Hasan AYBAR

Hasan AYBAR

SATRANC
[email protected]

GEÇER PİYON, KİLİT ALTINDA TUTULMASI GEREKEN BİR SUÇLUDUR.

28 Temmuz 2026 - 12:26



"Geçer piyon, kilit altında tutulması gereken bir suçludur." - Aron Nimzowitsch

Satrançta yeni başlayanlar en çok vezirden korkar. Ustalar bilir ki asıl korkulması gereken taş vezir değildir. Asıl korkulması gereken, vezir olmaya giden bir piyondur.

Neden mi? Çünkü veziri durdurmanın bir yolu vardır. Taş değişirsin, şahı kaçırırsın, bir fedayla dengelersin. Ama geçer piyon öyle değildir. Önünde onu durduracak kendi renginden bir taş yoktur. Tek bir hedefi vardır: Son kareye ulaşmak ve terfi etmek. Ve bu yolculukta geri adım atmaz. Piyonlar geriye gidemez.

Büyük usta Aron Nimzowitsch bu yüzden ona "suçlu" diyor. Suçlu masum görünür. Sessiz ilerler. "Ben sadece bir piyonum" der. Ama siz ona bir an boş bırakırsanız, oyunun bütün kaderini değiştirir. Bu yüzden tecrübeli oyuncular o piyonu anında kilit altına alır. Önüne bir taş koyar, arkasına bir kale bağlar, onu felç eder. Çünkü bilir ki özgür kalan bir suçlu, eninde sonunda bir şeyler çalar. Bu oyunda çalınan şey ise galibiyettir.

50 Yılda Gördüğüm Geçer Piyonlar

Tam 50 yıldır bu oyunun içindeyim. Mersin'de kulübü kurduğum ilk yıllarda da, bugün Gaziosmanpaşa'daki akademide de hep aynı sahneyi gördüm.

En sessiz çocuklar. Sınıfın en arkasında oturan, pek konuşmayan, "yapamam ki" diyen çocuklar. İlk başta bir piyon gibi görünürler. Kimse onlardan büyük bir hamle beklemez.

Ama sen ona doğru ortamı verirsen, önünü açarsan, ona "sen yaparsın" dersen... İşte o zaman o piyon geçer piyon olur. Tahtanın bir ucundan diğer ucuna kadar gider ve vezir olur.

Geçen yıl akademiye gelen 9 yaşında bir evladımız vardı. İlk geldiğinde taşların nasıl dizildiğini bile bilmiyordu. Üç ay sonra ilçe turnuvasında 14 yaş grubunu yendi. Neden? Çünkü kimse onun piyonunu durdurmadı. Biz de durdurmadık, önünü açtık.

Satrançta da hayatta da kural aynıdır: Piyonu küçümsersen kaybedersin.

Tahtadan Hayata Ders

Sevgili anne babalar, bu yazıyı sizler için yazıyorum.

Çocuğunuzun küçük bir hevesi olabilir. "Ben satranç öğrenmek istiyorum" demesi, "Ben resim yapmak istiyorum" demesi, bir piyonun bir adım ilerlemesi gibidir.

Eğer o anda "derslerin var, boşver" deyip önüne bir taş koyarsanız, o piyon bloke olur. Bir daha asla ilerlemez.

Ama eğer "dene bakalım" derseniz, o piyon geçer piyon olur. Yolun sonunda vezir olur, hatta bazen şahı bile kurtarır.

Bizim antrenör olarak, anne baba olarak işimiz suçluyu kilitlemek değil, kendi piyonumuzun suçlu olmasını sağlamaktır. Rakibin korktuğu bir geçer piyon yaratmaktır.

Haftanın Görevi - Çocuklara ve Kendini Çocuk Hissedenlere

Haftaya  aynı köşede buluşalım. Size "Neden Piyon Geri Gidemez?" hikayesini anlatacağım. O hikaye sadece satrançla ilgili değil, hayatla ilgili.

Unutmayın...

Bir piyon bile vezir olabilir, yeter ki ona bir hamle şansı verilsin.

Sevgiyle ve satrançla kalın.

Hasan Aybar

YORUMLAR

  • 0 Yorum