Uzayın keşfinde miyav sesleri

Önümüzde bir Mars macerası var. Her zaman ödenmesi gereken ağır bir bedel olacaktır ancak bu kez insan, bu ağır bedeli hayvanlara ödetmeden başarabilmenin yollarını bulmak zorunda!

Uzayın keşfinde miyav sesleri
08 Ocak 2023 - 11:53

 

İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle savaşta birbiri ile müttefik olan iki süper gücün üstünlük mücadelesi de başlıyordu. Bu kez savaş alanı uzaydı ancak her iki tarafın da uzay hakkında çok az bilgisi vardı.


Ads by Kiosked

Örneğin, uzayın sınırları neresiydi? Atmosfer ve uzay arasında belirgin bir sınır var mıydı?

Bu sınırın daha ötesinde, insan vücudu Dünya yörüngesine ulaşmak için gereken hıza nasıl tepki verecekti? İnsanlar nasıl güvenli bir şekilde fırlatıp indirileceklerdi?

Ve yanıtlanması gereken daha birçok soru!

Biliyoruz ki atmosfer ve uzay arasında belirgin bir sınır yok ancak yüzeyden yaklaşık 110 kilometre uzakta, "Karman hattı" adı verilen hayali bir çizgi, genellikle bilim insanları tarafından Dünya atmosferinin dış uzayla buluştuğu hayali bir sınır olarak tanımlanır. Bu sınır adını Macar asıllı Amerikalı mühendis ve fizikçi Theodore von Kármán'dan almaktadır.

Bilim insanları bunlar üzerine kafa yorarken 1947 yılında Amerika'nın elinde savaştan arta kalan bir Alman V-2 roketi bulunuyordu ve bu roketle koydukları meyve sineklerini uzaya fırlattılar. Böylece uzaya ilk ulaşan canlı, meyve sinekleri olmuştu.

Daha sonra araştırmacılar, canlıları nasıl güvenli bir şekilde fırlatıp indireceklerini öğrenmek ve uzay uçuşunun insan vücudunu nasıl etkileyebileceğini daha iyi anlamak için hayvanları kullanma yoluna gittiler.

Hayvan astronotlar

Amerikalı araştırmacılar, meyve sineklerini fırlattıktan kısa bir süre sonra, 1948 ile 1951 yılları arasında yörünge altı uçuşlarda maymunları ve fareleri kullandılar.

Uzaya ulaşan ilk memeli, 14 Haziran 1949'da uzaya fırlatılan Albert II adlı bir al yanaklı maymundu. Bu dönemde Amerikalılar tarafından yapılan görevlerin tümü yörünge altıydı. 

Bu sırada, Sovyetler Birliği de 1950'ler boyunca düzinelerce köpeği yörünge altı uçuşlara gönderdi.

Sovyetler Birliği tarafından uzaya ilk gönderilen köpekler Tsygan ve Dezik, 22 Temmuz 1951'de uzaya ulaştılar. Yörüngeye giremediler ama geri de dönebildiler.

Dünya yörüngesine çıkan ilk canlı ise 1957'de Sovyetler Birliği tarafından fırlatılan Laika idi ve o geri dönemedi.

Strelka ve Belka

Dünyanın yörüngesine giren ve güvenli bir şekilde yere inen ilk canlılar ise 1960 yılında Sovyet Sputnik 5 görevinde Strelka ve Belka adlı köpekler oldu. 

Strelka ve Belka'nın 1960'taki başarılı ortak uçuşundan sonra, Strelka'dan yavrular üretildi ve onlardan birini o dönemin Sovyet lideri Kruşçev, ABD Başkanı John F. Kennedy'ye hediye etmişti.

Daha sonra 22 Şubat 1966'da uzaya fırlatılan Veterok ve Ugolyok adlı İki Rus köpeği, 22 gün rekor kırarak yörüngede kaldılar ve insanlar 1974'e kadar bu rekoru geçemedi.

Neden köpekler ve maymunlar?

Amerika Birleşik Devletleri ilk uzay uçuşlarında maymunları seçerken, Sovyetler Birliği bunun yerine köpekleri kullandı. 

Yazar Stephen Walker, bunun o dönemin ve o ülkenin kültürü ile ilişkili olduğunu belirtiyor:

"Ruslar 1951'de uzaya hayvan göndermeye başladıklarında, köpeklerle başladılar çünkü onlar itaatkârlardı ve eğitilmeleri kolaydı. Sovyetlerin seçiminin itaatle ilgili olduğunu ve Amerikalıların seçiminin ise daha çok beceri kullanımı ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz." 

Bu arada Fransızların kedileri tercih ettiğini kaydedelim.

O dönemde Ruslar Moskova sokaklarında köpek aradılar. Bazı kriterleri vardı. Uzay kapsülünün içine sığacak kadar küçük olmalıydılar. Daha küçük oldukları için dişiler tercih edildi. Ayrıca uzay aracındaki kameralarda net görüntü için açık renkli köpekler seçildi. Köpekler uçuş öncesinde Moskova'daki Havacılık Uzay Enstitüsünde eğitiliyorlardı.

Sovyetler Birliği, 1951 ile 1966 arasında 71 kez uzaya köpek gönderdi ve bunların 17'si öldü.

Uzayda ilk yörüngeye giren köpek olan Laika, Kasım 1957'de Sputnik 2'de tek yönlü bir göreve gönderilmişti. O günlerde Ruslar Laika'yı eve getirme yeteneğine sahip değillerdi. Yedi gün yetecek kadar yiyeceği ve oksijeni vardı ve yörüngede ölüme terk edildi, bu durum Dünya'da ciddi bir öfke yaratmıştı.

Yuri Gagarin uzaya çıkana kadar Laika bir Sovyet ikonu oldu. 

Yörüngede şempanzeler ve Uzay'da miyav sesleri

Amerikalılar ise kısmen insanlara benzerlikleri ve daha çok da gelişmiş becerileri nedeniyle uzay uçuşlarında şempanzeleri seçtiler. Bu uçuşlarda şempanzelere, basit komutlar içeren (kol çekme gibi) görevler de verildi.

Bir sincap maymunu olan Gordo, 13 Aralık 1958'de 950 km yüksekliğe fırlatıldı. Ancak teknik bir arıza nedeniyle öldü.

Ardından bir Rhesus maymunu olan Able ve bir sincap maymunu olan Baker, 28 Mayıs 1959'da birlikte 500 km yükseğe fırlatıldılar ve geri döndüler. 

Şempanze Ham, uzay uçuşu sırasında bazı görevleri yerine getirmek üzere eğitilmiş bir şempanzeydi. 31 Ocak 1961'deki uçuşundan Ham, muz topaklarını almak ve elektrik çarpmasından kaçınmak için kol çekmeyi öğrendi. Başarılı bir şekilde geri döndü.

Dünya yörüngesine ulaşan ilk insan Amerikalı John Glenn'dir. Ama ondan önce Amerikalılar bu görev için 29 Kasım 1961'de Enos adlı bir şempanzeyi uzaya yolladılar.

Enos'un uçuşu, John Glenn'in uçuşu için bir ön test niteliğindeydi. 

Enos çok zeki bir şempanzeydi, bazı özel tasarım basit sistemleri çalıştırabiliyor ve hata yapmıyordu. Örneğin ödül olarak bir muz alma egzersizi vardı. Burada, şempanzenin bir muz almak için kollardan birini tam olarak 50 kez çekmesi gerekiyordu. Enos 49'uncu çekişten sonra 50'nciye uzanırken diğer elini muzu alacağı yerde hazır hale getiriyordu. Yani o kadar iyiydi. 

Félicette, ekip arkadaşları ile birlikte

Uzay yarışına ABD ve Sovyetler Birliği'nden sonra Dünya'nın üçüncü sivil uzay ajansını kurmuş olan Fransa da katıldı.

Onlarun astronot seçimi çok farklıydı. 18 Ekim 1963'te Fransız bilim insanları ilk kediyi uzaya fırlattılar; Félicette, uçuşundan geri döndü ve paraşütle inişin ardından başarıyla kurtarıldı. 24 Ekim 1963'te ikinci bir kedi daha uzaya fırlatıldı, ancak roket kalkışta başarısız oldu ve kedi hayatını kaybetti.

Bu hayvanlar insanın uzayı keşfetme sürecinde olağanüstü fedakârlıklar yaptılar.

Şimdilerde ise "bu çok gerekli miydi?" sorusuna yanıt aranıyor.

Ve artık önümüzde bir Mars macerası var. Her zaman ödenmesi gereken ağır bir bedel olacaktır ancak bu kez insan, bu ağır bedeli hayvanlara ödetmeden başarabilmenin yollarını bulmak zorunda!


Kaynakça

https://www.space.com/animals-in-space

https://www.stephenwalkerbeyond.com/

https://www.space.com/19506-animal-astronauts-pioneers-photos.html

https://www.space.com/animals-in-space-history-human-spaceflight

https://www.amazon.com/Beyond-Astonishing-Story-Planet-Journey/dp/0062978152

https://allthatsinteresting.com/felicette


T24 Haftalık Yazarı

Güneç Kıyak

@NGunecKIYAK[email protected]

YORUMLAR

  • 0 Yorum