TFF, MHK, kurullar atamalar, kayıplar!

Türk futbolu hareketli bir hafta yaşadı. TFF, Kulüpler Birliği ve yayıncı kuruluş beIN Sports’un yaptığı seri görüşmeler, eşzamanlı federasyon toplantılarında belirlenen Merkez Hakem Kurulu yönetimi, Zekeriya Alp’e “dön” çağrısı, temsilciler ve gözlemciler kurulu için ortaya atılan isimler derken uyku girmedi futbol dünyasının gözüne. Nasıl girsin ki? Herkes bir hesap kitap içindeydi, görev bekliyordu.

TFF, MHK, kurullar atamalar, kayıplar!

Türk futbolu hareketli bir hafta yaşadı. TFF, Kulüpler Birliği ve yayıncı kuruluş beIN Sports’un yaptığı seri görüşmeler, eşzamanlı federasyon toplantılarında belirlenen Merkez Hakem Kurulu yönetimi, Zekeriya Alp’e “dön” çağrısı, temsilciler ve gözlemciler kurulu için ortaya atılan isimler derken uyku girmedi futbol dünyasının gözüne. Nasıl girsin ki? Herkes bir hesap kitap içindeydi, görev bekliyordu.

TFF, MHK, kurullar atamalar, kayıplar!
07 Temmuz 2019 - 10:46

Öncelikle TFF’nin atardamarı MHK’nin sil baştan belirlenen yönetimine dikkat çekmekte fayda var. Şunu söylemeliyim ki 2014’te kendisi için “şüpheli” ifadesi kullanılması üzerine istifasını veren Zekeriya Alp, bu iş için biçilmiş kaftan. Prensipleri olan bir yöneticidir. Beşiktaş’ın ve Ulusal Takım’ın eski kaptanıdır, iş insanıdır. Parayla, pulla, şanla, şöhretle ilişkilerini keseli yıllar olmuştur. Ne var ki Sayın Alp, ömrü boyunca “Sırça Köşk”te oturmayı yeğlemiştir. Ne kimse için “altı boş” bir iddia ortaya atar ne de kendisi için söyleneni hazmeder. Anımsayın; 2014’teki istifasını; bir Beşiktaş-Gaziantep maçı sonrası dönemin Gaziantepspor Başkanı, “Şaibeli yönetim” ifadesini kullandığı için görevini 2 saat içinde bırakmıştı. Çünkü dönemin TFF Başkanı Demirören, Zekeriya Alp’in arkasında duramamış, Gaziantepspor Başkanı’na cezayı yapıştıramamıştı. Alıngandır Zekeriya Hoca! Bu bağlamda Rizespor Başkanı (Hasan Kartal) gibi ne dediğini bilmeyen biri çıkar; MHK’yi, hakemleri mesnetsiz biçimde yıpratır, Nihat Özdemir yönetimi de “sus-pus”u oynarsa 2020’yi görmeden yeni bir MHK Başkanı ararız! 
Zekeriya Alp’e tam not verdik de yönetimindeki isimler biraz sıkıntı. Örneğin Oğuz Sarvan, birçok camianın hazetmediği bir isim. Kendisi eğitimcidir, deneyimlidir ama sevilmez. Haydi Oğuz Hoca da tamam! Gelgelelim MHK üyeleri Ahmet Şahin’le Yunus Yıldırım’ın durumları baş ağrıtacağa benziyor! Bu iki eski hakemin karakterleri için kimse bir şey söyleyemez. Özellikle Ahmet Şahin, demokrat duruşuyla Türkiye Faal Futbol Hakem ve Gözlemcileri Derneği’nin (TFFHGD) İstanbul kanadında sevilen biri; Yunus Yıldırım da eski bir hakem. Ancak bu ikilinin ortak özelliği, şu anki TFFHGD Genel Merkez yönetiminde yer almaları. Ve bu derneğin de Türkiye’de bir nevi hakem sendikası olarak görülmesi. Yani Ahmet Şahin ve Yunus Yıldırım, hem işveren hem sendika yöneticisi. Kabaca anlatırsak ilerleyen haftalarda maç alamadığı için TFFHGD’ye başvuracak bir hakem karşısında kendisini atamayan ekibin iki yöneticisi Şahin ve Yıldırım’ı bulacak, derdini anlatacak! Yine kulağımıza geldiği kadarıyla Ahmet Şahin, İstanbul Havalaanı’nda Nihat Özdemir’in şirketlerinden birinin taşeronu olarak iş yapmış; ama dedik ya bunlar dedikodu. Tanıdığımız Nihat Özdemir, ticari ilişkisi olduğu için “Ahmet’i listeye alın” diyecek biri değil. 
Ayrıca, FETÖ/PDY soruşturması nedeniyle Konyaspor’daki başkanlık görevini bırakan Ahmet Şan’a TFF’de iş arandığı iddiaları ortaya atıldı; Hilmi Türkay yazdı Cumhuriyet’te, yalanlama gelmedi. Bu bağlamda Şan, TFF’de ezkaza görev alırsa köprünün altından çok su akar; bizden söylemesi...
Gelelim; yayıncı kuruluş, TFF ve Kulüpler Birliği arasındaki para kavgasına... İşin ayrıntısını hafta boyunca Cumhuriyet manşetine taşıdı. Tüm paydaşlar nalıncı keseri gibi kendine yontmuştu konuyu; çünkü ortada para var. Kulüpler; ‘hepsi bizim olsun’ dedi, TFF; ‘payımdan vazgeçmem’ diye diretti, Katarlı arkadaşlar da ‘ederinin fazlasını ödedik. En azından kuru sabitleyelim’ derdine düştü. Üç tarafın da haklı olduğu noktalar çok. Ne var ki ortalık savaş alanına dönmüşken bu sözleşmenin imzalanmasında başrol oynayan Göksel Gümüşdağ’ın uyuşmazlık görüşmelerinde topa girmemesi ilginç. Ya bir yerden “çekil” dendi ya da Başakşehir FK rüyası, İBB’deki AKP-CHP değişikliğiyle gerçekten bitti. Ama sözleşme imzalanırken başrolde olan Göksel Beylerin, Hüsnü (Güreli) beylerin bu uyuşmazlıkta kayboluvermeleri etik değil; eğer futbolu gerçekten seviyorsak!

Arif Kızılyalın
Cumhuriyet

YORUMLAR

  • 0 Yorum