Sünnet yasaklandı, artık kulak deliyorlar!

2013 yılından bu yana Türkiye’de fenni sünnetçilik yasaklandı. Sünnet operasyonları artık doktorların gözetiminde gerçekleştiriliyor. Fenni sünnetçiler ise ‘sağlık kabinleri’ oluşturdu. Kocaelili sünnetçi Abdulkadir Zaimoğlu, “Yasak sonrasında işlerimiz düştüğü için artık kulak, burun deliyor, küpe takıyoruz” dedi. Sünnet Hekimleri Derneği Basın Sözcüsü Levend Özkan da sünnetin profesyonelce yapılması gereken bir iş olduğunu anlatıyor.

Sünnet yasaklandı, artık kulak deliyorlar!

2013 yılından bu yana Türkiye’de fenni sünnetçilik yasaklandı. Sünnet operasyonları artık doktorların gözetiminde gerçekleştiriliyor. Fenni sünnetçiler ise ‘sağlık kabinleri’ oluşturdu. Kocaelili sünnetçi Abdulkadir Zaimoğlu, “Yasak sonrasında işlerimiz düştüğü için artık kulak, burun deliyor, küpe takıyoruz” dedi. Sünnet Hekimleri Derneği Basın Sözcüsü Levend Özkan da sünnetin profesyonelce yapılması gereken bir iş olduğunu anlatıyor.

Sünnet yasaklandı, artık kulak deliyorlar!
16 Kasım 2019 - 17:15

2013 yılında kabul edilen, kamuoyunda “tam gün” tasarısı olarak bilinen, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair “torba tasarı” ile fenni sünnetçilerin önü büyük ölçüde kesildi. Tasarı ile birlikte sünnet operasyonunun yalnızca tabipler tarafından yapılması kararlaştırıldı. Sağlık Bakanlığı konuyla ilgili sonraki yıllarda özel eğitimler düzenledi. Bu eğitimlere katılan sağlık memurları hekim gözetiminde istisnai durumlarda sünnet yapmaya başladı.

BABADAN OĞULA

Bir anda gerçekleşen değişiklikle sağlık kabinlerine dönüşen fenni sünnetçi ofislerinde basit tıbbi müdahaleler yapılmaya, kulak, burun, kaş delme operasyonları gerçekleştirilmeye başlandı. Kocaeli bölgesinin en ünlü sünnetçisi olan, halen sünnet operasyonlarına devam eden Zaimoğlu Sağlık Kabini'nde sağlık memuru Abdulkadir Zaimoğlu ile görüştük. 2013 yılındaki torba yasa sonrasında işlerin bitme noktasına geldiğini ifade eden Zaimoğlu, “Benim babam Reşit Zaimoğlu 50 yıl boyunca sünnetçilik yaptı. Ben onun yanında yetiştim, daha sonra sağlık kolejinde tıbbi eğitimimi tamamladım. Torba yasa sonrasında doktorlarla koordineli çalışmaya başladık. İşlerimizde büyük bir düşüş oldu” dedi.

SÜNNETÇİLER MARKA OLDU

Fenni sünnetçilerin kentlerde marka haline geldiklerini ifade eden Zaimoğlu 2013 yılında tek çocuğu 500 TL'ye, 2 çocuğu 750 TL'ye, 3 çocuğu ise 1.000 TL'ye sünnet ettiklerini söylüyor.

Zaimoğlu, “Bizim gibi hemen her kentte önemli sünnetçiler vardı. Bunlar şimdi sağlık kabini oldu. Ancak vatandaş sünnet için halen bu isimleri tercih ediyor. Bu sebeple doktorlarla koordineli olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tabi özel hastaneleri tercih edenler de oluyor. Biz tek çocuk 500, 2 çocuk 750, 3 çocuk 1.000 liraya sünnet ediyorduk. Özel hastanelerde ise bu rakam tek çocukta 2 bin liraya kadar çıkabiliyor. Tabi onlar sünnete para almıyorlar neredeyse. Faturayı ilaçlarla, narkozla, yatış ücretine kesiyorlar. Aslında sünnet çok basit bir operasyon” diyor.

Eskiden fabrikalarla anlaşmalar yaptıklarını işçi çocuklarını toplu sünnet ettiklerini de anlatan Zaimoğlu merhum iş insanı Sakıp Sabancı ile de defalarca iş yaptıklarını anlatıyor. Zaimoğlu, “Şimdilerde işlerimiz düştüğü için sağlık kabini olarak daha farklı alanlara yöneldik. Türkiye'de de durum hemen hemen aynı. Eski sünnetçiler şimdi kulak deliyor, burun, deliyor. Piercing takıyor. Ufak tıbbi müdahalelerde bulunuyorlar. Pansuman gibi hasta bakımlarını yapıyorlar. Bu şekilde geçimlerini sağlıyorlar.” diye konuştu.

EL ALIŞKANLIĞI GEREKİYOR

Sünnet Hekimleri Derneği Basın Sözcüsü Levend Özkan da torba yasa sonrasında sünnet işinin hekimlere bırakılmasıyla ilgili Sözcü'ye konuştu. Özkan sünnetin basit bir operasyon olmadığını uzmanlaşılması gereken bir alan olduğunu anlatıyor.

Özkan, “Sünnet yapacak doktorun elinin yatkın olması, üzerine çalışma yapmış, eğitim almış olması gerekiyor. Sünnet işi basit bir et parçasının alınması değil, profesyonel bir cerrahi operasyondur.

Çocuğun geleceğini çok büyük ölçüde etkileyen bir operasyondur. Operasyon sonrasında manevi olarak, psikolojik olarak pek çok etki ortaya çıkar. Bu sebeple eline neşter alan herkesin sünnet yapmaması önemli. Biz 6 yıllık tıp eğitiminden sonra da bu alanda özel eğitim alınması gerektiğini savunuyoruz” diyor.

‘ÖZEL HASTANELERE BIRAKILMAMALI’

Sünnet Hekimliği Derneği olarak özel sünnet klinikleri oluşturulması gerektiğini savunduklarını anlatan Özkan, “Biz Sünnet Hekimliği Derneği olarak Türkiye'de uygulanan sünnet pratiğini her yönüyle iyileştirmek için çalışıyoruz. Sünnet işleminin uygulandığı klinik ortamın şartları ‘iyi sünnet' hedefimize ulaşmak için çok önemlidir” diye konuştu.

Kaynak: Sözcü

YORUMLAR

  • 0 Yorum