Hüseyin Macit Yusuf

Hüseyin Macit Yusuf

DOSYA
[email protected]

KIBRIS'TA EOKA ZİHNİYETİYLE BARIŞ KURULMAZ

17 Nisan 2026 - 08:46

ş

Hüseyin Macit YUSUF
Hüseyin Macit YUSUF[email protected]

Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın teminatı olması gereken bir coğrafyada, ne yazık ki geçmişin karanlık sayfaları yeniden aralanıyor. Güney Kıbrıs’ta son dönemde yaşanan gelişmeler, sadece söylem düzeyinde kalmayan, sahaya da yansıyan tehlikeli bir zihniyetin yeniden hortlatıldığını gözler önüne seriyor.

Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yiorgios’un Paskalya genelgesi, bu zihniyetin en açık tezahürlerinden biri oldu. Dini bir bayram vesilesiyle yayımlanması gereken barış ve hoşgörü mesajları yerine, kin ve düşmanlık dili tercih edildi. Ada’daki “Yunan varlığının artırılması” çağrısı, açıkça gerilimi tırmandıran ve çözüm umutlarını sabote eden bir yaklaşımın ürünüdür.

Benzer şekilde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in “işgalle asla uzlaşmayacağız” şeklindeki açıklamaları, müzakere masasına oturulsa dahi zihniyet değişmediği sürece bir ilerleme sağlanamayacağını bir kez daha göstermektedir. Bir yandan müzakerelerin yeniden başlamasından söz edilirken, diğer yandan karşı tarafı yok sayan ve suçlayan bir dil kullanılması ciddi bir çelişkidir.

Daha da vahimi, Rum Milli Muhafız Ordusu yetkililerinin Kuzey Kıbrıs’taki şehirleri hedef gösteren açıklamalarıdır. “Yakında Girne, Mağusa ve Karpaz’da Paskalya kutlayacağız” ifadeleri, barış arayışı değil, açık bir yayılmacı niyetin dışavurumudur.

Tüm bunlar olurken, EOKA terör örgütünün “direniş” adı altında yüceltilmesi, aslında sorunun özünü ortaya koymaktadır. EOKA zihniyeti; Kıbrıs Türk halkını yok sayan, adayı tek taraflı bir egemenlik anlayışıyla şekillendirmek isteyen bir ideolojidir. Bugün bu ideolojinin yeniden canlandırılmaya çalışılması, sadece geçmişte yaşanan acıların inkârı değil, geleceğe yönelik tehlikeli bir mesajdır.

Nitekim bu söylemler sahada da karşılık bulmaktadır. Paskalya kutlamaları sırasında Rum gençlerin Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrakları ile, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın posterini yakması sıradan bir provokasyon olarak geçiştirilemez. Bu eylem, bilinçli olarak beslenen düşmanlık kültürünün bir sonucudur. Genç nesillere barış değil nefret aşılanmaktadır.

Burada altı çizilmesi gereken en önemli husus, bu tür eylem ve açıklamaların, taraflar arasındaki çözüm görüşmelerini doğrudan gölgelediği ve zaten kırılgan olan güven zeminini tamamen ortadan kaldırdığıdır. Sürekli olarak karşı tarafı “işgalci” olarak nitelendiren, askeri varlığını artırma çağrısı yapan ve geçmişin terör örgütlerini yücelten bir anlayışla ortak bir gelecek inşa etmek mümkün değildir.

Gelinen noktada gerçekçi bir tespiti yapmak kaçınılmazdır. Kıbrıs meselesinde artık eski parametrelerle bir çözüm üretilemeyeceği açıktır. Tek çözüm yolu, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesidir. Bu gerçek, sahadaki gelişmelerle her geçen gün daha da netleşmektedir.

Kıbrıs Türkü, bu adada azınlık değil, kurucu ve eşit bir halktır. Tarihten gelen hakları, uluslararası hukuktan doğan meşruiyeti ve anavatan Türkiye’nin güçlü desteği ile varlığını sürdürmeye kararlıdır. Hiçbir tehdit, hiçbir provokasyon bu gerçeği değiştiremeyecektir.

Barış, ancak karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde mümkündür. Bunun dışındaki her yaklaşım, adayı yeniden gerilim ve çatışma sarmalına sürüklemekten başka bir sonuç doğurmaz.

Bugün yaşananlar, sadece bir uyarıdır. Görmek istemeyenler için değil, gerçeği kabul etmeye hazır olanlar için açık bir mesajdır: EOKA zihniyetiyle barış kurulmaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum