Ülkeye yapılan büyük kötülük: Faciaya ramak var

Yapımından açılışına ve faaliyete geçmesine kadar onlarca sorunla karşı karşıya kalan İstanbul Havalimanı hakkındaki iddialar zaman zaman yaşanan olaylarla yeniden gündeme geliyor. Kalkışa hazırlanan uçağın pistte kayması, fırtına nedeniyle uçakların başka havalimanlarına yönlendirilmesi, taksi yolunun çökmesi ve son olarak uçağın kuş sürüsüne çarpması havalimanıyla ilgili iddiaları yeniden gündeme getirdi.

Ülkeye yapılan büyük kötülük: Faciaya ramak var

Yapımından açılışına ve faaliyete geçmesine kadar onlarca sorunla karşı karşıya kalan İstanbul Havalimanı hakkındaki iddialar zaman zaman yaşanan olaylarla yeniden gündeme geliyor. Kalkışa hazırlanan uçağın pistte kayması, fırtına nedeniyle uçakların başka havalimanlarına yönlendirilmesi, taksi yolunun çökmesi ve son olarak uçağın kuş sürüsüne çarpması havalimanıyla ilgili iddiaları yeniden gündeme getirdi.

Ülkeye yapılan büyük kötülük: Faciaya ramak var
14 Ağustos 2019 - 09:25

Ekoloji uzmanı Prof. Dr. Doğan Kantarcı ise, “Arazi eski kömür çukurlarının bulunduğu bir alandı. Yapılacak dolgu ile sağlam bir inşaat tabanı da oluşturulamazdı. Yapılan dolgunun uzun bir süre oturmasını da beklemek gerekirdi. Dolgunun oturması uzun yıllar alır. Basınçlı sıkıştırma ile cıvık çamur sıkıştırılamaz” dedi. Uçakların uzun süre taksi halinde kalmasını değerlendiren emekli pilot Bahadır Altan da “Uçaklar özellikle yüklüyken sıcak havada yokuş aşağı giderken fren yapmak zorunda kalıyor. Çünkü belli bir hızın üzerine çıkamaz. Fren yaptıkça da tekerlekler ısınıyor. Bu iniş takımlarında yangına sebep olabilir. 3. havalimanı bir kara delik gibi sivil havacılığı eritecek. Zor duruma sokacak bir yatırım. Türkiye’ye yapılmış bir kötülük olarak tarihe geçecek” dedi.

İstanbul Havalimanı ilk kez 2009’da yürürlüğe giren Çevre Düzeni Planı’nda duyuldu. Bu planda, şu anda havalimanının yapıldığı Kuzey Ormanları sahası dokunulmaz olarak belirleniyordu. Fakat havalimanı projesi plana aykırı olarak uygulamaya konuldu. İstanbul’un anayasası sayılan 2009 tarihli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda üçüncü havaalanı için belirlenen yer Silivri-Gazitepe arası bölgeydi. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından plan yok sayıldı ve projenin yeri Kuzey Ormanları sınırları içindeki Arnavutköy-Göktürk-Çatalca kavşağında Akpınar ve Yeniköy mahalleleri arası olarak belirlendi.

İstanbul Havalimanı’nda ilk ticari uçuşu 31 Ekim’de gerçekleşti. Atatürk Havalimanı’nda taşınmalar 3 Mart’ta başladı. Proje aşamasından bugüne kadar eleştirilerin odak noktası olan havalimanı ile ilgili iddialar hâlâ devam ediyor. İstanbul Havalimanı ile iddiaları konunun uzmanlarına sorduk.

Hortum çıkabilir
Ekoloji uzmanlarından Prof. Dr. Doğan Kantarcı ise İstanbul Havalimanı arazisindeki incelemelerin yetersiz olduğunu belirterek pistlerle hâkim rüzgâr yönlerinin uyumlu olmadığını söyledi. İstanbul Havalimanı’nın pistleri kuzey/güney doğrultusunda planlandığını dile getiren Kantarcı, “Hâkim rüzgârlar genellikle poyraz yıldız ve karayel yönlerinden kuvvetli olarak esmektedirler. Rüzgâr yönleri ile uçakların iniş, kalkış yönlerinin uyumlu olmaması çok önemli ölçüde sıkıntı yaratmaktadır. Havalimanında üst materyal kazılıp kaldırıldığı ve yükselti 40 m kadar düşürüldüğü için, alan çevresindeki arazi içinde ‘at nalı’ gibi alçakta kalmıştır. Kuzeybatıdan ve kuzeydoğudan esen yer rüzgârları alçak araziyi çevreleyen yamaçlarda dönerek alan üzerinde anaforlar oluşturmaktadırlar. Bu anaforların hortumlara dönüşme olasılığı da vardır” dedi.

Askeri havalimanı olabilir
Pistlerde yüzey bozulması ve taksi yollarında çökmeler meydana geldiğini dile getiren Kantarcı piste inen uçakların yüzeye çok yüksek bir basınçla tekerlek koyduklarını söyledi. Pistin beton kalınlığı 1 metre olup, alttaki kil materyalin kaya olmayışının pistin esnemesine sebep olduğunu dile getiren Kantarcı şöyle devam etti: “Yapılan dolgunun uzun bir süre oturmasını da beklemek gerekirdi. Betonun esnekliği azdır. Uçakların konuşundaki basınç pist yüzeyinin kısa bir süre sonra dalgalı bir yapıya (ondülasyon) dönüşmesini sağlayacaktır. Taksi yollarında ve diğer alanlarda çökme olayları olağandır. Sonuç olarak İstanbul 3. havalimanı hem yer seçimi yanlıştır. Hem de arazi incelemeleri yetersizdir. Bu yanlışlık ve yetersizlik mühendislerin gayretleri ile giderilemeyecek ölçektedir. Dolayısı ile bu havalimanının uluslararası sivil havacılıkta yoğun olarak kullanımı birçok sorunu ve tehlikeyi de beraberinde getirmektedir. Yolcu uçaklarının iniş, kalkışları için güvenli olmayan hava limanları işletilemezler. Askeri havaalanı olarak kullanılabilirler veya ‘hayalet havaalanına’ dönüşürler.”

İniş takımında yangın
Uçakların uzun süre taksi halinde kalmasını değerlendiren emekli pilot Bahadır Altan, “Uçaklar özellikle yüklüyken sıcak havada yokuş aşağı giderken fren yapmak zorunda kalıyor. Çünkü belli bir hızın üzerine çıkamaz. Fren yaptıkçada tekerlekler ısınıyor. Bu iniş takımlarında yangına sebep olabilir. Hatta buna bazı tedbirler alınıyor. Kalktıktan hemen sonra hava akımıyla soğutabilmek için uçaklar iniş takımlarını biraz geç yukarı topluyor” dedi. Altan şöyle devam etti: “Bütün havayolları yerden geçen süreyi minimuma indirmek ister. Uçağı ne kadar hava da tutarsa o kadar verimli kullanmış olur. Yerde geçen sürenini fazlılığı maliyetlere yansıdı bile. THY’nin son açıkladığı rakamlar dediklerimizi doğruluyor. Kârlılık yüzde 70 azalmış. 3. havalimanı bir kara delik gibi sivil havacılığı eritecek. Zor duruma sokacak bir yatırım.Türkiye’ye yapılmış bir kötülük olarak tarihe geçecek.”

ŞEFFAF OLUN

Uzman Ekolog Kuş Gözlemcisi Kerem Ali Boya, Türkiye’de kuş kazalarının paylaşılmamasının önünde politik niyetin olduğunu belirterek kuş kazalarının şeffaf bir şekilde paylaşılması gerektiğini söyledi. Önlemlerin alınması için şeffaf olunması gerektiğine değinen Boya, “Kuş kazalarında pilot bir manevra yapamaz anında, devasa bir uçak. Dolayısıyla zaten suçlu olmaması lazım. Fakat Türkiye’deki suçluyu bulunca ona ceza verme kanunu çok yaygın olduğu için o şekilde yargılanacak büyük ihtimalle. Havalimanının daha iyi işlemesi için ne kadar kuş kazasının olduğunun paylaşılması lazım. Ona göre önlem almak lazım. Çok basit bir şey göçmen kuşlar mı? yoksa yerli kuşlar mı? ” diye konuştu. 
Pistlerle ilgili de bir sorun olabileceğini söyleyen Boya şöyle devam etti:“ Atatürk Havalimanı’nda 2 tane pist var bir tanesi kuzey-güney doğusunda, birisi de doğu-kuzey, doğuyla batı-güney tarafında, özellikle lodoslu havalarda bu pist kullanılıyor. Şu anda yeni havalimanında 2 pist var ikisi de kuzey-güney doğrultusunda. Eğer bu pistlerin dışında çok önceden planlanan doğu-batı doğrultusunda veya farklı doğrultuda bir pist yapılabilecekse o yapılmalı. Eğer başka pist yapılacaksa bugüne kadar yaşanan problemleri bertaraf edeceği ihtimali var. Keşke oraya yapılmasaydı kuşların yoğun göçü olan bir yer. Ben kuş gözlemcisiyim, bugüne kadar yapılan tüm literatürü görmüşümdür, arkadaşlarım da var. Neye bakacaklar, nasıl önlem almayı düşünüyorlar? En azından şu istatistiği verseler; Uçağın kuşlara çarpma olayı yaşandı. Fakat ilginç bir şekilde bunlar göçmen kuşlar değildi, çoğu martıydı.”

 

ENDİŞE YARATAN İDDİALAR

İstanbul yeni havalimanının özellikle açılış tarihi yaklaştıkça gündemde kalmasını sağlayan esas olay ise işçi eylemleri ve iş güvenliğiyle ilgili tartışmalar oldu.
İstanbul yeni havalimanında çalışan işçiler, eylül ortasında çalışma ve yaşam koşullarını bırakmak için protesto eylemleri düzenledi. Eylemlere güvenlik güçleri biber gazıyla müdahale etti ve 600’den fazla işçi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanların 27’si tutuklandı. 
Havalimanı kuş göç yollarının üzerinde

İstanbul Havalimanı’na dair hem Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB), hem de Kuzey Ormanları Savunması’nın hazırladığı 2014-2015 tarihli raporlarda, havalilmanın Türkiye’nin önemli kuş göç yollarından birinin geçtiği rota üzerinde olduğu vurgulanıyordu. Geçen haftalarda Türk Hava Yolları’na (THY) ait İzmir-İstanbul seferini yapan yolcu uçağı iniş sırasında kuş sürüsüne daldı ve uçağın gövdesinde hasar oluştu.

Hava koşullarıyla ilgili kaygılar
ÇED raporuna göre, havalimanının inşa edildiği bölge yılın 107 günü kuvvetli rüzgârlı, 65 günü ise yoğun bulutlu geçiyor. Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Sıtkı Erduran 2015 yılında yaptığı bir açıklamada, mevcut veriler itibarıyla yerin havalimanı yapımına uygun görünmediğini söylemişti.

Taksi yolu çöktü
Nisan ayı başında tam taşınmanın gerçekleştiği İstanbul Havalimanı’nda aradan geçen 4 aylık bir sürenin ardından taksi yollarından biri çöktü. Pilotların sık sık şikayetlerini dile getirmesinden sonra taksi yolunun kullanıma kapatılması kararlaştırıldı.

İGA: Çalışmalar devam ediyor
Taksi yolunun çökmesi ile ilgili açıklama yapan İGA, “İstanbul Havalimanı’nda taksi trafiğini hızlandıracak çalışmalar tüm hızıyla sürmektedir. Bu kapsamda, taksi yolları yüzey altına yerleştirilmesi planlanmış trafiği hızlandıracak loop sensörleri, mikrodalga bariyerleri, kumanda kontrol panelleri ve stop bar montaj çalışmalarına başlanmış olup, haberde belirtildiği gibi taksi yolunun çöktüğü iddiası doğru değildir” ifadelerine yer verdi. Havalimanının göç yolu üzerinde bulunması ile ilgili İGA’nın hazırladığı bir raporda, Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı gibi kuşların göç rotasında bulunan havalimanlarında, kuşlara karşı onları gözlemlemekten başka bir önlem olmadığının öğrenildiği bilgisi var.
CUMHURİYET Zehra Özdilek


Bu haber 239 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum