılması zor bir süreci getirecek. (Engin Kehale | Hürriyet)
İlk yarıya savaş gemisi gibi çıktı ama sandala döndü. İkinci yarı umudum vardı. Hayal ettim. Galatasaray ağır baskı kuracak, İcardi’yi kullanacak, sağlı sollu ortalar, seyirci baskısı golleri bulur yoluna devam eder diye... Ama nerede? Öyle bir Galatasaray izledik ki yemin ediyorum Hababam Sınıfı disiplinsizliği vardı. İyi de bu takımın maçını bunun için mi ertelediniz? Ne yaptı bu adamlar bir hafta boyunca? Nasıl hazırlandılar? Vallahi merak ediyorum. Genç çocuklar yani Young Boys resmen futbol dersi verdi. Oyun daha farklı da bitebilirdi. Ama şansları yoktu. İki topları direkten döndü. Onlarca kaçırdılar. Ve buna karşılık Galatasaray’ın tek pozisyonu bile yok. İnanılır gibi değil. Okan hocaya saygım sonsuz. Ama hocam olmadı. Sahaya çıkardığın ilk on bir bir felaket. Bu kadronun başarılı olabileceğini nasıl düşündün hocam? Adamların fizik gücü senin üstünde. Üstelik iyi hocaları var. Bu on birle hangi cesaretle sahaya çıktın? (Halil Özer | Milliyet)
Bir kere futbolcular kafalarındaki mentaliteyi değiştirecekler. Fizik güçleri, bir iki futbolcu hariç hepsinin yetersiz. Bu kondisyonla Süper Lig’de de maç kazanmaları çok zor. Icardi tamam ailesiyle sorunlar yaşadı ama daha hareketli olması gerek. Hayat devam ediyor, yıldız golcü çok ağır kalıyor. Bir de pas alamayınca kayboluyor. Transfer yaparak şu anki sorun çözülmez. Florya’da neler oluyor bilemiyorum. Ama futbolcuların rahat olmadığını görüyoruz. Muslera gibi efendi bir kaptan kırmızı kart görüyorsa biraz düşünmek lazım. Bu kötü gidişatı kim durduracak, Okan hoca. Peki her gün futbolcularının transfer haberleri çıkarken, 3-4 futbolcuya ‘seni istemiyorum, kendine takım bul’ denirken, Florya’ya huzur gelir mi? Futbolcular rahat top oynayabilir mi? Evet, hepimiz çok üzüldük. Cim Bom maddi olarak çok şey kaybetti. Ama bir an önce toparlanıp hiç olmazsa Avrupa Ligi’ne kendisini hazırlamalı. (Osman Şenher | Milliyet)
Young Boys takımı orta alanda gerekli dalga kıranı bulamayınca G.Saray takımı üzerine kolay, çabuk ve etkili geldi. Okan hoca ikinci yarı Ziyech ve Köhn'ü kenara aldı ve 9 milyon Euro'luk Jelert'i sağ beke, Berkan'ı da sol beke çekti. Bu değişim bile G.Saray'a bir hareketlilik getirdi. Özellikle Kerem-Berkan ikilisi uyumlu oynamaya başladı. Ama asıl sorun orta sahadaydı, Sara'yı oyundan çok geç aldı. Kalan bölümde ise bir türlü Young Boys savunmasını aşamayan G.Saray, son anlarda yediği golle de maçı yenilgi ile tamamladı. Hem ekonomik hem de sezonun geri kalanı için de final sayılabilecek bir karşılaşmayı kaybeden G.Saray, Devler Ligi arefesinde maalesef turu geçemedi ve Avrupa Ligi'ne kaldı. (Levent Tüzemen | Sabah)
İkinci yarıya Okan Buruk iki hamleyle başladı. Aslında çift forvete devam etmemesi gerekiyordu ama devam etti. Ancak Barış Alper'in öne gelmesi ve yürüyerek oynayan Ziyech'in çıkması dahi ikinci yarıda saha içi dengelerini değiştirdi. Rakibin ara ara etkili kontratakları vardı ama Galatasaray da bayağı bir baskı kurdu. 2-3 tane de çok tehlikeli pozisyon oldu. Ama beklenen gol bir türlü gelmedi. Son 3 dakikaya girilirken gole çok yakın şut, rakibin sırtından döndü ve o topun dönüşündeki kontratakta Young Boys işi bitiren golü buldu. Maç başından beri çok gergin ve sinirli olan Muslera da kırmızı kartı görüp oyunu tamamlayamadı. İki maça baktığımızda Galatasaray kesinlikle turu geçecek futbolu sergileyemedi. Teknik adam hataları buna zemin hazırladı. Young Boys da hak ederek tur kapısını açtı. (Ömer Üründül | Sabah)
İlk yarıda Galatasaray kalesine 11 hücum geliştiren, nefis oynayan sol beki Hadjam ile 60 metre top süren İsviçre ekibi karşısında Galatasaray momentumu sadece 60-75 arasında alırken sahada koskocaman bir soru işareti vardı. En güçlü kanat oyuncusu Barış, 9 milyona Jelert alınmışken sağ bekte başlamış, Berkan da ikinci yarıda sol bek görev yaptı. Bu da Okan Buruk ve futbol direktörünün eseridir!... Bu Galatasaray yönetimi ve Okan Buruk 3 aylık performanslarıyla Galatasaray'ı Avrupa Ligi'ne taşıdılar (!) Eserleriyle övünebilirler!.. Bir son not daha Buruk'a: "Bu takımı eleştirenlere "Real Madrid, Man.City tutun" dediniz. Hatırlatırım siz İnterli, Beşiktaşlı, B. Belediye, Elazığ, Gaziantep, Sivas, Göztepe, Akhisar, Rize ve Başakşehirli olduğunuzda dün stadyumdaki 50 bin, televizyon başındaki milyonlar Galatasaraylıydı… Oyunu beğenmeyenlere akıl vermek yerine Şampiyonlar Ligi bileti verecektiniz bu kulübe… "Ne oynadığımız sistemi bilen var" diye önceki gün yakınıyordunuz. Dün 20 dakikada 3 futbolcunuz ellerini açmış top atacak adam arıyordu sahada.. (Bülent Timurlenk | Sabah)
Böylesine bir maçta Okan Buruk sahada olmalıydı; yok… Böylesine bir maçta çift santrfor kumarı oynanmamalıydı; fakat bunu da yaptı. Son 15 dakika Galatasaray, pozisyon üretmese de baskıyı kurdu. Ama bitime çok az dakika kala Young Boys maç boyunca atamadığı golü buldu ve turu geçti. Bir parantez de Muslera'ya… İlk maçta çok düşündürücü goller yedi. Dün gece de baskının arttığı dakikalarda manasız şekilde ortamı gerdi, oyundan çıkan Young Boys'lu oyunculara müdahale etti, takımın ritmi bozuldu, son dakikada da golden sonra hakeme kendini attırdı. Çok düşündürücü, çok rahatsız edici bir durum. Sonuçta; Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde… Ama Muslera en az iki maç yok. Görünen o ki büyük bir ihtimal Okan Buruk da olmayacak. Galatasaray'da çanlar bangır bangır çalıyor. (Ahmet Çakar | Sabah)
Galatasaray yüksek topları alamayıp, çift forvet oynayınca kanatları iyi kullanan takımlara karşı zafiyet gösteriyor. Hücum hattının merkezinde Mertens'i aradı. Young Boys tam bir deplasman takımı gibi oynadı. Çok adamla alan savunması yaptı, kontrataklarla gol aradı ve buldu. Elit kategori hakemi Norveçli Espan Eska,s maçın daha 10. saniyesinde Zoukrou'nun İcardi'ye ceza alanı dışında başlayıp ceza alanı içinde devam eden faulünü çözemedi. Ceza alanı dışında Zoukrou adım frekansını ayarlayamayınca sağ bacağı ile İcardi'nin sol bacağına bir dokunuşu var ve İcardi'nin bacakları birbirine çarpıyor. Eee... Eskas ver faulü, vermedin! (Mustafa Çulcu | Sabah)
İkinci yarıda oyuncu değişiklikleri Galatasaray’ı canlandırıyor. Savunma daha güvenli bir hale bürününce orta saha ilerideki iki forvete daha fazla yardım etmeye başlıyor. Yeri değişen Barış Alper’in oyuna katkısı artıyor, yavaş yavaş rakip sahaya yığılan oyun umut vermeye başlıyor. Öte yandan Galatasaray içinde bulunduğu pozisyon kısırlığını bir türlü aşamıyor. Young Boys’un bir taktiği daha var: Akıllıca uyguladığı ‘Asap bozma’. Yani Galatasaray’ın en kolay düştüğü tuzak! 80’deki Young Boys oyuncu değişikliklerinde konuk ekibin yarattığı gerginlik, talihsiz ama öngörülebilir bir gol sonrasında Muslera’nın atılmasıyla sonuçlanıyor. Galatasaray’ın Avrupa fetihleri başka bir platforma taşınırken eksikleri sinyal veriyor. (Ebru Kılıçoğlu | Cumhuriyet)
Tam da bu sırada iki İsviçreli futbolcunun oyuncu değişikliğinde kendilerine su şişesi atıldığı gerekçesiyle sahanın içine girmesi ve oyunu durdurması eylemi geldi. Muslera ve ardından Berkan, Kaan’ın müdahalesi ile gerilen ortam Galatasaray için ihtiyacı olan şoklama olabilirdi ama tam aksi gerçekleşti. Icardi’nin kaçırdığı pozisyonda dönen topta Virginius, Kaan’dan sıyrıldı, Muslera’yı da geçip şok golü attı. Galatasaray açısından asıl şok ise Muslera’nın gol sevinci yapan rakip futbolcuya çelme takıp kırmızı kart görmesiydi. Kalan dakikalarda 2 gol bulup maçı uzatmaya götürme ihtimali vardı ama Muslera’nın gayri profesyonel tavırları, 10 kişi ile bunun yapılma olasılığını mucizelere bırakmıştı. Muslera çıkarken takımın havası da çıkıyor, sahada inancını kaybetmiş bir takım kalıyordu. Galatasaray için yol Avrupa Ligi’nde devam edecek. Ama Muslera’nın bile disiplini kaybettiği, uyumsuz ve motivasyonsuz bu takımla ‘oralar’ da kolay olmayacaktır. (Bülent Tuncay | Karar)







YORUMLAR