KKTC'de korona günleri ve sonrası
Hüseyin Macit Yusuf

Hüseyin Macit Yusuf

DOSYA

KKTC'de korona günleri ve sonrası

07 Mayıs 2020 - 22:08

KKTC'nin Covid-19 salgını ile mücadelesi dünyada birçok ülkeye örnek olacak şekilde sürdürülmüştür. Hükümet'in aldığı doğru ve yerinde tedbirler neticesinde son 17 gündür KKTC'de koronavirüs vakasına rastlanmamıştır. Tedavi gören tek hasta vardır o da iyileşmek üzeredir. KKTC halkı ve hükümet bu başarıyı birlikte yakalamıştır. Alınan tedbirler sürerken yeni dönem için planlar yapılmaktadır. Ekonominin çarklarının yeniden dönmesi için ekonomik örgütler, finans ve banka sektörü yetkilileri ile hükümet toplantı üstüne toplantı yapmaktadır. KKTC'nin iki lokomotif sektörünün turizm ve eğitimin yeniden canlandırılması için ne tür bir yol izleneceği için çalışmalar başlatılmıştır. Bazı işyerleri, kamu daireleri açılırken birçok işletme henüz açılmamıştır. Bu işletmeler için destek paketlerine ihtiyaç vardır. Devletin gelirleri ve kaynakları yarı yarıya düşmüştür. Hükümet iç borçlanma ve Türkiye'den beklenen kaynaklarla ekonomiyi yeniden en az zararla yüzdürmeyi düşünmektedir. Kendisi deneyimli ve başarılı bir ekonomist olan Başbakan Ersin Tatar mevcut problemlerden el birliği ile çıkılacağını ve KKTC'nin önünün açık olduğunu müjdelemiştir. Tatar, önceki gün Meclis'te yaptığı konuşmada "Ekonomide bir takım düzenlemelerle bu süreci atlatacağımıza inanıyorum" diyerek, tüm sektörlerin Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları için plan yapmakta olduğunu, Türkiye'nin de katkılarıyla bu sürecin atlatılacağını belirtmiştir.

***

Geçtiğimiz hafta KKTC'de en çok konuşulan ve tartışılan konuların başında turizm sektöründe birçok yatırımı olan işadamı Besim Tibuk'un sahibi olduğu Diyalog Tv'de bir programda söyledikleri nedeniyle sözkonusu televizyonun Türksat uydusundan yayınının RTÜK tarafından kapatılması idi. Tibuk, son katıldığı bir programda Anavatan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ağır eleştiri içeren yorumlarda bulunmuş ve KKTC'nin İngiltere'ye bağlanmasının daha iyi olacağını söyleyecek kadar ileri gitmişti. Diyalog televizyonunun Türksat uydu yayınının  RTÜK tarafından süresiz kapatılmasının ardından başlayan tartışmalarda olan biteni çarpıtarak Anavatan Türkiye'yi suçlamaya kalkışanlar, Kıbrıs Türkü ile Anavatan ilişkilerini bozmaya çalışanlar yeniden hortladılar. Bunu firsat bilen Türkiye ve KKTC düşmanı içimizdeki gaflet ve hıyanet içerisinde olan Rum muhibbi kendini bilmez birkaç sendika başkanı Kıbrıs Türkünün Türkiye'den kurtulması gerektiğini, Rumla birleşmenin ise daha iyi olacağını söyleyecek kadar ileri gittiler. Bana göre, RTÜK'ün aldığı karar ağır olmuştur. Sözkonusu kanal, KKTC ve Türkiye'ye sahip çıkan bir yayın politikası izlemekteyken sırf sahibi hata yaptı diye kanalın kapatılması ve çalışanlarının cezalandırılması doğru olmamıştır. Kanal yeniden uydudan yayın yapmalı, Tibuk'un söylediklerinde suç varsa yargıya hesap vermelidir.

***

KKTC'de sahibi olduğum Volkan gazetesinde defalarca yayın yaparak çeşitli basın-yayın kuruluşlarının Türkiye ve KKTC'yi hedef alan yayınlar yaptıklarını ve bunlara karşı gerekli tedbirlerin alınmasının şart olduğunu vurgulamıştık. Muhalefetteki CTP'nin yayın kuruluşu Sim TV ve meşruiyeti tartışmalı, atanmış Cumhurbaşkanı Akıncı'ya yakın çeşitli medya gruplarında yapılan birçok yayında Anavatan Türkiye ve KKTC'ye saldırılmakta, hakaret edilmekte ve aşağılanmaktadır. RTÜK'ün çok önceden bu hıyanet içerisinde olan kanalların yayınlarını kesmesi ve sözkonusu saldırılarda bulunanlarla ilgili yargıya başvurması gerekmekteyken sadece Diyalog televizyonunun cezalandırılmış olması doğru değildir. Diğer önemli bir konu ise bu hıyanet içerisindeki medya kurumlarının uydu paraları ve bu kurumlarda çalışanların sosyal sigorta ücretlerinin devlet tarafından karşılanmasıdır. Bunlar devlet parası ile devlete sövmektedir. Bu bağlamda KKTC'de 'Devleti Koruyucu' yasaların çıkarılması da acilen gerekmektedir. Anavatan Türkiye ve KKTC'ye karşı yapılan alçakça yayınların yargıya taşınması, engellenmesi ve bunlara sağlanan her türlü desteğin kesilmesi ulusal güvenliğimiz ve devletimizin bekası için olmazsa olmazdır. KKTC'deki kumar, fuhuş ve tefeci mafyasının da ortadan kaldırılması için cesaretli ve kararlı hükümetlere ihtiyaç vardır. Bazı kesimler haklı olarak, Türkiye'den beklenen mali yardımın bir türlü KKTC'ye ulaştırılmamış olmasını, KKTC hükümetinin beklenen yasaları, özellikle de hainleri cezalandırmaya yönelik Devleti koruyucu yasaların çıkarılmamasına, Anavatan'a açıkça saldıranların ellerini kollarını sallayarak serbestçe içimizde dolaşmalarına ve üstelik bir de devletten beslenmelerine bağlamaktadır.

 

 

Kaynak Yeniçağ: KKTC'de korona günleri ve sonrası - Hüseyin Macit YUSUF

Bu yazı 2443 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum