Yandaşsan kap reklamı değilsen kapat dükkanı
5G reklamları için Cafer Mahiroğlu isyanda Halk TV patronu Cafer Mahiroğlu’nun 5G reklamları üzerinden yaptığı çıkış, yıllardır süren kamu reklamı adaletsizliğini yeniden gündeme taşıdı. Soru basit: Kamu kaynakları gerçekten herkes için mi kullanılıyor?
Ziraat Bankası, HalkBank, Vakıfbank, Türkiye Sigorta, Türkiye Hayat Emeklilik, Türkiye Katılım Sigorta, Türk Hava Yolları, PTT, BOTAŞ, Türkiye Petrolleri, Türkcell, Türk Telekom, Türksat, Çaykur, Kayseri Şeker, Türk Şeker, Eti Maden, Türkiye Maden, Kardemir, Türk Altın Holding…
Bu saydığım şirketlerin bazılarının tamamı, bazılarının da çoğunluk hisseleri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Türkiye Varlık Fonu’na ait…
Bu Fon’un Yönetim Kurulu Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan…
Başkan Vekili ise Prof. Dr. Erişah Arıcan…
Yönetim kurulu üyeleri Alpaslan Çakar, Burak Dağlıoğlu, Fuat Tosyalı, Mustafa Rıfat Hisarcıklıoğlu, Salim Arda Ermut…
Salim Bey aynı zamanda Fon’un Genel Müdürü.
SAHİBİ KİM?
Şimdi basit bir soru:
Türkiye Varlık Fonu’nun yönetimindeki bu devasa şirketlerdeki kamu hisseleri gerçekte kime ait?
Devlete mi, hükümete mi?
Doğru yanıt; “Devlete” olacak…
Çünkü iktidarlar gelip geçici…
Ama bu şirketlerdeki kamu hisseleri kalıcı…
O zaman bu şirketlerin tüm gelir-gider yapısı, harcamaları şeffaf olmak zorunda…
Daha da önemlisi harcamalarında “siyasi yakınlık ilişkisi” değil; “eşitlik ilkesi” geçerli olmak durumunda…
Peki; durum gerçekten böyle mi?
BÜYÜK ADALETSİZLİK!
Konuya, medya sektörü açısından bakacak olursak; ne yazık ki reklam verilen kuruluşların tercihinde büyük bir adaletsizlik söz konusu…
Büyük olmalarının yanı sıra “Türkiye’nin en çok reklam veren şirketleri” ünvanını da taşıyan bu şirketler, verdikleri reklamın tamamında “siyasi iktidarla yakınlık ilişkisi”ni esas olarak kabul ediyorlar.
PASTANIN TAMAMI YANDAŞA!
Sadece kamu bankalarının son bir yıllık reklam harcamalarının toplamı 8 milyar Türk Lirası’nı aşmış durumda…
Bu harcamanın tamamı Sabah, Star, Yeni Şafak, Akşam, Takvim, Yeni Akit, Türkiye, aHaber, atv, Ülke TV, TV Net, 360 TV, 24 TV, Beyaz TV gibi gazete ve kanallara gidiyor.
Kamu bankalarında da durum farklı değil… Sayıştay raporlarına göre yılda 8 milyar TL’yi aşan bir miktarda reklam harcaması yapan bu bankalar da yukarıda saydığım gazete ve televizyonları tercih ediyor…
Halk TV, Sözcü TV gibi çok izlenen haber kanalları ile Türkiye’nin en yüksek tirajlı gazetesi Sözcü, Cumhuriyet, Nefes, BirGün gibi gazetelerin, kamu reklamlarından aldığı pay ise yüzde 1’i bile bulmuyor. O yüzde 1 de çok istisnai durumlarda veriliyor.
MAHİROĞLU’NUN İSYANI!
Bu durumdan en çok yakınan kuruluşlardan biri Halk TV… Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu, son zamanlarda sık sık bu konuya değinen sosyal medya paylaşımları yapıyor…
Halk TV’ye kamu kurumları tarafından uygulanan reklam ambargosunu sert sözlerle eleştiren Mahiroğlu, “Halk TV’ye tam yedi yıldır 1 TL’lik kamu reklamı bile verilmediğini” söylüyor.
Bu durumu da ekonomik baskı olarak görüyor; adaletsizlik ve ayrımcılık olarak tanımlıyor…
ŞİMDİ DE 5G REKLAMLARI!
Peki; ben neden durup dururken yine bu konuda kalem oynatıyorum?
Çünkü Mahiroğlu, bizzat Cumhurbaşkanı tarafından hizmete sokulan 5G hizmetinin reklamlarında da büyük bir ayrımcılık yapıldığını iddia eden yeni bir açıklama yaptı…
“Kamu Kaynaklarının Kullanımında Adalet İçin Açık Çağrı” başlıklı o açıklama aynen şöyle;
“Türkiye, teknolojik bir devrim olan 5G'ye dün itibarıyla geçmiştir. Bir Türk vatandaşı olarak bu devrimden dolayı gurur duyuyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.
Ancak bu sürecin tanıtımı için ayrılan devasa kamu bütçelerinin dağılımındaki adaletsizlik kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır. Devletin imkanlarıyla hazırlanan reklam kampanyalarının, Türkiye’nin en çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’yi dışarıda bırakarak yürütülmesi, açık bir ayrımcılıktır.
Bu haksızlığa sessiz kalmayacağız!
Çünkü Halk TV çalışanları ve izleyicileri de bu ülkenin eşit haklara sahip vergi mükellefleridir. 5G tanıtımı için harcanan her kuruşta, bu kanalın çalışanlarının ve izleyicilerinin payı vardır.
Kendi vergilerimizle finanse edilen projelerin, bizim tercih ettiğimiz mecralardan gizlenmesi veya mahrum bırakılması demokratik teamüllere aykırıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her birey, devletin imkanlarından eşit derecede faydalanma hakkına sahiptir. Hiçbir kurum veya kuruluşu, kamu kaynaklarını bir ‘cezalandırma’ veya ‘hizaya çekme’ aracı olarak kullanamaz. Bu haksızlığa sessiz kalmayacağız.”
YERDEN GÖĞE HAKLI!
Kendisiyle, kanalının yayın politikası dahil birçok konuda ayrı görüşlere sahip olmamıza…
Hatta bu kanala asla konuk olarak bile davet edilmemesi gereken gazeteciler listesinde bulunmama rağmen…
Cafer Mahiroğlu’nun bu isyanını yerden göğe kadar haklı buluyorum.
Bu kamu şirketlerinin tek hedef kitlesi, çoğu beş bin bile satmayan o gazetelerle, reytingleri yerlerde sürünen o sözde haber kanallarının izleyicileri değil…
Şu günlerde bu kanalları ve gazeteleri reklam, dolayısıyla para bombardımanına tutan 5G’ciler ve onların en tepesindeki Varlık Fonu’nun yöneticileri de elbette bunu biliyor.
Ama muhalif medyanın güçlenmesini önlemek için, “görmezden gelmeyi, yok saymayı” tercih ediyorlar.
VERGİDE VARIZ AMA…
Bu; iktidarda olanların vatandaşlar arasında ayrımcılık yaptığı anlamına gelir…
Vergi alırken herkes eşit…
Halkın parasını dağıtırken sadece “yandaşlar” eşit!
Böyle bir “yönetim politikası”na demokrasilerde değil…
Rastlasanız, rastlasanız, “babasının çiftliği şirket yapılanmalarında” rastlarsınız!
Ama unutulmamalı ki kamu şirketleri sadece ve sadece halkındır; kimsenin babasının ne malı, ne de çiftliğidir!







YORUMLAR