GÜNÜN YAZISI

GÜNÜN YAZISI

[email protected]

Kaderimizi fizik yasaları mı belirliyor?

17 Mayıs 2026 - 10:49

“Her şeyin kontrolümüz dışında geliştiğini kabul etmek ve kendimizi çaresiz hissetmek yerine gerçeği araştırmaya devam etmeliyiz"

Bazı inançlar, kaderimizin doğuştan belirli olduğunu söylerler: “Hayatımızda küçük şeyleri değiştirebiliriz ancak genel olarak bakıldığında özgür değiliz.”

Öte yandan herşeyin doğa tarafından belirlendiği ve fizik yasaları ile sınırlandığını ileri süren geleneksel doğa felsefesi de benzer bir anlayışa dayanır: “İnsan türü olarak doğa yasalarının tutsağıyız ve onlar izin verdiği ölçüde özgür iradeye sahibiz.

Bu anlayışa göre herşey neden-sonuç ilişkisi üzerinden ilerler; geçmiş, anı ve o da geleceği etkiler.

Yani, daha önce ne olduğunu biliyorsak fizik yasalarını kullanarak daha sonra neler olacağını öngörmek mümkündür. Bu anlamda gelecek, benzersiz bir şekilde şimdiki zamana, o da benzersiz bir şekilde geçmişe bağlı olarak şekillenir.

Deterministik evren

 “Determinizm" olarak adlandırılan bu anlayışın kökleri MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda Sokrates öncesi filozoflara kadar uzanır.

Bu deterministik bakış açısına göre maddenin davranışı tümüyle fizik yasaları tarafından belirlidir. Ve fizik, doğayı anlamaya çalışırken matematik dilini kullanır.

Fizikçiler, bu mantık örgüsü içinde evrenin 13,8 milyar yıllık kozmik tarihinin çok büyük bir bölümünü oldukça akılcı bir şekilde açıklayabiliyorlar. Bu süreçte evren deterministik yasalara tabidir.

Ancak, bu öngörü çok da doğru değil.

Biliyoruz ki Büyük Patlama anına yaklaştıkça uzay ve zaman anlayışımız bulanıklaşmaya başlar ve evren kurgusu temel düzeyde bozulur. Zaman kavramı bozulduğunda, bir şeylerin nasıl değiştiğini söyleyen deterministik yasalar da bozulmaya başlıyor.

Dolayısıyla evrenin başlangıcına doğru giderken Newton gerçekliği parçalanıyor. Büyük Patlama anı ile 10-35saniye arası “tekillik” evresi olarak tanımlı olağanüstü kısa bir zaman diliminde deterministik yasalar geçersiz kalıyor.

Büyük Patlama’dan sonra 10-35 saniye ile günümüz arasında geçen bu çok uzun sürede, yani 13,8 milyar yıl boyunca evren deterministik görünüyor.

Yani, evren ilk 10-35 saniye’den günümüze kadar deterministik doğa yasalarına tabi ama daha öncesinde değildir.

Peki, sorun ne?

Kuantum belirsizliği

Bilim insanları bu önemli sorunu çözme yolunda uğraşırlarken 20. yüzyılın başında iki teori, Kuantum mekaniği ve Görelilik Kuramı, bilime devrimsel bir bakış getirdi.

Görelilik Kuramı’na göre uzay ve zaman iki ayrı boyut değildi; birlikte tek boyut idi ve evrenin dokusunu oluşturuyordu. Bu anlamda uzay-zaman, tüm zamanın ve mekanın geçmişi ve geleceğiyle birlikte tüm evreni tanımlıyordu. Dahası Görelilik Kuramı, evrene deterministik bir gözle bakmaktaydı.

 Kuantum mekaniği ise bilime rastlantısallık getiriyor ve doğayı özünde belirsiz olarak görüyordu.

İlk bakışta, bu belirsizlik, fiziği determinizmin pençelerinden kurtarıyor gibi görünse de kuantum belirsizliğinin, evrenin tekillik olarak adlandırılan ilk anlarında neler olup bittiğini açıklayamadığı görüldü. Kuantum kuramı beraberinde raslantısal bir belirsizlik getiriyorsa da bize yine seçme şansı vermiyordu.

Bilim insanları bu iki kuramın yerini alacak, üzerinde uzlaşılmış birleşik bir kuantum kütleçekim teorisine ihtiyaç duyuyorlar.

Süperdeterminizm

Peki, her şey yani tüm doğa yasaları Büyük Patlama öncesinden belirlenmiş olabilir mi?

"Süperdeterminizm" bunun mümkün olduğunu ileri sürüyor. Ancak bunu test etmenin veya yanlışlamanın olanağı yok.

Ancak son zamanlarda, bazı kuramsal fizikçiler, süperdeterminizmin, yani her şeyin daha evrenin başlangıcında belirlenmiş olması fikrinin kuantum fiziğindeki ölçüm probleminin çözümü olabileceğini düşünmeye başladılar.

Bu anlamda süperdeterminizm ile kuantum rastgeleliğinin de ortadan kaldırılacağını öne sürüyorlar. Ayrıca kuantum mekaniğinin başka özelliklerine de atıf var: İnsan gözlemine veya ölçüme bağımlılık; uzayın bir noktasında yapılan bir ölçümün, başka bir yerde anlık etkisi veya tünelleme etkisi gibi kuantum etkileri de bu çerçeve içine girebiliyor.

Albert Einstein "Tanrı, evrenle zar atmaz" derken oldukça kaderci bir bakış sergiliyordu. Şimdilerde bazı fizikçiler de Einstein’ın görüşünü paylaşıyorlar.  

Öte yandan bu kaderci bakışın karşısında duranlar da var.

Deniyor ki: Herşey Büyük Patlama öncesi bir şekilde belirlenmiş ise ve seçim serbestliği yoksa, insan düşüncesinin gerçeğe erişimi de olamaz. Süperdeterminizm, diğer bir deyişle süperbelirleyicilik, bilimin gerçeği arama veya bulma şansını ortadan kaldırır. 

“Her şeyin kontrolümüz dışında geliştiğini kabul etmek ve kendimizi çaresiz hissetmek yerine gerçeği araştırmaya devam etmeliyiz."
Güneç Kıyak

Güneç KıyakT24 Haftalık Yazarı


 Kaynakça

https://www.newscientist.com/article/mg25033340-700-is-everything-predetermined-why-physicists-are-reviving-a-taboo-idea/

https://evolutionnews.org/2022/01/does-superdeterminism-resolve-dilemmas-around-free-will/

https://www.theatlantic.com/science/archive/2017/02/spooky-action-at-a-distance/516201/

YORUMLAR

  • 0 Yorum