YPG'ye operasyon yaparken IŞİD'e dikkat

Suriye’de mevcut sorunlara ilave olarak DEAŞ adlı nur topu gibi yeni bir çocuğumuz doğduğunu göstermektedir...

YPG'ye operasyon yaparken IŞİD'e dikkat

Suriye’de mevcut sorunlara ilave olarak DEAŞ adlı nur topu gibi yeni bir çocuğumuz doğduğunu göstermektedir...

YPG'ye operasyon yaparken IŞİD'e dikkat
09 Ekim 2019 - 20:26

“Pazar günü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi yapan ABD Başkanı Donald Trump, DEAŞ ile mücadele operasyonunun liderliğini Türkiye’ye devretmeyi kabul etti.”

- “Amerika Birleşik Devletleri’nin, Suriye’nin kuzeydoğusundan çekilmesinin DEAŞ’ı ayağa kaldırmamasını sağlamak Türkiye’nin çıkarınadır.”

- “YPG militanlarının... DEAŞ ile mücadele faaliyetlerimizi sekteye uğratmalarına engel olacağız.”

- “DEAŞ ile mücadelede Türkiye’nin liderlik ettiği operasyonun başarısı, tüm dünyanın çıkarınadır.”

- “Amerika DEAŞ ile mücadele operasyonunun sorumluluğunu uzun zamandır sırtında taşıyordu. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, liderliği devralarak süreci sonlandırmaya ve milyonlarca sığınmacıyı evlerine döndürmeye hazır ve muktedirdir.”

Yukarıdaki ifadeler, Türkiye’nin resmi ağzı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Washington Post’ta çıkan makalesinden alınmıştır.

 

Bu ifadeler, Suriye’de mevcut sorunlara ilave olarak DEAŞ adlı nur topu gibi yeni bir çocuğumuz doğduğunu göstermektedir(!)

Bu ifadelerden anlaşılacağı gibi, Türkiye, Suriye’de Fırat’ın doğusunda sınırlı bir arazi kesiminde güvenlikli bölge tesis edebilmek için, ABD Başkanı Trump’a, Suriye’de DEAŞ ile ilgi tüm sorumlulukları devralmayı teklif etmiş ve bu teklif ile Trump’ı kısıtlı harekat için ikna edebilmiştir.

Bir önceki yazımda ABD’nin beş almadan bir vermeyeceğini ifade etmiştim.

Yukarıdaki ifadelerden, bu ifadeler Trump’ı ve ABD kamuoyunu ikna etmek için kullanılmış olsa bile, Türkiye’nin Suriye’deki stratejik önceliğinin DEAŞ ile mücadele olduğu gibi bir anlam çıkmaktadır.

Türkiye’nin Suriye’deki stratejik önceliği, DEAŞ ile mücadele olmasa bile gelecekte bu sözün yerine getirilmesi talep edilebilecektir.

Ayrıca, unutulmamalıdır ki DEAŞ’ın geçmişte eski ABD Başkanı Obama tarafından kurulduğu Tump tarafından ifade edilmiştir.

ABD Başkanı Trump’ın “Sınırları aşması durumunda Türkiye’nin ekonomisini tamamen yok edeceğim” tehdidi, Türkiye’nin yapacağı askeri harekâtın, Trump’ın bilgisi dâhilinde olacağını ve onun çizdiği sınırlar içinde kalacağını işaret etmektedir.

Suriye’de Fırat’ın doğusunda sınırlı bir coğrafyada, güvenli bölge tesis edebilmek için ABD Başkanı Trump’a DEAŞ ile ilgili tüm sorumlulukları devralma sözünü vermesi, Türkiye’nin Suriye macerasına yeni ve zorlu bir boyut eklemiş, bu macera için farklı bir safha başlatmıştır.

Durum ile ilgili en önemli çelişki şudur ki Suriye’ye komşu olan, bu ülkede ABD desteği ile palazlanan PKK-YPG yapısını ciddi bir tehdit olarak algılayan Türkiye ile binlerce kilometre öteden gelerek Suriye’nin geleceği ile ilgili planlar yaparak uygulayan ABD, Suriye yönetimin devre dışı bırakarak, bu ülke hakkında kararlar verebilmektedir.

Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda sınırlı bir coğrafyada, güvenli bölge tesisi için DEAŞ ile ilgili tüm sorumlulukları devralması gündeme iken, şartlar şu soruların gündeme getirilmesini zorunlu kılmaktadır;

-Türkiye’nin Suriye ile ilgili politik amaçları ve stratejisinin öncelikleri nelerdir?

-Türkiye, Suriye’nin egemenliğini, siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü savunmakta mıdır; yoksa adı ne olursa olsun parçalanacak bir Suriye için hazırlık mı yapmaktadır?

-Suriye’de, Fırat’ın doğusunda, sınırlı bir coğrafyada tesis edilecek güvenli bölge, göçmenlerin bir kısmının yerleştirilmesi ve PKK-YPG örgütünün güneye itilmesi gibi kısıtlı avantajlar sağlasa, bile asıl stratejik hedef olan, ABD destekli PKK-YPG yapısının etkinliği ne zaman ve nasıl kırılabilecektir?

-DEAŞ ile ilgili sorumlulukların yüklenilmesi ne anlama gelmekte ve hangi riskleri ortaya çıkarmaktadır? Bu sorumluğu yüklenmek Türkiye’nin çıkarlarına uygun mudur? Türkiye’nin bu konuda hazırlığı, planı var mıdır? Cezaevindeki on bin civarındaki DEAŞ’lı ve on binlerle ifade edilen yakınları ile ilgili sorunlar ne zaman, nasıl çözülebilecektir? Türkiye’de uyuyan DEAŞ hücrelerinin harekete geçmesi nasıl önlenecektir?

-PKK-YPG ve DEAŞ ile mücadelede, Suriye’nin gerçek temsilcisi, meşru yönetimi ile işbirliği yapılması, Türkiye’nin gerçek çıkarlarına uygun değil midir?

SON SÖZ:

Hem düşmanını, hem de kendini tanıyorsan, katılacağın her savaşı zaferle bitirebilirsin.

SUN TZU

Nejat Eslen

Odatv.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum