Zina için konjonktür Ayasofya için ihanet
GÜNÜN YAZISI

GÜNÜN YAZISI

Zina için konjonktür Ayasofya için ihanet

29 Temmuz 2020 - 10:56

Çok ilginç günlerden geçiyoruz! İnsanların zekasıyla resmi olarak dalga geçildiği gibi sevgileri de kullanılıyor.

Ayasofya nelere perde oldu? İşi, gücü bıraktık Ayasofya için kim, nerede, ne dedi onlarla ilgileniyoruz.

Neden? Çünkü millet bir taraftan zehirlenirken diğer taraftan da tehlikeli fantezilerin önü açılmak isteniyor.

En başından beri Saray sofrasına oturmamış, milletimizin inanç ve kültürü ile barışık tarihçi ve akademisyenlerden 34'te bu yapının neden müzeye dönüştürüldüğünü ortaya koymaları için çağrıda bulunmuştum.

Birkaç tarihçi o gün dünyada ve komşularımızda yaşanan askeri, siyasi ve ekonomik gelişmeleri, ülkemizin içinde bulunduğu durum, Boğazların durumu, Karadeniz başlıklarıyla olayı ortaya koydular.

Ama bir kesim anlamamakta ısrar etti, ediyor. 

Bakın! AKP'nin 'nihai hedef' olarak tanımladığı ve inancımıza rağmen AB istedi, diye çıkardıkları kanunları biliyorsunuz.

Din üzerinden tarihi yorumlayan ve siyaset yapanlara bu gerçekleri anlattığımda 15 yıldır hep aynı cevabı verdiler; Konjonktür (şartlar) gereği yapıldı, atıldı vs.   

Şimdi soruyorum; 2004 veya 15 veya 20'de dinimizin açık emirlerine rağmen atılan adımlar, alınan kararlar 'şartlar gereği' oluyor ama 1934'te Ayasofya'nın resmiyette (tapuda) cami, fiili olarak müze olması ise dinsizlik oluyor. Öyle mi? Bu ahmaklıktan başka bir şey değildir…

Sayın Erdoğan, Pazartesi günü ilginç bir cümle kurdu; Erdoğan, "Hangi şartlar altında (Ayasofya'nın) müzeye dönüştürüldüğünü tartışmanın bir anlamı kalmadı."

Tartışmanın anlamı olmayabilir ama öğrenmek insanı geliştirir, ufkunu açar ve başkalarınca istismara uğramasının önüne geçer. 

Ayasofya turnusolü

Bu kavramı Akit'ten Abdurrahman Dilipak kurmuş ve şöyle demişti; "Ayasofya ve İstanbul sözleşmesi, bizim için bir turnosol kağıdı görevi yapıyor. Bu vesile ile kim, kimdir onu görüyor ve not ediyoruz. 

Hangi partiler, hangi siyasiler, medya, STK nerede duruyor bunlar bu dünya için de, ahiret için de önemli. Kim, kimle haşrolacak onu da görüyoruz bu vesile ile."

Evet, o gün mutlaka gelecek ve hep birlikte göreceğiz. 

Yalnız Ayasofya, Atatürk için de turnusol oldu. Gerek bu tartışmaların başladığı günden bugüne ve gerekse hutbede kullanılan cümleler  bazılarının samimiyetini gösterdi.

MHP lideri, Ali Erbaş'ın hutbesi için; "Atatürk'e, bu topraklarda lanet okuyacak bir hayasız ve hamiyetsiz henüz anasından doğmamıştır. Atatürk'e hakaret ve hıyanet vatan hainliğidir."

Ali Erbaş 1961 doğumlu!

Saray sözcüsü İbrahim bey ise 'Ali Erbaş hocanın hutbesinde Atatürk'e dil uzatma söz konusu değil… Buradan 'Atatürk'e lanet okundu', 'Atatürk'e dil uzatıldı' sonucunu çıkarmak çok iyi niyetli bir değerlendirme olmaz."

Atatürk'e dil uzatılmasına asla izin vermeyiz. Diyanet İşleri Başkanımızın da böyle bir amacı olmadığını açıkça beyan etti. Ali Erbaş hoca sadece vakfiyeden alıntı yaptı."

Ali Erbaş ne demişti?

"Fatih Sultan Mehmet Ayasofya'yı cami olması için vakfetti. Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar! Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar."

Görüldüğü üzere resmi olarak milletin aklıyla dalga geçilmiş.

Özellikle MHP, Ali Erbaş'a neden tepki gösteremedi?

Cevabı vereyim; "Tek parti döneminde alınan bu karar, tarihe ihanet olmanın yanında hukuka da aykırıydı."

Kimin söylediğini molla googleden bulabilirsiniz!

Bizler Ayasofya'yı konuşurken TYT  sonuçları açıklandı. 

Türkiye ortalaması 40 soruda 14.5

Sosyal Bilimlerde 20 soruda 7.9

Temel Matematik'te 40'da 6

Fen Bilimlerinde 20 soruda 3.2 net.

Diğer taraftan deprem uzmanları, İstanbul için zaman daralıyor, diyorlar.

Milli Eğitim Bakanı ve Çevre Şehircilik Bakanı ne diyor?

Hepsini geç! Sen ne diyorsun?


Akın Aydın
akinaydin @ yenimesaj.com.tr

Bu yazı 525 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum