Yalnız adam durumuna düşüldü

Emekli Kurmay Albay V. Murat Tulga, TSK tarafından başlatılan Barış Pınarı Harekâtı’nda Türkiye’nin “etki odaklı harekât” yürütemediğine ve “yalnız adam” durumuna düşürüldüğüne dikkat çekerek,

Yalnız adam durumuna düşüldü
13 Ekim 2019 - 09:12
“Diğer aktörler yanımıza çekilemedi. Müttefik edinilemedi. Harekât ile ilgili art arda gelen açıklamalar gerekli koordinenin yapılmadığını ve diplomatik yalnızlığımızın emareleriyle doludur. Harekâtın başarıyla sonuçlandırılacağından şüphe yoktur. Şüphe harekâtın sonrasındadır” dedi. Tulga, terör örgütü PKK’nin Suriye kolu YPG’ye karşı başlatılan Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulundu.
Günümüz askeri harekâtlarının “4. Nesil Savaş (Fourth-Generation Warfare)” olarak adlandırılan bir teknikle yapıldığının ve eskiye benzemeyen bir anlayışla yürütüldüğüne dikkat çeken Tulga, bu tekniğin asli unsarlarının “4M” adı altında toplandığı bilgisini verdi. Tulga, bu dört unsurun, “Military (askeri güç), Media (basın), Money (mali kaynak) ve Mullah (dini kanaat önderleri) olarak ele alındığına dikkat çekerek bu anlayışın “etki odaklı harekât” çeşidiyle ilişkilendirildiğini belirtti.

‘KİMİN TOPRAĞINDA'

Türkiye’nin Suriye’de sorunun başlangıcından itibaren yanlış politikalar ile yürüdüğünü de belirten Tulga, “Stratejide yapılan hatalar taktik manevralar ile düzeltilemez. Bu hatalardan birisi de Fırat’ın doğusu ile ilgili başından beri savunulan; ‘güvenli bölge oluşturulması’ teziydi. Kimin toprağında habersiz ne bölgesi oluşturuyorsunuz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “güvenli bölgeye” ilişkin projelerini anımsatan Tulga, şunları kaydetti: “Aslında Erdoğan’ın yaklaşımı, ‘etki odaklı harekât’ anlayışı kapsamında Suriye ile ilgisi olan tüm aktörlerin içerisinde yer alacağı bir yaklaşımı öngörüyor. Fakat uygulamadaki yetersizlikler, yaklaşımın gereklerini yerine getirmiyor. Harekât başladı, tek biz varız, diğer aktörler yok. O halde bir fikirbirliği, ortak bir düşünce ve davranış birlikteliği de yok. Tek başına ‘etki odaklı harekât’ olmaz. Harekâtın başlamasıyla başta konunun başat aktörü olan Suriye olmak üzere tüm diğer aktörler elin tersiyle dışarı da bırakılarak, yalnız adam durumuna düşüldü. Diğer aktörler yanımıza çekilemedi. Müttefik edinilemedi. Harekât ile ilgili art arda gelen açıklamalar gerekli koordinenin yapılmadığını ve diplomatik yalnızlığımızın emareleriyle doludur. Harekâtın başarıyla sonuçlandırılacağından şüphe yoktur. Şüphe harekatın sonrasındadır.”

‘TERÖR YUVASI OLUR'

“Harekât öncesinde Suriye yönetimi ve Esad ile görüşülmeliydi” diyen Tulga, “Erdoğan’ın Esad alerjisi ana aktör olan Suriye’yi dışarıda bıraktı ve çözüm şansını, başlangıçtan çözümsüz hale getirdi. Suriye topraklarında yapılacak olan konutlardan bahsediliyor, fakat Suriye’nin bilgisi yok. Bu kapsamda Suriye yönetimi ile derhal ilişki kurulmalı” ifadelerini kullandı. Türkiye ekonomisinin, Suriye topraklarında “tek çivi çakmayı kaldıracak durumda olmadığını” belirten Tulga, “Harekât sonrası sığınmacılara yönelik bölgenin yeniden imarı ve diğer sosyal gelişmeler için kaynak ihtiyacı var. Bu sadece Türkiye kaynakları ile başarılamaz. Diğer uluslararası unsurların sahaya sokulması, değişik aktörlerin bir şekilde taşın altına ellerini koymasının sağlanması gerekmekteydi. Erdoğan, güvenli bölgeye TOKİ evleri yapılacağını söylüyor. Eğer orada istihdam, altyapı ve sosyal yaşam inşa edilmezse TOKİ’nin 5 katlı güzel binalarında terörist barındırırsınız, oralar terör yuvası haline gelir” dedi.

Uluslararası kamuoyuna Türkiye’nin maksadının net olarak anlatılamadığına dikkat çeken Tulga, şunları kaydetti: “Böyle bir harekâtta sınır hattının sivillerden arındırılması gerekirdi. Stratejik hatalara, sivil zayiatlar eklenmeye başladı. Bu durumda BM’den çıkacak kınama kararı, AB’nin olumsuz taraflı kararları, Türkiye’yi zor durumda bırakır. Ne yazık ki kamu diplomasisi iyi şekilde kullanılamadı. Tüm bunlar olmadığı takdirde, harekâtın askeri kısmı zafer ile sonuçlansa da diğer odak noktalarındaki olumsuz durum Türkiye için nihai hedefe ulaşmayı zorlaştırır. Etki odaklı harekât kapsamındaki gerekli unsurlar yerine getirilmezse, harekât başarılı olduğunda bile, Türkiye kucağında bir bomba bulmuş olur.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum