Türkiye'de teknik direktör yokkkk!..
İstanbul'a, sadece 1 puan için, kalesini savunmaya gelen bir rakibe 3 gol atmak az bir şey mi?. Arka arkaya Ankaragücü ve Sivasspor'a iki maçta 5 puan kaybeden Galatasaray, hem de deplasmanda yeni bir takım ve yeni bir futbol anlayışı ile...
İstanbul'a, sadece 1 puan için, kalesini savunmaya gelen bir rakibe 3 gol atmak az bir şey mi?.
Arka arkaya Ankaragücü ve Sivasspor'a iki maçta 5 puan kaybeden Galatasaray, hem de deplasmanda yeni bir takım ve yeni bir futbol anlayışı ile Kayseri'yi 3-0 yenince göklere çıkarılmadı mı?.
Pandemi yüzünden eve kapanınca, çakışanlar dahil hemen her maçı izler oldum.. Çakışanları dönerek ve de sonra özetlerine bakarak..
Geçen hafta, Beşiktaş-Fenerbahçe maçının "son" düdüğü çalar, ligin 31'inci haftası sona erer ve milli maç arasına girerken içimden, pencereyi açıp sokağa bağırmak geldi..
"Türkiye'de teknik direktör yokkk!."
Yani bu kadar çok hatayı en büyüğünden en küçüğüne hemen bütün takımların hocaları yaparlar mı?.
Baş hata hocalarda, ama en çok konuşan ve kendilerinden başka herkesi ve her şeyi suçlayanlar onlar..
Sokağa haykırmayacağım ama daha iyisini yapacağım.. Köşemde uzun uzun bir milli maç arası analizi yazacak ve sadece teknik direktörleri anlatacağım..
İşe de, "En Büyük"ten, tabii, Fatih Terim'den başlayacağım..
*
İstanbul'a, sadece 1 puan için, kalesini savunmaya gelen bir rakibe 3 gol atmak az bir şey mi?.
Arka arkaya Ankaragücü ve Sivasspor'a iki maçta 5 puan kaybeden Galatasaray, hem de deplasmanda yeni bir takım ve yeni bir futbol anlayışı ile Kayseri'yi 3-0 yenince göklere çıkarılmadı mı?.

Şimdi bu takım hemen hemen ayni...







YORUMLAR