Kıbrıs'ta çözüm için boşa giden yıllar!
Hüseyin Macit Yusuf

Hüseyin Macit Yusuf

DOSYA

Kıbrıs'ta çözüm için boşa giden yıllar!

02 Ocak 2020 - 10:43

2019 yılı, Kıbrıs sorununun anlaşma ile çözümü konusunda tam anlamıyla fiyasko ile sonuçlandı. Federasyon inadı saplantıya dönüşen KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı 2019'u da Kıbrıs Türkü adına boşuna harcamıştır. Akıncı göreve geldiği 2015'ten günümüze havanda su dövmüş, verdiği tüm ödünlere rağmen Anastasiadis'i ikna edememiş ve anlaşmayla çözüm mümkün olamamıştır. Rum tarafı, Kıbrıs Türkü ile siyasi eşitliğe dayalı federal ortaklık kurmak istemiyor. Rum tarafı, Kıbrıs Türkü ile hiç bir şeyi paylaşma niyetinde değil. Olası bir ortaklıkta Kıbrıs Türkünün karar alma mekanizmasında söz sahibi olmasına karşı çıkmakta. Kıbrıs Türkünün, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'ne yama olmasını, KKTC'den vazgeçip 2-3 sınıf vatandaşlığa razı gelmesini istemekte. Rumlar, Türkiye'nin garantörlüğünün çağdışı olduğunu ve iptalini de talep etmekte. Rum tarafı bütün bu çarpık, 1960 Anlaşmalarını çiğneyen düşüncelerini açıkça ortaya koymuştur. Rum'un ne istediği bellidir. Türk tarafı olarak federasyon çözüm modelinin mümkün olamayacağı tespit edilmiştir; ne var ki atılması gereken adım, yani iki devlete dayalı çözüm talebimiz Akıncı tarafından bir türlü dünyaya açıkça belirtilmemekte, korkak siyaset izlenmektedir.

***                                                                                                  

2019'un Ocak ayı sonlarına doğru Anavatan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu KKTC'yi ziyaret ederek üst düzeyde temaslarda bulundu. Çavuşoğlu, Kıbrıs'ta federasyon dışındaki çözüm şekillerinin de artık gündemde olduğunu ve Türk tarafının Kıbrıs müzakerelerinde harcayacak daha fazla vakti ve enerjisi olmadığını belirtti ve Türk tarafı olarak siyaset değişikliğine gidilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.

Akıncı ise Çavuşoğlu'nun bu çıkışına, Kıbrıs'ta tarafların mutabakatıyla masada olan federasyon modelinin seçenek olmaktan çıkmadığını ifade ederek, federasyon modelinin "siyasi eşitliği" içerdiğini kaydetti ve  adeta Türkiye'ye meydan okumayı sürdürdü. Akıncı ve Rum yönetimi lideri Anastasiadis, 26 Şubat'ta gayri resmi bir toplantı için biraraya geldiler; ne varki bu görüşmeden herhangi somut bir sonuç alınamadı. Mayıs ayında Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile Halkın Partisi (HP) arasında yeni hükümet kuruldu. Başbakan Ersin Tatar ve  Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Kudret Özersay tarafından  imzalanan hükümet protokolünde Kıbrıs sorunu konusuna siyaset değişikliğinin gerekliliğine işaret edildi.

Protokolde, "… Kıbrıs sorunu konusunda yarım asırdır devam eden sonu gelmez müzakere süreçleri, federal ortaklık modelinin tüketildiğini ve mevcut şartlarda gerçekçi olmaktan uzak olduğunu göstermiştir. Bu nedenle Kıbrıs'ta daha gerçekçi ve gerçekleştirilebilir farklı modellerin artık masaya gelmesi gerekmektedir" denildi. Akıncı, 13 Temmuz'da Rum lider Nikos Anastasiadis'e hidrokarbonlar konusunda ortak komite kurulması yönünde yeni bir öneri sundu. Öneri Anastasiadis tarafından reddedildi. Akıncı ile Anastasiadis arasında 9 Ağustos'ta gerçekleşen görüşmede bir kez daha havanda su dövüldü, referans şartları konusunda anlaşma mümkün olamadı.                                                   

 9 Eylül'de KKTC'ye gelen Çavuşoğlu, BM Genel Sekreteri'nin geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute'un temaslarına değinerek, "Ne yazık ki Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğinin kabulü yönünde Rum tarafında bir zihniyet değişikliği olduğuna ikna olmadık" diye konuştu.                                                                 

2019'da, Kıbrıs sorunu konusundaki en üst düzey üçlü görüşme ise, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in de katılımıyla, Kasım sonunda Berlin'de gerçekleşti. Bu görüşmede tarafların federal çözüme olan inançlarının teyidi dışında bir gelişme yaşanmadı.

Türkiye'nin Libya ile Kasım ayı sonunda deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakat anlaşması yapması Akdeniz'deki dengeleri tamamen değiştirdi. Türkiye'nin KKTC ve Libya ile yaptığı anlaşmalar neticesinde deniz yetki alanlarının çerçevesi belirlendi ve Rum Yunan ikilisinin plan ve oyunları bozulmuş oldu.                                                 

Sonuç olarak KKTC'nin Akıncı yönetimindeki son beş yıl boşuna geçmiştir. Nisan ayında yapılacak seçimde Kıbrıs Türk halkı, Mustafa Akıncı'nın başarısızlığını tescil eden karneyi kendisine verecektir.

 

 

Bu yazı 516 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum