GÜNÜN YAZISI

GÜNÜN YAZISI

[email protected]

Türkiye'de "Fink" atacak sermaye

29 Nisan 2026 - 10:10

 

Arslan BULUT
Arslan BULUT[email protected]

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan“Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”nda konuştu. Evrensel’in haberine göre Erdoğan, şu kararları açıkladı:

- İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren şirketlere tanınan vergi kolaylıkları daha da artırılacak.

- Transit ticaret ve yurt dışı alım-satım aracılık kazançları üzerindeki vergi indirimi yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarılacak; bu gelirlerden kurumlar vergisi alınmayacak. Bu avantaj, İstanbul Finans Merkezi dışındaki transit ticaret faaliyetlerini de kapsayacak ve söz konusu kazançların yüzde 95'i vergiden muaf tutulacak.

- Küresel firmaların bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımasını teşvik eden düzenlemeler yapılacak. Bu şirketlerin yurt dışı operasyon gelirlerine de vergi avantajı sağlanacak.

- İstanbul Finans Merkezi içindeki kazançların tamamen (yüzde 100), merkez dışındaki kazançların ise yüzde 95’i 20 yıl süreyle kurum kazancından indirilebilecek.

- Yatırım süreçlerini hızlandırmak için “tek durak büro” uygulaması başlatılacak; şirket kuruluşu, izinler, vergi ve SGK işlemleri tek elden yürütülebilecek.

- İhracatçılara yönelik kurumlar vergisi indirimi getirilecek: İmalatçı ihracatçılar için oran yüzde 9'a, diğer ihracatçı firmalar için ise yüzde 14'e düşürülecek.

- Döviz kazandırıcı faaliyetler için yeni teşvikler devreye alınacak.

- Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilere 20 yıl boyunca yurt dışı gelirleri için vergi muafiyeti tanınacak; yalnızca Türkiye içindeki kazançları vergilendirilecek. Bu kişiler için veraset ve intikal vergisi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak.

- Yurt dışındaki varlıkların Türkiye’ye getirilmesini özendiren düzenlemeler yapılacak; para, altın ve menkul kıymetler düşük vergiyle yurda sokulabilecek.

- Dijital şirket uygulaması sayesinde şirket kuruluş ve yönetim süreçleri hızlandırılacak ve esnek hale getirilecek.

***

Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Erdoğan'ın açıkladığı yatırım teşvik paketini hatırlatarak, “Yaşanan savaş sürecinden dolayı yurt dışındaki sermayenin Türkiye'ye gelmesi için gerçekten çok önemli teşvikler, vergisiz alan kuruldu. Biz de bu teşvik paketleriyle birlikte yatırımcının Türkiye'ye gelebilmesi için hukuki güvenlik zemini oluşturmak istiyoruz, tahkimle ilgili çalışmalarımız var. Özellikle yabancı yatırımcı Türkiye'ye gelirken, birinci olarak hukuki güvenlik, ikinci olarak tahkim istiyor. Bu konuda da tahkimle ilgili de yasal çalışmalarımız var.” dedi.

Gürlek, ayrıca "Temiz ekonomi güçlü devletin en önemli göstergelerinden biridir. Kara paranın olduğu yerde rekabet olmaz, güven olmaz, sürdürülebilir büyüme olmaz. Bu nedenle kara para ve şüpheli sermayeyle mücadele konusundaki hassasiyetimiz kararlılıkla devam etmektedir. Aydınlatılmayı bekleyen tüm şüpheli dosyalar sadece hukuk sistemimiz açısından değil, aynı zamanda yerli ve yabancı yatırımcıların da hassasiyetle takip ettiği dosyalardır. Bu nedenle her fırsatta vurguladığımız üzere yargı sistemimizde suç ve suçluyu barındıran, şüphe barındıran hiçbir dosya ilgisiz bırakılmayacak. Her birinin üzerine kararlılıkla gidilecektir. Yani bir yandan yerli sermaye ve yabancı sermayenin Türkiye'ye gelmesi için düzenlemeler yapıyoruz. Aynı zamanda da kesinlikle kara parayla, yani kaynağı belli olmayan parayla da mücadelemiz sonuna kadar devam edecek.” diye konuştu.

***

İki açıklama birlikte değerlendirildiğinde “Bu nasıl olacak?” sorusu akla geliyor.

Yurt dışından para, altın ve menkul kıymet getirenlerden çok düşük vergi alınacak ve yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilere 20 yıl boyunca yurt dışı gelirleri için vergi muafiyeti tanınacaksa, bu paraların kaynağı sorulmayacak demektir! Sorulacak olsa yeteri kadar para gelmez! Öyleyse kaynağı belli olmayan parayla nasıl mücadele edilecek?

Bu teşvik paketi ve yasal alt yapı hazırlığının, yaklaşık 14-17 trilyon dolarlık varlığı yöneten BlackRock'ın CEO'su Larry Fink'in Mart ayında Türkiye'ye gelmesiyle ilgisi nedir? Belçika kraliçesi Mathilde, 450 kişilik heyetle 10-14 Mayıs’ta Türkiye’ye bunun için mi gelecek?

***

Türkiye’de “Yeter ki para gelsin” denilen bir dönem yaşanmıştır. Meselâ Turgut Özal“Paranın karası beyazı olmaz” kabulüyle kaynağına bakılmaksızın ülkeye para girmesini sağlamaya çalışmıştır. Özal döneminde Ege sahillerindeki turizm yatırımlarının yüzde 90’ının kara parayla yapıldığı bilinmektedir. Bunun sonunda kara para medyaya ve siyasete hâkim oldu. Tablo ortada; bugünkü çocuk çeteleri ve okullardaki vahim olaylarda o politikanın da payı vardır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum