Yönetmen Bülent Pelit Yeşilçam da kıskançlığını yazdı

Doksanlı yıllar, uzun süre yapımcılığa ara vermiş bir firma yeniden sahalara dönüyor. Başrollerden biri de filmin yapımcısına ait. Şirketlerinin emektarlarından bir ağabeyimizde filmin hem senaristi, hem de yönetemeni. Oyuncu kadrosu oluşturulmaya başlanıyor.

Yönetmen Bülent Pelit Yeşilçam da kıskançlığını yazdı

Doksanlı yıllar, uzun süre yapımcılığa ara vermiş bir firma yeniden sahalara dönüyor. Başrollerden biri de filmin yapımcısına ait. Şirketlerinin emektarlarından bir ağabeyimizde filmin hem senaristi, hem de yönetemeni. Oyuncu kadrosu oluşturulmaya başlanıyor.

Yönetmen Bülent Pelit Yeşilçam da kıskançlığını yazdı
02 Mayıs 2019 - 11:52

Baş kadın oyunculardan biri yapımcının sevgilisi, ancak film icabı, sevgilisiyle yakın akraba ve onun için ikinci bir jön gerekiyor. Bolca yatak sahnesi, çok yakın danslar, yapımcıyı tedirgin ediyor, sevgilisini kıskanmaya başlar. Bizzat oyuncu seçimlerine girer. Kaslı, yakışıklı gençler gelmektedir hep, kendisinin de karizması arada çizilecektir, esas oğlan Odur çünkü. Hepsini veto eder. Yönetmen, ikna etmeye çalışır, “senaryo’da öyle yazdığına bakma, ben ikisini yakınlaştırmadan çekeceğim” der, ama ne derse desin ikna edemez. O gider, bu gelir, çözemezler sorunu, artık iyice kangren olmuştur konu. Bütün kadro tamamdır, sadece kötü jön eksiktir, tüm ajanslar araştırılır, bir türlü yapımcıya beğendiremezler. Prodüksiyon artık pes etmek üzereyken, yapımcının aklına parlak bir fikir gelir, “erkek görünümlü bir ib.e bulun” der. İnsanlar afallar kalır, bu talebi gerçekleştirmek çok zordur çünkü. Ajansların kapısı bir daha çalınır ama nasıl anlatacaklardır dertlerini? Uzun araştırmalardan sonra, yeni başlamış birkaç filmde ikinci, üçüncü derece roller oynamış, aranılan özelliklerde bir genç bulunur. Artık sevgili emin ellerdedir. Ekip rahatlar ve işe koyulur.

Yetmişli yılların başı, babamın yapımcı olarak üçüncü, yönetmen olarak ilk filmi Kızım Sana Emanet'e motor diyor. Kadın kadrosu o dönemin en alımlılarından Mualla Omay, Feri Cansel ve Melek Görgün'den oluşuyor. Zengin bir Karadenizli Mualla Omay'a sırılsıklam aşık. (Yakın akrabası şu anda büyük bir medya grubunun sahibi) Aşırı kıskanç biri, nereye gitse peşinden geliyor, tabi setlere bu tiplerin girmesi yasak. O dönemin yapımcıları çok sağlam sözleşmeler yapıyor. Babamda yapmış ağır tazminat şartları var. Sette de çok yakışıklı biri olan Tufan Giray var erkek oyuncu olarak. Ekip toplanırken falan uzaktan aşık amcamız görüyor ve kıskançlık krizine giriyor. Kıskanıyor Tufan Giray'ı. Zaten Mualla, adamı sürekli aşağılıyor, burnun yamuk diyor, adam gidip burun ameliyatı oluyor, dişlerin kötü diyor, dişlerini yaptırıyor. Bir set günü silahı çekiyor ve Mualla'ya baskı yapıyor, çekime gitmeyeceksin diyor. Mualla, bakıyor adamın gözü dönmüş çaresiz kabul ediyor. O gün iş yatıyor, ekip dağılıyor. Ama Mualla'nın yandığına işaret bu iş yatması, çünkü ağır tazminat şartları var sözleşmede. Evleri hemen santral sokakta, prodüksiyon görevlisi gidiyor, Mualla'nın annesi iki gözü iki çeşme açıyor kapıyı, yalan yanlış bir şeyler söylüyor netice çıkmıyor tabi. Uygun bir zamanda Mualla adamın zayıf bir noktasını yakalıyor ve evden kovuyor. Film sahibini ikna etmedikçe de yanıma yaklaşma diyor, çünkü verdiği zararın farkında. Adam babamı yakalıyor, filmin bütün masraflarını ben yapayım, ne olur Mualla işe devam etsin yoksa beni yanına hiç yaklaştırmayacak. Babam şaşkın, tabi adamı sete yaklaştırmıyor, işe devam ediyorlar, set neredeyse o semtin en ünlü kebapçısından bütün ekibe kebaplar, dönerler geliyor, tabi ben o zamanlar işin tek o tarafıyla ilgileniyorum. Mualla, naza devam ediyor adama karşı yanına sokmuyor. Film bitiyor, adam sürekli babamın peşinde, ne olur aracı ol bir kere yüzünü göreyim, ilave bir çekim koy sete hiç yaklaşmayayım sadece uzaktan göreyim vs. Babam derdi o kadar çok ağlıyordu ki adam, gözünden yaş yerine kan gelen ilk onu gördüm. Eline bıçak alıp bileklerimi keseceğim ne olur bir gün olsun iş koy uzaktan göreyim, bir taraftan film çek, bir taraftan böyle saçmalıklarla uğraş, Yeşilçam bu tip gariplikleri sıkça yaşadığından bunlar filmlerine de sirayet etmiş olabilir, onun için gördünüz her saçma Yeşilçam sahnesinde mutlaka bir gerçekli payı vardır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum