İstanbul'da Gizli Bir Huzur…
Merve özgüneş

Merve özgüneş

Sanat ve Hayat

İstanbul'da Gizli Bir Huzur…

16 Ağustos 2020 - 12:30

 

  İlk defa bir yazımda sizlerle gittiğim bir yeri paylaşmak istiyorum. Özellikle son aylarda hepimizin nefes almaya, huzura ve mutluluğa çok ihtiyacı var. Keşfettiğim anda köşemde yazmaya karar verdiğim ve sizlerle paylaşmak için sabırsızlandığım bir yerden bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz hafta sonu tam anlamıyla huzuru bulduğumu söyleyebilirim. Mutlu olduğum, her şeyi unuttuğum, dolu dolu zaman geçirdiğim, farkındalığımın en açık olduğu günü yaşadım ve deneyimledim. Huzurun kalbi diye nitelendirdiğim bu yeri sizlere de anlatmak istiyorum.

  Git gide yeniden artan korona vakalarıyla birlikte içimizde yeniden oluşan panikten biraz uzaklaşabileceğimiz bir yer hepimize iyi gelecektir. En azından bana çok iyi geldi. Yakın arkadaşımın keşfetmesiyle “Hadi ya bugün gidelim!” diye yola çıktığımız Beykoz’un derinliklerinde saklı bir at çiftliğinden bahsediyorum. Aynı zamanda birçok dizi ve sinema filminin de çekim mekânı olan “Kırmızı Kapı” at çiftliği mükemmel bir yer. Ailenizle, sevgilinizle, arkadaşınızla bir sabah kahvaltıya gidip keyifli zaman geçirebileceğiniz, yeşillikler içinde doğal yaşamın tadına varabileceğiniz gizli bir cennet gibi. Buraya gitmeden önce size birkaç tüyo vermeliyim. Beykoz’un Öyümce Köyü’nde yer alan Kırmızı Kapı’nın konumu şehirden uzak ve yeşillikler içerisinde yer alıyor. Araba ile ulaşım dışında tek seçeneğiniz taksi olacaktır. Kırmızı Kapı’nın sahipleri ve çalışanları da insanı buraya çeken detaylardan biri. İçten, samimi, doğal ve sanki size kendilerini yıllardır tanıyormuşsunuz hissi veriyorlar. Birbirinden güzel atlarıyla birlikte, sizleri doğanın içinde ağırladıkları Kırmızı Kapı’da,  aynı zamanda binicilik dersleri de alabiliyorsunuz. Hafta sonları ziyarete açık olan mekân sabah 10:30 ile 14:00 arasında sizleri ağırlıyor. Mekânın içerisine girer girmez kahvaltı alanına giderken sizi ilk olarak birbirinden güzel at’lar karşılıyor. Hayatım boyunca at’lara karşı hep bir hayranlık duymuşumdur. İlk kez bir at ile bu kadar yakın temas kurduğumu söylemeliyim. Benim çekincemi anlayan ve hislerimi fark eden çiftliğin en yaşlı at’ı olan Campari oldu; kendisini sevmeme ve ona elma vermeme müsaade etti. O an yaşadığım mutluluğu, içimdeki coşkuyu size tarif etmem imkânsız. Bunu sizlerin de deneyimlemesini tavsiye ederim. Dokunmak, hissetmek, bir canlı ile bakışarak konuşmadan hislerini anlamak ve hislerinizi anlaması hiç bu kadar güzel olmamıştı. Mekânın içinde biraz ilerledikten sonra kahvaltı edeceğiniz alana geliyorsunuz. Sosyal mesafe kurallarına uygun şekilde düzenlenmiş masalar ile birlikte önünüze enfes bir kahvaltı sunumu geliyor. Önce gözünüz sonrasında ise karnınız doyuyor. Instagram düşkünlerinden biriyseniz, “Kırmızı Kapı”nın sizin için ideal bir mekân olduğunu belirtmek isterim. Huzurlu ve keyifli geçireceğiniz gün ile birlikte birbirinden eşsiz fotoğraflara da sahip olacaksınız. Bana gündemi unutturan, enerjimi yerine getiren Beykoz’un derinliklerindeki gizli cennet, benim nefes alabildiğim yer oldu.

  Biraz gündemden uzaklaşmak isterseniz, Kırmızı Kapı’yı ziyaret etmenizi öneririm. Favori mekânlarım arasına giriş yapan Kırmızı Kapı bundan sonra sık sık ziyaret edeceğim yerlerden biri. Güzel enerjileri, güler yüzleri ve arkadaşlıkları için tüm Kırmızı Kapı ailesine bin teşekkür. Sevgiyle ve sağlıkla kalın…

Sevgilerle, 

Merve ÖZGÜNEŞ

OYUNCU

Bu yazı 1522 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum