Türkiye'nin altını nasıl soyuluyor anlatayım

En az 260 ton saf altınla, Türkiye ile Avrupa’nın en büyük, yeryüzünün üçüncü en büyük altın tözünü-madenini, Uşak-Eşme-Kışladağ’da “jeofizik” yöntemle bulan kişiyim...

Türkiye'nin altını nasıl soyuluyor anlatayım

En az 260 ton saf altınla, Türkiye ile Avrupa’nın en büyük, yeryüzünün üçüncü en büyük altın tözünü-madenini, Uşak-Eşme-Kışladağ’da “jeofizik” yöntemle bulan kişiyim...

Türkiye'nin altını nasıl soyuluyor anlatayım
12 Ağustos 2019 - 09:37

En az 260 ton saf altınla, Türkiye ile Avrupa’nın en büyük, yeryüzünün üçüncü en büyük altın tözünü-madenini, Uşak-Eşme-Kışladağ’da “jeofizik” yöntemle bulan kişiyim. Ayrıca, Gümüşhane, Çanakkale-Yenice altın madenlerini de biz bulduk.

Anadolu yarımadasına eskil-antik dönemlerde; Hatti, Hitit, Lidya, Likya, Mysa, Urartu, Mitanni, Ceneviz, Pontus, Trak, Bitinya, Makedonya, Roma gibi uygarlıklar kuranların tümü de Balkanlardan yeraltı kaynaklarını işletmek üzere gelen göçlerdir. Batı Anadolu’da yayılan Lidya’nın Perslerce yıkılmasının ana nedeni de, varsıl altın varlığıdır.

Günümüzde de, “Çok Uluslu İşletmelerin” (ÇUİŞ) Anadolu’ya çullanmalarının ana nedeni de aynıdır. ÇUİŞ’lerin çoğu İngiliz, Kanada, Alman ile ABD kaynaklı içinde birçok öteki ülkelerden yatırımcıların yer aldığı birliklerdir. Bunlar, yeryüzünün geri kalmış ülkelerinin yönetimleriyle işbirliği yaparak, ülkelerin yasalarını değiştirterek kaynaklarını ele geçirmişlerdir. Bunlardan biri de FETO’dur.

Kazanç yalnızca çıkarılan altın değil; ergeneyi-maden yatağının hisselerini, ulusal/uluslararası borsalarda pazarlayarak, ayrıca izin belgelerinden pay satarak kazançlarını 1’e 25 ile 1’e 100’e katlayabilmektedirler. Buradan kazanılan para, bu kez, yine o ülkelere yüksek üremle-faizle(%15-%20) “yardım” adıyla verilerek, gelirlerini katlayarak büyütüp, sözde yardım ettikleri ülkelerin akçalını-maliyesini çökerterek sömürgeleştirmektedirler.

Bu iş tam bir sömürü çarkı ya da sarmalıdır. İçine düşen ancak ulusal duruşla kurtulabilir.

Sabrınız varsa, bu işin ayrıntılı aşamalarını anlatayım.

 

Altın ya da herhangi bir tözü-madeni arama ile işletmenin aşamaları vardır. Bunlar;

1. Yasal Düzenlemeler

2. Aramacılık

3. İşletme

4. Pazarlama

1) Yasal Düzenlemeler: Bu işi doğrudan doğruya, ÇUİŞ’in istekleri doğrultusunda, ülke yönetiminin başı ayarlar. Önce ÇUİŞ’in koşullarını içeren bir “Maden Yasası” yazılır. Bu yasa sözde o elerkil-demokratik ülkenin kamutayından-meclisinden geçirilir. Ülke yönetiminde erki elinde bulunduran baş ya da küçük çekirdek, tüm izinleri çıkarıcı yetkiyi ele geçirir. Gerekirse, ülkenin izinlerden sorumlu “Maden Dairesini” kendine bağlar. Böylece, çıkarı karşılığında, istediği yerde, istediği izni verir. ÇUİŞ’ler devlet güvencesiyle o ülkeye gelirler. Bunun sevimli adı, “Yabancı Yatırımcıdır”. Gerçeği ise “Yabancı Batırımcı” ya da kısacası “Sömürücüdür”.

2) Aramacılık: Bunun da Uzaydan, Gökten, Yerden, Denizden aşamaları vardır.

Uzaydan Aramalar: ABD ile gelişmiş ülkeler, uydu uçurarak kızıl ötesi görüntüleme (infrared imaging) ile ülkenin kayaç türleri ile yaşları, bozuşma evrimleri toplar, biriktirir, USGS Denver-Colorado’ya yollarlar. İlgili ülkenin, istenen bölgesine ilişkin bilgiler, Denver Geological Survey’den çok ucuza satın alınabilir. Bu görüntüler üzerinde çalışılarak, töz-maden içerebilecek yerler belirlenir.

İzin Alımı: O ülkenin “Maden Dairesine”(Aslında siyasisine) gidilerek, o alanlarda arama izni-ruhsat alınır. Bunun için ödenen, devede kulak bile değil, çok küçük bir paradır.

Gökten Arama: ÇUİŞ’lerin getirdikleri jeofizik uçak ya da jeofizik uçarkonarlar-helikopterler, belirlenen alanlar üzerinden yaklaşık 300 metre yukarıdan, sık doğrultular boyunca uçarak, kıvılkapar-elektromanyetik dalga yollayarak ya da yerin kaparlık-magnetic alanını ölçerek yeraltı yataklarını görüntülerler.

Yerden-Denizden Aramalar: İyice kıstırılan alanlarda önce, jeolojik, sonra jeokimya, sonra jeofizik, en son da delmeli aramalara (kuyu-sondaj) geçilir. Yatak denizde ise jeofizik gemi (sismik gibi) yüzdürerek, karada ise yaklaşık beş, altı jeofizik yöntem (yapay-doğal uçlaşma/IP-Induced Polarization/SP, kıvıl özdirenç - electrical resistivity, gözlengeç-radar, kıvılkapar-elecromagnetics, kapalık-magnetisms, ışınölçüm-radiometre, VLF, çekimcik-microgravity gibi) uygulanarak töz varlığının sınırları ile olası yayılım ile birikimi belirlenir. Bu belirlenen yerlere delgiler vurularak, yeraltından alınan örnekler yurt dışında kimyasal olarak çözümlenir. Tözün kaya içinde oranı(tenör) bulunur. Maden Mühendisi, işletmesinin kazançlı olup olmayacağını, yatırıma karşı kazanç oranı çıkarır. Bu konuda yerli/yabancı dilde (İngilizce) bir “Arama ile İşletilebilirlik” (fizibilite) bildirgesi düzenlenir. Bu bildirge üzerinden “arama izni”, bu kez “işletme iznine”dönüştürülür. Günümüzdeki yasayla, ÇUİŞ aday ülkeden işletme kredisi bile alır.

Devam edecek…

Prof. Dr. Ahmet Ercan

Odatv.com

Bu haber 296 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum